|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
nasıl çözülebilir?
Mevlüt BOYDAK, Adem BÜYÜKSIRIK, İsmail ÖKSÜZLER (Tepeköy - Selçuklu - KONYA - Konya'da oniki Türkiye'de 550 görevi başında SSK'dan emekli olmuş Belediye Başkanları Adına): Sayın TAHSİN SINAV, sizi öncelikle ve özellikle mağdurların sesi, can yoldaşı olmanız sebebiyle tebrik ediyor, selam ve saygılar sunuyorum. 1975 yılında Konya Şeker Fabrikasında SSK'lı olarak işe başladım. 1985 yılına kadar SSK'lı olarak çalıştım. Üç yıl prim boşluğu var. 1989 yılında yerel seçimde Belediye Başkanı seçildim. Hemen Emekli Sandığı'na tabi oldum. 1994 mahalli seçimde seçilemedim. Konya Büyükşehir Belediyesi'nde SSK'lı olarak beş yıl çalıştım. 1999 mahalli seçimlerinde tekrar belediye başkanı seçildim. SSK'lı olarak 2002 Ekim ayında 26 yıl üzerinden emekli oldum. SSK emeklisi belediye başkanlarının mağduriyetleri, şöyle sıralanabilir: A- Emekli ikramiyesi alamadık. 1475'e göre tutarlı bir gerekçesi olmadığı halde. B- Bizimle birlikte Emekli Sandığı'na tabi 2000 nüfuslu bir beldenin belediye başkanı emeklilik süresi dolunca emekli oluyor. Emekli ikramiyesini alıyor. 4886 katsayı uygulanıyor. 1.050 TL maaş bağlanıyor. (2002 yılı yüksek okul mezunları için) Yeni çıkan 5272 sayılı yeni Yerel Yönetimler Yasası Emekli Sandığı'na tabi olarak emekli olan belediye başkanlarına 305 milyon lira net ilave getirdi. 2002 yılında emekli olmuş bir belediye başkanı 1.355.000.000 TL emekli maaşı almaktadır. Ancak, biz SSK'dan emekli olan belediye başkanları nüfusu 2000'den 500 bine varan belde, ilçe belediye başkanları 450 milyon ile 600 milyon arasında maaş almaktadırlar. Konya ili metropol Selçuklu ilçesinin iki dönem belediye başkanlığını yapmış Sayın İSMAİL ÖKSÜZLER (makina mühendisi SSK'dan emekli oldu. 505 milyon maaş almaktadır. Ben Mevlüt BOYDAK, 5000 nüfuslu bir beldenin iki dönem belediye başkanlığını yaptım. (Eğitim Fakültesi mezunuyum) 590 milyon maaş almaktayım. Şu anda bu ülkede kamu kurumundan emekli olan bir SSK'lı işçi 650 milyon ile 975 milyon lira arasında emekli maaşı almaktadır. Sizden talebimiz, SSK emeklisi biz mağdur belediye başkanlarının Anayasa'nın eşitlik ilkesine ters düşen bu haksızlığı hangi hukuki mücadele ve girişim sonunda aşabileceğimizin yolunu göstermeniz olacaktır. İHTİMALLER: 1-Türkiye'deki sosyal güvenlik kurumlarının bir çatı altında birleştirilmesi bizlere bir hak verir mi? 2-Konuyu hukuki mi siyasi mi yollardan çözebiliriz? Bize göstereceğiniz, çözüm yolları karmaşık kafalarımızı ve karanlık dünyamızı aydınlatacaktır. Saygılarımla. *Dönemleri itibariyle, belediye başkanı olarak seçilenlerin bir kısmı, önceden memur ve TC Emekli Sandığı'na kesenek ödüyordu, bir kısmı işçiydi ve SSK'ya prim ödüyordu ve bir kısmı da Bağ-Kur'a prim ödüyordu veya bir kısmı da herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi değildi. Buna göre mevcut mevzuata bakacak olursak; 5434 sayılı kanunun 12. maddesinin (e) fıkrasına göre, "İller daimi komisyon üyeleri ile seçilmiş veya tayin edilmiş belediye başkanları (emeklilik hakkı tanınan bir vazifede evvelce bulunmuş olmaları şartıyla)" iştirakçi sayılmışlardır. Ayrıca, 5434 sayılı kanunun 43. maddesine göre; emeklilik hakkı tanınan vazifelerde bulunduktan sonra belediye başkanlığına ve illerin daimi komisyonu üyeliklerine seçilmiş veya seçilecekler bu vazifelerde bulunmakta iken emekliye ayrılma hakkını kazandıklarında veya (61) yaşını doldurduklarında emekliye ayrılma istekleri yerine getirilmekle beraber vazifelerinde bırakılırlar." Bu düzenlemeye paralel olarak, 1580 sayılı Belediye Kanunu'na, 19.07.1963 tarihli 307 sayılı kanunla eklenen ek madde 16 ile; "Memur iken veya evvelce memuriyette bulunmuş olanlardan belediye başkanlığına seçilenlerin, belediye başkanlığında geçen hizmet süreleri (her türlü özlük ve emeklilik haklarının hesabında nazarı itibara alınmak suretiyle) memuriyette geçmiş sayılır. Emekli iken belediye başkanlığına seçilenlerin emekli maaşları kesilmez. Sigortalı işçi iken belediye başkanlığına seçilenler sigorta prim ve aidatlarını ödediklerinde sigortalı olmaktan doğan bütün hakları devam eder" hükümleri getirilmiştir. Buna karşılık, belediye başkanı seçilmeden evvel TC Emekli Sandığı ile ilişkisi olmayanlar ise, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre sigortalı sayılmamakla birlikte, 1580 sayılı Kanun gereğince daha önceden SSK ile ilgilerinin var olması şartıyla, belediye başkanlığı döneminde SSK'ya prim ödeyebileceklerdir. Ancak, bunlar gerek işveren ve gerekse işçi primlerinin tamamını kendileri ödeyeceklerdir. Belediye başkanlarının sigortalılık haklarının devam ettirilmesi için sigorta primlerinin ödenmesi şartı esas alınmıştır. Bu esastan hareketle, sigorta primlerini ödemeyenlerin sigorta haklarından yararlanamayacakları ortaya çıkmaktadır. Sigorta haklarını devam ettirme hususu tamamen ilgililerin tercihine bağlı olduğuna göre, sigorta primlerini ödemedikleri aylar için bu haktan feragat ettikleri kabul edilmektedir. Bu nedenle bu durumda olan belediye başkanından geçmiş günlere ait primlerin kanunî yollardan tahsiline imkan bulunmamaktadır. Hatta sonradan gecikme zammı ve kanunî faiziyle birlikte geçmiş primlerinin ödenmesi kaydıyla arada geçen süre için sigorta haklarından istifade ettirilmeleri yoluna gidilmesi de genel sigorta prensipleri karşısında mümkün görülmemektedir. Ancak, prim ödememelerinden dolayı sigorta hakları düşen belediye başkanlarının, tekrar prim belgelerini vermeye başlamaları ve süresince prim ödemeleri halinde, sigorta haklarından, primlerinin yatırıldığı tarihten itibaren yeniden faydalandırılmaları mümkün bulunmaktadır. Tekrarlarsak sigorta prim belgelerini vermemeleri ve primlerini ödememeleri nedeniyle hakları düşen SSK'lı belediye başkanları, sonradan prim belgelerini yasal süresinde vermeleri ve primlerini ödemeye başlamaları durumunda, sigorta haklarından, yeniden sigorta primlerini ödemeye başladıkları tarihten itibaren faydalanacaklardır. Sigorta primlerini ödeme iradelerini kuruma bildiren veya irade beyanı yerine geçen sigorta prim belgeleri kuruma verilen belediye başkanları, 506 sayılı kanunun 80. maddesi gereğince, sigorta primlerini gecikme zammı ile birlikte ödemeleri durumunda, sendika yönetim ve denetim kuruluna seçilenlerde olduğu gibi, sigorta haklarından yararlanacaklardır. Sonuç olarak: Belediye başkanlığı görevi, iş sözleşmesiyle yapılan bir görev olmadığı için, zorlama olarak 506 sayılı yasa ile irtibatlandırılmıştır. Halbuki, kanımca, belediye başkanlığının kamu görevi niteliği itibariyle, her halükarda belediye başkanlarının sosyal güvenlik primlerinin zorunlu olarak T.C. Emekli Sandığı'na yatırılması ve Hizmetleri Birleştirme Yasası'nda buna yönelik düzenlemeyle bu dönemde emeklilik hak edilmişse, genel kuraldan ayrık olarak, Emekli Sandığı'ndan emekliliğin hak edilmiş olması hususu düzenlenmeliydi. Maalesef böyle bir düzenleme yok. Ve sarih bir düzenleme bütünlüğü bulunmadığından, mevcut sorunlar yaşanmaktadır. Bu dönemde, ortak irade oluşursa, TBMM gündeminde bulunan Sosyal Güvenlik Reformu'yla belki daha sarih düzenlemeler yapılabilecektir. Hem bunun için hem de yeni düzenlemenin geçmişe yürütülebilmesi için siyasi çaba ve TBMM'ye bu yönde dilekleri içeren dilekçeler verilmelidir. Görevin niteliğinin gözönünde bulundurulmasına dayalı bir çözüm için de, anayasal anlamda hukuk mücadelesinin peşine iyi düşülmelidir. Kanımca, hem siyasi hem de hukuki mücadele gerekli.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |