|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Ezan, İslam dininin dışarıya yansıyarak toplumsal boyut kazanmasını sağlayan önemli bir unsuru olduğundan, bazı kimseler tarafından tartışma konusu yapılmak istenmektedir. Ezanın dili Ezanın dili Arapça'dır. Ezan sözleri, hem İslam'ın en belirleyici inanç özü olan tevhid inancının temel unsurlarını ve ifade biçimlerini yansıtmakta, hem de bunlardan sonra namaza çağrı cümlelerini içermektedir. Yüzyıllardır Müslümanlar tarafından kolaylıkla bellenmiş ve her millet tarafından adeta kendi öz dillerindenmişçesine benimsenmiştir. Bu gelişim, ezanın hem din özgürlüğünün, hem de vatan bağımsızlığının simgesi olması sonucunu doğurmuştur. Özellikle ülkemizde zaman zaman genellikle de namazda gözü olmayanlar tarafından ezanın Türkçe okunması talepleri baskıcı bir söylemle gündeme getirilmektedir. Bu tutum, Müslümanların evrensel anlaşması karşısında başarısız kalmaya mahkumdur. Ayrıca, ezan sözlerine yapılacak her türlü müdahale, din özgürlüklerinden birine yönelik bir müdahale olarak değerlendirilir. Ezanın işlevi Ezanın temel işlevi, namaz vakitlerinin başladığını duyurmak ve camide cemaatle namaz kılmaya çağrı yapmaktır. Müslümanlar din özgürlüklerine sahip oldukları sürece ezanın bu işlevi var olmaya devam edecektir. Çünkü ezan olmasın demek minare olmasın, minare olmasın demek cami olmasın, cami olmasın demek İslam diye bir din olmasın sonucuna doğru gider. Ezanın işlevsiz kaldığını öne sürerek ses aygıtlarıyla okunmasına son verilmesini istemek, din özgürlüklerine müdahale kapısını açma sonucunu doğurur. Genellikle bazı dindarlar tarafından eskiden olduğu gibi müezzinin minare şerefesinde dolaşarak doğal sesiyle ezan okuması, dinin geleneksel biçimde yaşanma görüntülerinden birinin sürdürülmesi gerekçesine dayandırılır. Ancak ilk bakışta masum gibi görünen bu gerekçe, toplum hayatının artık çok değiştiğini ve kentleşme olgusunun getirdiği kısıtlılıkları dikkate almayan tutarsız bir gerekçedir. Ezanın kaldırılması ve ikamesi Sabah namazının erken saatlerde olması dolayısıyla günün erken saatinde okunması gereken sabah ezanı, bazıları tarafından rahatsız edici bulunan ve camilerin bomboş olması gerekçesiyle en çok karşı çıkılan ezandır. Halbuki güzel sesli bir müezzinin ses ayarı iyi yapılmış aygıtlarla okuduğu ezanın güzelliğini doyasıya yaşamak, çok az rastlanabilecek bir mutluluk ve sevinç anıdır. Ancak bunun için hoşgörülü ve birlikte barış içinde yaşama niyetinin olması gerekir. Günlük hayatımızdaki pekçok gürültüden rahatsızlık duymayanlar, ezan sesini katlanılamaz bir gürültü olarak değerlendirme yanlışına düşüyorlar. Bazıları bu konuda Avrupa Birliği gürültü yönetmeliğini öne sürerken, kimileri de ezanın dini bir mesaj içerdiğini öne sürüyor. Gürültü gerekçesi, ses ayarının çevre şartlarına uygun biçime getirilmesiyle çözülebilir. Ezanın dini mesaj içerdiği gerekçesi, diğer dinlerin ibadet çağrılarının mesaj içermediğini ima eder. Oysa gerçekleştirilme biçimi nasıl olursa olsun bizatihi bütün dini çağrılar ve duyurular dini mesaj yüklü oldukları gibi, mensuplarına yönelik simgesel anlamlar da taşırlar. Bazı Avrupa ülkelerinde minarede ezan yerine ışıkla çağrı yapılması eğilimi var. Hollanda'daki Amsterdam'a yakın Hoofddorp kasabasındaki Müslümanlar tarafından bir camide minare yapılması, ama ezan yerine ışıkla çağrı uygun görülmüş. (Hürriyet, 18.2.2005) Hollandalı komşularla karşılıklı hoşgörü ve sevgi dolu ortamda hiçbir sorun yaşanmaması için alınan bu karar, ideal olmaktan elbette uzak. Ancak minarede ışıkla çağrı bile yapılsa, bunun bir mesaj olduğu ve anlamı yine de açık. Böyle zorunlu bir ikame durumunda Müslümanlar, iç ezan okuyarak geleneklerini sürdürebilirler.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |