AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Hiç heveslenmeyin, yeniden başlarlar

Herhalde alınan güvenlik tedbirleri sebebiyle olmalı, bizde henüz stüdyoda cinayet işlenmedi. Ancak, televizyonların çok izlenen programları, son birkaç ay içerisinde, nüfusumuzu azaltma yönünde ciddi bir çaba sarfediyor. Umarım, 14 yaşındaki oğlunun beş kurşununa hedef olan anne hayatla savaşını kazanır...

Olay kadın konulu programlarda yaşanıyor. Hemen bütün çok izlenen kanalın öyle bir (bazen iki) programı var. Programlar ‘kadın’ merkezli, ama bol miktarda erkek figüran da katılıyor. Psikiyatrist önünde içini dökme seansı gibi bir şey bu programlar... Yapılan bir tür ‘röntgencilik’... İşi gücü olmayan erkekler de oturup ‘başkalarının hayatı’ saydıkları kurmacayı izliyorlar; kadınlar ise müptelâsı bu programların, bazı evlerde bazı günler işler aksıyordur...

Bir kişi öldürüldüğünde sessiz kalınmıştı; 14 yaşındaki oğlu tarafından vurulan kadının başına gelen ise biraz hareketlenme sağladı. Bu tür programları yayınlayan dört kanaldan ikisi (Kanal-D ve atv) “Devam etmeyeceğiz” kararını açıkladı; ikisi (Show-Tv ve TGRT) ise son gelişmeye kulak tıkıyor... Çok izleniyor ve izleyicisini ana haber bültenine de sürükleyip reytingi etkiliyormuş; vazgeçmek kolay değil yani... Öldürülen erkekle vurulan kadını konuk eden programın sunucu-yapımcısı iptal kararını ‘haksızlık’ olarak nitelerken, “Öteki kanalın programı izlenmiyordu zaten; beni vesile edip kaldırdılar” dedi. “İzlenmiyor” ithamının muhatabı program sunucusu ise “Ben armut değilim” demiş soranlara ve eklemiş: “İsviçre vatandaşıyım; gidip oraya yerleşebilirim...”

Gelişmeleri özetlerken bile midemde bir ekşime hissediyorum...

Henüz ‘kadın’ eksenli programlar başlamadan, bir kanal, ‘İtiraflar’ adıyla birilerini ekrana çıkarmıştı da irkilmiştim. Yüzüne maske takan konuklar, kendi başlarından geçtiğini iddia ettikleri akıl ve çizgi dışı öyküler anlatıyorlardı o programda. Ben de ABD’ydim ve günümün önemli bir bölümünü televizyon izleyerek geçiriyordum.

6 Şubat 2002’de Kulis’te şunları yazmışım.:

“Amerika'dan, ‘Daha beterlerine kendinizi hazırlayın’ uyarısında bulunmak istiyorum. ‘Daha beteri’ dediğim, fantazisi güçlü olanların bile düşünemeyecekleri konuların, hergün, hem de sabah kuşağında, ekranlardan evlerinize tasallut edebileceği ihtimalidir. Reha Muhtar'ı beğenmeyip ‘Bu konular da tartıştırılır mı?’ diye ayaklananlar, Amerikan televizyonlarındaki bazı programları görseler, hemen her 'yerli' programın oradan esinlenilerek ekrana taşındığını da bilecekleri için, kendilerini 'daha beterine' hazırlarlardı...

“Bazı sabahlar, sırf 'Jerry Springer Show'u izlemek için dışarı çıkmadım. Her reklâm arasında, ‘Bu program için orijinal bir konu teklifiniz varsa dinlemeye hazırız’ duyuruları yapılan bir program bu. Konular gerçekten uçuk. Benim izlediğim programda, ‘Hiç akla gelmeyecek fantaziler’ başlığı altında gerçekten 'hiç akla gelmeyecek' edepsizlikler sergilendi. Jerry'nin ele almayacağı konu yok gibi.”

O sıralar sadece katılımcıların “Jerry, Jerry” diye bağırtıldığı Jerry Springer’in şovunu izlemiştim; sonra Maury diye bir başkasını keşfetmem çok sürmedi. Jerry’in ekranlara taşıdığı çarpık hayatları, Maury, ‘bilimsel’ bir yöntemle daha da sapkın göstermeyi başarıyordu. Jerry’de, erkekler ve kadınlar, bazen habersiz bazen de bilerek, çarpık ilişkilere girdiklerini ‘itiraf’ ediyorlar; Maury ise, o ilişkileri sürdürenlerin çocuklarını, DNA testi uygulayarak, ‘başkasından’ diye ilân ediyordu...

Şimdi yazarken bile zorlanıyorum; ‘gerçeklik televizyonu’ (reality tv) denilen maskaralığın boyutlarını aktarmak çok zor gerçekten... Düşünün: Bir erkeğin karısı bir başkasıyla ilişkisi olduğunu ilân ediyor; ya da yıllardır kendi çocuğu bilip sevdiği yavrunun aslında kardeşinden olduğunu öğreniyor bir koca... Ve bütün bunlar milyonlarca kişinin izlediği tv programında geçiyor...

Bizde de şimdi bir çizgi çekilmezse işin oraya varacağından emin olabilirsiniz. Çünkü çok izlenen ve haddinden fazla reklâm alan programlar bunlar. Merakımı yenemeyip geçen haftaki reytinglere baktım; hem Jerry hem de Maury bir önceki haftaya göre izlenirlik oranlarını hatırı sayılır biçimde artırmış... Londra doğumlu Jerry Springer önce sahnede sergilediği bir özel şovun BBC’de gösterilmesiyle yeni bir meşruiyete de kavuştu. Kendisine ulaşan rekor sayıdaki şikâyetleri görüşen İngiliz RTÜK’ü, “BBC suç işlemedi” kararına varmış...

Reyting her şeyse, bugün cinayetler yüzünden sona erdirilse bile, yarın bir başka biçimde yine karşımıza çıkacaktır ‘röntgencilik’ programları... Stüdyodaki izleyici önünde üstünü-başını soyan kadınlar göreceğiz, “Mal meydanda” dercesine her şey ortalığa serilecek... Sorumlu yayıncılık anlayışından uzaklaşılırsa, gidiş ancak o yöne olabilir çünkü...

Sadece televizyonlar mı? Yavaştan kendini belli etmeye başlayan yeni tür gazetecilik anlayışı okurdan biraz daha fazla yüz bulursa, günlük gazeteler de bir süre sonra bugünden daha fazla ‘teşhir’ yerine dönüşebilir.

Böyle bir medya ortamında biz yaştakiler bile dengeyi korumakta zorlanıyoruz; bir de gençleri, işsiz-güçsüzleri, televizyon karşısında geçirecek bol vakitleri olanları düşünsenize...


20 Mayıs 2005
Cuma
 
TAHA KIVANÇ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED