|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Siz hiç rehberle gezilen bir eve konuk oldunuz mu? Ya da, kendinizi beş düzine kadın arasında kaybolmuş hissettiniz mi? İkisi de aynı gün benim başıma geldi. Gittiğim ev, Boğaz'da 200 küsur yıllık maziye sahip tarihî eserlerle dolu bir yalı olunca gezmek için bir rehbere gerçekten ihtiyaç duyuluyor... Ben de yalıyı, bir bölümü Türk İşkadınları Derneği'nin (TİKAD) konuğu olarak ülkemize gelmiş kalabalık bir grupla birlikte gezdim... Zarifi Mustafa Paşa Yalısı Boğaz'ın karşı yakasında, Anadolu Hisarı'nda. Sabancı Ailesi'nden Demet Sabancı Çetindoğan TİKAD üyesi olarak konukları evinde ağırladığı için bizlerin de yolu oraya düştü. Yabancı konuklar 'selâmlık' ve 'harem' arasındaki farkı anlayana, Türk hamamının soğuk ve sıcak bölümlerinin farkına varana kadar, Türkiye'den geceye katılan bizler duvarlardaki değerli tablolara, hat eserlerine hayran kalmayı bildik... Yalı hayatının kendine özgü güzellikleri var. Konukları getiren koca gemi doğrudan rıhtımına yanaştı. Dışarıya çıkmak isteyen yalı sâkinleri kötü hava şartlarından etkilenmesinler diye, eskiler, içeriye bir de atarabası yolu yapmışlar. İçinden araba geçen bir evdi bu sizin anlayacağınız... Boğaz manzaralı kocaman salonunda oturunca kendimi birden Amazonlar Diyarı'nda gibi hissettim. 'Dünya İşkadınları Sempozyumu' vesilesiyle biraraya gelindiğini bir an için unutmuşum; bu yüzden salona doluşan hemen her coğrafyadan kadınlar, bana ilk defa erkek olarak acziyetimi hissettirdi. Bu hislerimi iyi değerlendirmek için, etrafta gördüğüm bütün kadınların kendi ayakları üzerinde duran, iş-güç sahibi insanlar olduğunu unutmamalısınız... Ne yapayım, ben de gecenin başından sonuna kadar en az onlar kadar güçlü olduğunu bildiğim Mehmet Barlas'ın yanına sığınmayı tercih ettim... Türkiye'nin yarına güveninin temelinde insan unsurunun sağlamlığı yatıyor. Yabancılar da nihayet bunun farkına varmaya başladılar. Dernek yönetiminden bir kadın, mukayese olsun diye, "Selçuklular dönemindeki hemcinslerimizin faalliğini yeniden kazansak o bile yeter" dedi. Gabriel Baer adlı İsrailli bir bilimadamı, çok uzun yıllar önce, Kayseri ve Bursa'da Şeriyye Sicilleri üzerinde yaptığı araştırmalarda vardığı bulguları hayret ve heyecanla nakletmişti. Her iki kentte de, Osmanlı'nın yükseliş döneminde, ticarî hayat geniş çapta kadınlar tarafından işgal ediliyormuş çünkü... Dünya İşkadınları Sempozyumu o bildik, artık klasikleşmiş 'kadın hakları' platformundan farklı düzenlenmiş... İngiltere, Fransa, Belçika, Rusya, Yunanistan, Hollanda, Güney Afrika, Benin ve Gürcistan gibi uzak-yakın ülkelerden dâvet edilen iş dünyası içerisinden kadın konuklar, dünyanın karşı karşıya bulunduğu sosyo-politik ve ekonomik sorunlar hakkında konuşmalar dinleyip görüş alışverişinde bulundular. Bu arada, Türk üyeler ve konuşmacılar da, Türkiye'nin AB üyeliği ekseninde yapılması gerekenleri gündeme taşıdılar... Programda, "Yeniden şekillenen gelecek stratejileri" başlıklı bir gündem maddesi görmek beni de heyecanlandırdı... Yönetim kurulu başkanı Nilüfer Bulut'un konuşmasından şu bölümü okuyunca TİKAD'ın felsefesini daha iyi anlıyor insan: "Bugün dünyada iki kutup sürekli çatışma halindedir. Birinci kutupta sahip olduğu kültürel, etnik, dinî ve millî değerlerini kaybedeceği endişesiyle kendilerini dünyaya kapatanlar, diğer yanda ise medeniyetlerin gelişmesine olanak tanıyan ve insan tabiatının değişmez bir yapıtaşı olan 'değişim'i savunanlar... Bu tablo insanlık için yeni bir tablo değildir. Binlerce yıldır sürekli tekrar eden bir sahnedir. Değişimi reddetmek ya da yok saymakla bu sürecin durdurulamayacağı âşikârdır. Bu yüzden değişimi iyi okumalı, iyi anlamalı ve yeni stratejiler geliştirerek küresel değişimle birlikte şekillenen gelecekte yerimizi almalıyız." Gayr-ı müslim üyeleri de bulunan TİKAD, geçen Ramazan'da, 'dinlerarası diyalog' amaçlı bir iftar düzenlemişti. O iftara 'onur konuğu' olarak katılan Emine Erdoğan, pazar günkü sempozyumun açılışında da bir konuşma yaptı. TİKAD üyelerini Emine Hanım'ın rahatsızlığına rağmen toplantılarına iltifat etmesinden olağanüstü mutlu gördüm. Zarifi Mustafa Paşa Yalısı'nı sempozyum konuklarına açan TİKAD üyesi Demet Çetindoğan Sabancı Bossa yönetim kurulu üyesi... Başkan Nilüfer Bulut ANK Ajans yönetim kurulu başkanı... Marmara Üniversitesi Hastanesi başhekimi Prof. Neşe Kavak, ünlü modacımız Dilek Hanif, Global'den Hülya Kalyoncu, Kütahya Porselen yönetiminden Sema Güral gibi isimler de TİKAD'ta aktif görev üstlenmiş durumdalar... Dünya İşkadınları Derneği'nin başkanı Leyla Khaiad, adından anlaşılacağı üzere, bir Müslüman girişimci. Tunuslu ve ülkesinde deri tekstili alanında çalışıyor. 60 yıl önce Fransa'da kurulmuş uluslararası derneğin başında ve işkadınlarının dünyanın her tarafında örgütlenmesi için çalışıyor... Derneğin sloganını "Kadınların girişimciliği kadınlarla ilgili bir konu değil, ekonomiyle ilgili bir konudur" diye özetledi Khaiad... Türk kadınlarının ülke ekonomik hayatının bayağı üst basamaklarında yer aldığını gördüğü için sevindiğini fark ettim Leyla Hanım'ın... Hepsi iş-güç sahibi kadının yanında kendimi zayıf hissettim işte...
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |