|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Değerlendirmeye Alınmaz? 1982-1993 yılları arasında Bağ-Kur'lu olarak prim yatırdım. Ama o sıralar lise mezunuydum. Daha sonra 1985 yılında tıp fakültesini kazandım ve 1993 yılından itibaren de doktor olarak çalışıyorum. Bağ-Kur'lu hizmetlerim emeklilikte sayılmamaktadır. Bunun nedeni ne olabilir? Hangi sürelerin emekliliğe esas derece ve kademeye sayılacağı 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununda düzenlenmiştir. Bu Kanunun ek 18'inci maddesinde hizmet birleştirilmesi sırasında, 1-18 inci yaşın ikmalinden önce sigorta primi ödemek suretiyle geçirdikleri süreler ile 2-İştirakçi olduğunuz tarihten önceki tahsil derecelerinden daha aşağı bir tahsil derecesinde sigorta primi ödemek suretiyle geçirdikleri sürelerin, emeklilik derece ve kademesine eklenmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Disiplin Affı Çıkarsa Öğretmenliğe Dönebilir miyim?
Daha önce öğretmenken kurumlar arası geçişle belediyeye geçtim. Öğretmenlikte açılan soruşturmam neticesinde devlet memurluğundan ihraç edildim.Disiplin affı çıkarsa MEB'e yeniden başvurabilir miyim? Disiplin affı ile ilgili kanun şu an Meclis komisyonlarında beklemektedir. Bu Kanunun yürürlüğe girmesi halinde yeniden MEB'e başvurabilirsiniz. Ancak, MEB öğretmenliğe atanma şartlarını değiştirmiştir. Son olarak 119 sayılı Talim ve Terbiye kurulu ile ayrıntılı bir düzenleme yapılmış ve hangi branşlara hangi bölüm mezunlarının atanabileceği tek tek belirtilmiştir. Başvurunuzun kabul edilebilmesi için bu şartları taşımanız gerekmektedir. Diğer taraftan, sadece MEB'e değil durumunuza uygun diğer kamu kurumlarına da disiplin affı kanununun çıkması halinde başvurunuz mümkündür. Ancak, idareler, göreve başlatıp başlatmama yönünde takdir hakkına sahiptir. Ayrıca, idarelerin yargı kararıyla da göreve başlatmaları yönünde zorlanmaları mümkün değildir.
Geçici İşçilikteki Süreler Memuriyette Değerlendirilir mi?
1991-1996 yılları arasında Türkiye Şeker fabrikaları (Muş Şeker Fabrikasında) geçici işçi olarak 3 yıl fiili çalıştım. Bu sürelerim memuriyetimde değerlendirilir mi? 657 sayılı Kanunun 36'ncı maddesinde hangi hizmetlerin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede, çalıştığınız sürelerin kazanılmış hak aylık derece ve kademenizde değerlendirilmesi mümkün değildir. Ancak, 657 sayılı Kanunun 68/B maddesi gereğince değerlendirilmesi mümkündür. Yine emekli müktesebinizde de değerlendirilmesi gerekmektedir.
Emekli Çalıştıran Kamu Kurumlarının Sorumluluğu Emniyet teşkilatından emekli olduktan sonra bir kamu kurumunda güvenlik görevlisi olarak başladım. Ama kurumum durumu Emekli Sandığına bildirmediği için emekli maaşım kesilmedi. Daha sonra tarafıma yüklü bir borç ve faizi çıkarıldı. Borcu ödedim, ama faizi ödeyecek durumum yok. Çalıştım kurumu dava edebilir miyim? 5434 sayılı Kanunun 99'uncu maddesinde emekli aylığı alanların emeklilik hakkı tanınan görevlere atanması halinde emekli maaşlarının kesileceği hüküm altına alınmıştır. Kanunun ek 11'inci maddesinde ise emeklileri çalıştıran kamu kurumlarının durumu ilgilinin göreve başladığı tarihten itibaren bir ay içinde yazı ile T.C. Emekli Sandığına bildirecekleri hüküm altına alınmıştır. Bu durumdan sadece, yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler ile mahiyeti itibariyle hizmetin görülmesi mücbir bir sebebe dayandığı ve özel bir ihtisası gerektirdiği ilgili Bakanlığın teklifi ve Maliye Bakanlığının mütalaası alınmak suretiyle Bakanlar Kurulu kararı ile belirtilen yerlere tayin edilecekler istisnadır. Bu hükümler çerçevesinde, SSK'lı olarak işe başlamanız nedeniyle emekli maaşınızın kesilmesinde herhangi bir yanlışlık yoktur. Ancak, işe başladığınız kamu kurumunun bir görev ihmali yaptığı kuşkusuzdur. Çalıştığınız idare, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği için, tazminat davası açmanızı öneririz. Ayrıca çalıştığınız idarenin 506 sayılı kanuna göre emekli olanlara uygulanan hükümlerle 5434 sayılı Kanuna göre çalıştırılanlara uygulanan hükümleri birbirine karıştırdığı anlaşılmaktadır. Ön Lisans Mezunu Güvenlik Görevlisinin Emekliliği
Koruma ve güvenlik görevlisi olarak çalışıyorum. 2 yıllık yüksek okul mezunuyum. Emekliye esas derecem 3/2, kadro derecem ise 5'tir. Güvenlik memurlarının 5'inci dereceden aşağıya inemeyeceği söyleniyor. Bu doğru mudur? 190 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde 5'inci dereceden aşağı koruma ve güvenlik görevlisi bulunmamaktadır. Ancak, 2 yıllık yüksekokul mezunlarının kazanılmış hak aylık derece ve kademeleri 1'inci dereceye kadar yükselebilmektedir. Emeklilik maaşına etki eden unsurlardan birisi de ek gösterge olduğu için ve sizin durumunuzdaki bir memurun da ek göstergelerin kazanılmış hak aylığına göre tesbit edildiği dikkate alındığında emeklilikte herhangi bir kaybınız söz konusu olmayacaktır. Örneğin kadro derecesi "1" olan Uzman ile sizin durumunuzda emekli olan bir memurun emekli maaşında bir fark olmayacaktır. Çünkü ikisinin de ek göstergesi 2200 olacak ve emekli maaşında da bir lira dahi fark olmayacaktır.
Hizmetliye, Boya Badana İşleri Yaptırılabilir mi? Yardımcı hizmet sınıfında çalışıyorum. Çalıştığım kurumda, ifa ettiğim görevim haricinde boya badana gibi mesleğim olmayan işler yaptırılmak isteniyor. Bu uygulama yasal mıdır? Yardımcı hizmet sınıfında çalışan personelle ilgili olarak 657 sayılı Kanunun 36'ncı maddesinde şu hüküm yer almaktadır. "Yardımcı hizmetler sınıfı, kurumlarda her türlü yazı ve dosya dağıtmak ve toplamak, müracaat sahiplerini karşılamak ve yol göstermek; hizmet yerlerini temizleme, aydınlatma ve ısıtma işlerinde çalışmak veya basit iklim rasatlarını yapmak; ilaçlama yapmak veya yaptırmak veya tedavi kurumlarında hastaların ve hastanelerin temizliği ve basit bakımı ile ilgili hizmetleri yapmak veya kurumlarda, çarşı ve mahallelerde koruma ve muhafaza hizmetleri gibi ana hizmetlere yardımcı mahiyetteki görevlerde her kurumun özel bünyesine göre ve yine bu mahiyette olmak üzere ihdasına lüzum gördüğü yardımcı hizmetleri ifa ile görevli bulunanlardan 4 üncü maddenin (D) bendinde tanımlananların dışında kalanları kapsar..." hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, 657 sayılı Kanunun 45'inci maddesinde hiçbir memurun sınıfının dışında çalışamayacağı belirtilmiştir. Bu hükümler, çerçevesinde idarece size boya badana işleri yaptırılabilir. Ancak, boya badana işini yapacak bilgi ve beceriniz yoksa (belgeniz yoksa) meydana gelecek zararlardan idare sorumlu olacaktır.
İstifa Eden Muhasebe Öğretmeni Belediyedeki Kadroya Atanabilir mi?
6 yıl, MEB'de muhasebe öğretmeni olarak çalıştıktan sonra bir yıl önce istifa ettim. Şu an bir belediyeye iş için başvuracağım. Acaba 657'deki geriye dönüş hakkımı kurum değişikliği adı altında belediyeye yaptırabilir miyim? İstifa edin personelin geri dönüşü 657 sayılı Kanun'un 92'nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede yer alan hüküm şu şekildedir: "İki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenler, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71'inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilirler…"hükmü yer almaktadır. Buna göre, sadece istifa ettiğiniz kuruma değil, gerekli şartları taşımanız halinde, belediyedeki durumunuza uygun bir kadroya da atanmanız mümkündür. (Açıktan atama izni vb. hususlar ilgili kurum tarafından yapılacaktır.)
Memurun Akademik Unvanlı Bir Kadroya Geçişi Hangi İzne Tâbidir?
Bir KİT'te 399/II sayılı cetvele tabi olarak çalışıyorum. Kurumum özelleşti ve ben de yakında bir genel bütçeli kuruma memur olarak atanacağım. Memur olarak atandıktan sonra üniversitelere naklen geçebilir miyim? Bu konu 2005/8 nolu Başbakanlık Genelgesi'nde açıklığa kavuşturulmuştur. Bu genelgenin, açıktan ve naklen atamalara ilişkin bölümünde, memur statüsünde görev yapanların üniversitelere naklen geçmeleri hususunda herhangi bir izne yer verilmemiştir. Buna göre gerek bulunmamaktadır. Burada şöyle bir notu hatırlatmak gerekmektedir. Geçen yıl, Maliye Bakanlığı, 2004 Bütçe Kanunu'ndan kaynaklanan bir yetkiyle genel ve katma bütçeli kurumlardan üniversitenin akademik kadrolarına geçişlerde kendisinden izin alınması şartını getirmişti. Ancak bu geçen yıla ilişkin bir uygulamaydı. Şu ana kadar bu konuda yeni bir genelge yayımlanmamıştır.
Yurtdışına Gönderilen Personel Hangi Halde Zam ve Tazminat Alamaz?
Yurtdışına görevli gönderilen personele tazminat ödenip ödenmeyeceğine ilişkin yasa hükmünü bildirirseniz sevinirim. Bu husus, 2005/8501 sayılı yan ödeme kararnamesi olarak bilinen Bakanlar Kurulu Kararı'nda düzenlenmiştir. Bu kararnamenin 11'inci maddesinde aşağıda sayılı personele zam ve tazminat ödenmeyeceği belirtilmiştir. "1- Her statüdeki sözleşmeli personele (6.2.1997 tarihli ve 97/9021 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı saklı kalmak üzere), 2- Yurtdışına sürekli görevle atananlara (kendilerine yurtdışı aylığı ödendiği sürece), 3- 657 sayılı Kanun ile bu Kanunun Ek Geçici 9 uncu maddesi kapsamına girmeyenlere (Hakim ve Savcı Adayları dahil)" Bu hüküm çerçevesinde, yurtdışına sürekli görevle atananlara (kendilerine yurtdışı aylığı ödendiği sürece), zam ve tazminatlar ödenmeyecektir. Ancak, sürekli görevle gönderilmeyenlere ödenecektir.
(memurlar.net editörü) aunlu@yenisafak.com.tr Faks: (0312) 472 68 80
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |