AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Şimdi, yahut hiç

Herhalde size de garip geliyordur: Ak Parti'nin iktidara taşınmasından en fazla memnuniyet duymuş olan çevreler şu sıralar rahatsız; bir hafta sonra yürürlüğe girecek yeni Türk Ceza Kanunu (TCK) ile ilgili bu rahatsızlık... Yeni Şafak başta olmak üzere o çevrelerin hassasiyetlerini taşıyan yayın organları eleştirel manşetler ve yorumlarla çıkıyor günlerdir... Gerçekten ne oluyor?

Bu basit soruyu, Ak Parti saflarında siyaset yapanların, hiçbir saptırmaya başvurmadan şu aşamada kendilerine sormaları gerekiyor.

Aslında ne olduğu belli: TCK'da muhafazakâr çevreleri rahatsız eden maddeler, geçmişte de, muhafazakâr iktidarlar tarafından çıkartılmış veya daha sertleştirilmişti; bugün yapılan tarihin tekerrüründen ibaret... Şaşırtıcı olan, 'tarihin böyle tekerrür ettiğini' bilme durumundaki Ak Parti yönetim kadrosunun kendinden önceki sağ iktidarlardan farklı davranamaması...

Binlerce inançlı insanın cezaevleriyle tanışmasına sebep olan 163. madde sözgelimi; 1949 yılında (9 Mayıs) CHP iktidarı tarafından çıkartıldı, ama sarıklı bir medrese hocası olan Şemsettin Günaltay'ın başbakanlığı döneminde... Demokrat Parti 1953 yılında o maddeyi takviye için 'Vicdan ve Toplanma Hürriyetini Koruma Kanunu' çıkarttı. AP'nin nasibine Anayasa Nizamını Koruma Kanunu (1969) düşmüştü. Bu döngüyü değiştiren Turgut Özal'ın ANAP'ı oldu; TCK 141, 142 ile birlikte 163. maddeyi de kaldırarak...

Yasakların yasalaşmasının bir ritüeli var bizim ülkemizde: Önce bazı toplumsal olaylar çıkar, ardından üzerinde 'çok gizli' ibaresi bulunan raporlar basına yansıtılır, Meclis mânevi baskı altında bırakılarak yasaklar yasa haline getirilir. Atatürk heykellerine saldırı, Malatya'da Ahmed Emin Yalman'a suikast girişimi ve tarihimize 'kanlı pazar' olarak geçen 16 Şubat 1969 olayları sonrasında hep hak ve özgürlükleri daraltıcı yeni kanunlar çıkartılmıştı. Hepsi de muhafazakâr kesimin hak ve özgürlüklerini daraltan...

Bu kez herhangi bir 'provokasyon' yaşanmadan yürürlüğe konulmak isteniyor sakıncalı maddeler...

İyi niyetli Ak Partililerin savunmaları iki noktada toplanıyor: 1. 'Sakıncalı' bulunan maddeler üzerlerinde çalışılarak en az zararlı hale getirildi, ifadeler eskisinden daha iyi formüle edildi... 2. CHP ile pazarlığın sonucu bu; eğer pazarlığa uyulmazsa Anayasa Mahkemesi süreci açılır, oradan çıkacak karar daha sakıncalı bir ortam doğurabilir...

İkisi de sudan ve bugün için anlam taşımayan savunma noktaları bunlar...

Gerçekte ne olduğunu açıkça yazmakta yarar var: Ak Parti ile onun iktidara taşınmasından memnuniyet duymuş kitle ve o kitlenin değer verdiği yayın organlarıyla yorumcular arasına karakedi sokuluyor... Daha doğrusu, Ak Parti'yi kendi kitlesi önünde mahçup hale getirecek bir zorlama söz konusu ve Ak Parti'nin bu süreçten yara alarak çıkması bekleniyor. Bunu bekleyenlerden bir bölümünün kimliğini tahmin etmek zor değil. Ancak kendisini 'iyi niyet' maskesi ardında kamufle etmeyi başarmış kötü niyetliler de var...

Tarih, bugüne kadar her seferinde değişen gerekçelerle tekerrür edip durdu; hak ve özgürlüklerin daralmasına yol açacak tarihin yeniden tekerrürünü önlemeyi, hak ve özgürlüklerin revaç bulduğu günümüzde de başaramazsak hepimize büyük ayıp.

Ak Parti saflarında siyaset yapanların "Gerçekten ne oluyor?" sorusuna kendi cevaplarını vermelerinin zamanı şimdi.

Şimdi, yahut hiç.


« Geri Dön

24 Mayıs 2005
Salı
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED