AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Pasifizmin yararları

Haberi medyaya düştüğü gün görmemişim, olaydan ertesi gün haberdar oldum. Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Wolf-Ruthart Born, "Biz Avrupa'da pastayı yeriz, göğe çekmeyiz. Pasta krizi yok, bana hiçbir şey ulaşmadı" diyor.

Artık birçoğunuz biliyordur muhakkak: Erzurumlu işadamı Yılmaz Kuşkay'a "Alman Fahri Konsolosluk Beratı" verilmesi nedeniyle düzenlenen (ve Almanya'nın Ankara Büyükelçisi'nin de katıldığı) resepsiyonda Türk ve Alman bayrakları şeklinde hazırlanmış pasta ortaya getirilince salonda aniden bir "kriz" patlak vermiş...

Büyükelçi elindeki bıçakla "Alman bayrağı"na ilk darbeyi vurup sıra Yılmaz Kuşkay'ın "Türk bayrağı"na el atmasına gelince, salonda bulunan Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Kadir Yılmaz korumasını derhal fahri başkonsolosun yanına göndererek duruma müdahale etmek zorunda kalmış. Kuşkay, bu anı şöyle anlatıyor: "O sırada yanıma birisi gelip, pastayı alttan kesmemi söyledi. Ama alttan kesemeyince küçük bir dilim kesip mutfağa yolladım."

Şimdi siz söyleyin, bu manzara karşısında ne yapalım? Bu komik durumu sonradan "Biz Avrupa'da pastayı yeriz, göğe çekmeyiz" diyerek tepkisini ortaya koyan Büyükelçi'ye nasıl izah edeceğimizi mi düşünelim, yoksa bir pastayı "alttan kesmek" gibi olmayacak bir işin altından nasıl kalkacağımızı mı?

Hatırlayanlar vardır mutlaka; benzer bir hikaye ile birkaç yıl önce bir başka Anadolu'nun bir başka şehrinde de karşılaşmıştık. Ben çok iyi hatırlıyorum; o zaman da şehrin valisi "Türkiye pastası"nın kesilmesine ("bölünmesine"!) itiraz etmiş ve pastayı doğruca mutfağa yollamıştı...

Hürriyet'in dünkü sayısında yer alan bir başka haber de şu idi: "Bizim İngilizler". Yani: "Aydın'ın Didim ilçesinde yaşayan İngilizler, Türk bayrağına yapılan saygısızlığa tepki için Altınkum Plajı'nda gösteri yaptı." Gazete olaya ilişkin bir de fotoğraf iliştirmiş. Gerçekten de, bir İngiliz çift ellerinde Türk bayrağı jetski üzerinde tur atmaktalar...

Bu haberi ve fotoğrafı dün birileri bu İngiliz çifte mutlaka yetiştirmiştir... Peki acaba bu İngiliz çift şimdi acaba nasıl bir ruh hali içindedir dersiniz? Bir ülkenin kendi medyası marifetiyle kendisini "eloğlu"nun gözünde küçük düşürmenin bundan daha iyi bir yolu var mıdır dersiniz?

İşte böyle... Sizi bilmem ama ben ülkeyi saran bu "bayrak nöbeti"ni büyük ölçüde "karabüyü" olarak adlandırılan bir davranış ve inanç şekline çok benzetiyorum. Biliyorsunuz, "karabüyü"nün esası, bir insanı temsil ettiği söylenen bir "sembol"e yapılan müdahelelerin o gerçek insanı doğrudan etkilediğine inançtan kaynaklanmaktadır. Yani birisini "temsilen" yapılan bir "bez bebek"e iğne batırılınca, o gerçek kişi de acı çekmektedir... Yani bir bakıma, protesto mitinglerinde ortaya getirilen ve nefret edilen kişinin (artık bir zamanlar sıkça rastlandığı gibi Makarios mu olur, yoksa bugünlerde çokça karşılaşıldığı gibi Bush mu olur) "kuklası"nı önce yakmak sonra da üzerinde tepinmek gibi...

"İlkel" olarak adlandıralan insanlardan oluşan topluluklara özgü bir davranış ve inanç biçimi tabii ki... "Gerçek" ve "sembol", "temsil edilen" ve "temsil eden" arasındaki mesafeyi hepten sıfırlayan bir anlayış tabii ki...

Neyse... Ben en iyisi bu manzaralar karşısında lafı fazla uzatmadan, bu ve benzer insanlık durumlarına bir "panzehir" olarak gördüğüm bir başka davranış ve inanç biçimini hatırlatmakla yetineyim: Bana göre bu "panzehir"in adı "pasifizm"dir. Ve işte size bir zamanlar bu konu hakkında bu köşede yayımladığım bir yazının ilk paragrafı:

"Bilmem katılır mısınız? Bana göre, adına 'pasifizm' denilen ve özetle şiddeti nerede ve nasıl kullanıldığına bakmaksızın külliyen reddeden bir fikir hareketi bir ülkeye hiç uğramamışsa, o ülke için 'talihsiz' sıfatını rahatlıkla kullanabiliriz. Bir toplumun 'pasifist' fikirlerden az biraz haberdar olması, dününü-bugününü-yarınını gözden geçirirken bu fikirleri de nesaba katması, 'yetişkin bir toplum' olabilmenin de şartıdır. Hele de modern toplumlar söz konusu olduğu zaman."

Bakıyorum da hiç de fena yazmamışım doğrusu! Madem öyle, yazının devamını da yarın kullanayım...


29 Mart 2005
Salı
 
KÜRŞAT BUMİN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED