AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Teziç'in memurları da Teziç'e karşı...

Biliyorsunuz, Bolu İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Yaşar Akbıyık'ın, birçok kimsenin "nezaketsizlik ve saygısızlık" olarak değerlendirdiği çıkışına, YÖK Başkanı Erdoğan Teziç "Biz üniversitelerin içişlerine karışmıyoruz" diyerek zımnen destek vermişti.

Oysa aynı Teziç, devletin, hükümetin, siyasetin içişlerine karışabiliyor, "devlet iktidarı-parlamento iktidarı", "Genelkurmay'ın yarattığı okullaşma süreci" gibi, hiçbir demokrasinin kabul etmeyeceği tehlikeli açıklamalar yapabiliyor, bununla da yetinmeyip, park ve bahçeleri kamusal alan ilan ederek "yeni kamusal icatlar" çıkarabiliyordu.

Teziç, bu değerli görüşleri kendine saklayıp, bir an önce asıl işi olan "üniversitelerin içişlerine karışma görevine" dönmeli, önce sağda-solda konuşup terbiye sınırını aşan ve her fırsatta darbe tahrikçiliği yapan rektörlerini hizaya sokmalı, sonra da üniversitelerin tek "iç işi" olan eğitimin kalitesini yükseltmeliydi.

Bunun için maaş alıyordu.

Hayır, "İlle de ben devletin, hükümetin, siyasetin içişlerine karışmak istiyorum" diyorsa, o zaman kimliğinden ve aidiyetinden soyunup siyasete atılmalı (CHP çatısı altında olabilir mesela), kendisine saklamasının daha hayırlı olacağına inandığım değerli görüşlerini görücüye çıkarmalıydı.

Teziç'in memurları da böyle düşünüyor.

Hemen belirteyim, "Teziç'in memurları" ifadesinde bir istihfaf, bir ironi yok; mevcut bir hiyerarşiden sözediyorum.

Evet, önceki yazıma destekleyici mailler yağdıran Teziç'in memurları da (çoğunluğunu yardımcı doçentler ve araştırma görevlileri oluşturuyor) YÖK Başkanı'nın siyaseti çekip çevirme sevdasından vazgeçip bir an önce asıl işine dönmesini, yani eğitimin kalitesini yükseltmesini istiyor.

Elbette isimleri mahfuz. Kim olduklarını, hangi üniversitede çalıştıklarını yazıp başlarını belaya sokacak değilim.

Diyorlar ki:

"Üniversitelerin içişlerine karışmayan Erdoğan Teziç, demokratik sorumluluğunun gereğini yerine getiren rektörlerini de aynı geniş hoşgörüyle izleyecek mi? Sanmıyoruz. Teziç'in asıl görevi, eğitimin kalitesini artırmak, bilimsel çalışmaların önünü açmaktır. Bu konuda dişe dokunur herhangi bir çabasını hatırlamıyoruz. Üniversite sistemi çöktü. YÖK sayesinde kendimizi 'kışlada gibi' hissediyoruz. Bizden bilim yapmamız değil, öncelikle sistemi korumamız ve kamu düzenini sağlamamız bekleniyor. Uzak illerdeki üniversiteler ise demir perde ülkelerine benziyor; gittiğinizde kendinizi başka bir coğrafyada gibi hissediyorsunuz; hem dış dünyaya, hem bilimsel gelişmelere kapalı... Bir üniversite düşünün ki, lügatında hukuk, demokrasi, bilim, özgür düşünce yer almıyor, ama 'statüko' adına ne varsa sahipleniyor. Biz YÖK sistemine bağlı öğretim üyeleri olarak üniversitelerin gerçekten haddini aştığını düşünüyor ve parlamentoyu göreve çağırıyoruz. Bunu, herhangi bir iktidarı desteklediğimiz için değil, olması gerekenin bu olduğuna inandığımız için istiyoruz..."


17 Mayıs 2005
Salı
 
AHMET KEKEÇ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED