|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Son günlerde "bayrak provokasyonu" çevresinde olup bitenler, beni hayli hüzünlendirdi. Yurdun çeşitli yerlerinde yapılan gösterilerde Arif Nihat Asya (1904-1975) merhumun ünlü Bayrak şiiri de okundu. Şairin Adana'da öğretmenken resmî bir bayram kutlamasında okunsun diye kaleme aldığı o şiir, büyük bir ilgiyle karşılanmış, çok sevilmiş ve şairine "Bayrak Şairi" unvanını kazandırmıştır. O şiiri ilk okuduğum günden beri hissettiğim tedirginlik ve tereddütleri bir kez daha hissettim. Bu şiiri okuyan ve dinleyen herkesin tedirginlik hissettiğini ama bunu dile getirmekten tuhaf bir çekingenlikle çekindiğini düşünüyorum. (Türkiye, çekingenlikler ülkesi!) Bayrak şiiri şöyledir: "Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Sana benim gözümle bakmayanın
Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün,
Ey şimdi süzgün rüzgârlarda dalgalı,
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Elbette, şiirin kendine özgü bir dili vardır; şiirde kimi abartılar hoş görülür. Ama "sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım", hele "seni selâmlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım" gibi sözler, "barışın güvercini" olduğu söylenen, "yüksek yerlerde açan çiçek" olarak betimlenen bayrağı sevenlerin gönül rahatlığıyla yapabilecekleri işler olmasa gerek. "Yeryüzünde yer beğen, / Nereye dikilmek istersen, / Söyle, seni oraya dikeyim!" dizelerindeki hamaset de, kişinin gerçeklikle bağını koparacağı için, hedeflediği güveni dinamitleyecek ölçüde tehlikeli. Şair, "Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder…" dizesinin anlamına gerçekten sahip çıkabilseydi, sanırım, o şiddet sözlerine gerek duymazdı. Arif Nihat Asya, Estergon Kalesi adlı şiirinin bir yerinde de benzer bir şiddete sığınır: "Vur, kır, kopar, dağıt, bre Şahin ki telleri / Estergon'un, bizim değil, artık güzelleri!" Sazının tellerini parçalayan adam! Ne kadar acıklı bir görüntü! Kayıplarımızdan duyduğumuz acıyı ve hıncı büyütmek yerine, Estergon'a ulaşmamızı, yani kazançlarımızı sağlayan inancı ve aşkı arayıp bulmalıydık. Bunu beceremediğimiz için bir yığın psikolojik rahatsızlıkla malûl durumdayız. Allah cümlemize - bu arada "sözde vatandaşlar"ımıza da- âcil şifâlar ihsan buyursun! Âmîn!
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |