|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Valla iyi ettiniz. Bakmayın siz "Eurovision" yazanlara. Onlar da okurken sizin bizim gibi örovizyon derler. Tek şekli bu değil tabii. Avrupa Birliği'nin ortak para birimine "Yuro" diyenler, o şarkı yarışmasına da "Yurovizyon"u uygun görmüyorlarsa, o onların tutarsızlığıdır. Tıpkı AB parasına Avrupa'dan mülhem "Avro" demeyi seçenlerin, şarkı yarışmasına "Avrovizyon" dememelerindeki tutarsızlık gibi. Bakın kaç çeşit isim çıktı. Örovizyon, Eurovision, Erovizyon, Yurovizyon, Avrovizyon... İsterseniz Erevizyon'u da ekleyebiliriz ama, ilk bakışta ereviz kısmıyla kerevizi hatırlattığı için vaz da geçebiliriz. Şart değil. Bu şarkı yarışmasının bir zamanlar bizim için çok önemli olduğunu, neredeyse bir "milli dava" gibi gördüğümüzü bugünün gençlerine anlatmak zor. Kıbrıs, nasıl milli bir meseleyse, o yarışma da aynı sayılırdı. Avrupa insanına beğendireceğiz diye komik, komik ötesi, absürd "parça"lar ile katılıp sondan birinci-ikinci olduğumuz yıllarda hep birlikte kahrolurduk. "Türk'ün Türk'ten başka dostu yok abi" sözü en çok o günlerde anlam kazanırdı. Çünkü elin gavuru bize bir türlü puan vermezdi. Oysa folklor ekiplerimiz, hangi yöremizden olursa olsun, girdikleri her yarışmada dünya birinciliklerini üst üste alıyorlardı. O iki yarışma arasında makul ve mantıklı bir yorum yapmaya yanaşan da pek çıkmadı. Çıktı da biz görmediysek, ayıp etmişiz demektir. Türkiye'nin makus talihini Sertap Erener, önceki yıl birinci olarak yenmişti ama, söylediği şarkı İngilizceydi. Niyetim, örovizyon tarihini anlatmak değil. Orasını konunun uzmanı Bülent Özveren'e soracaksınız. Size iki saat anlatabilir. Bu yıl ellincisi yapılan yarışmaya, biz daha hangi ismi vereceğimizi kararlaştırmamışken, kaçıncı olduğumuzun önemi nedir, bilemiyorum. Hem artık o yarışma bir lig maçı kadar bile rağbet görmüyor.
KOMŞULUK İlk yurt dışı gezisini Türkiye'ye yapan Irak Başbakanı İbrahim Caferi, komşulara zarar verecek hiç bir faaliyete fırsat tanımayacaklarını vurguladı. Aklı olan komşularına zarar vermekten kaçınır zaten. Bir devlet yöneticisinin ne kadar akıllı olduğuna karar vermek için, komşularına karşı takındığı tutuma bakmak yeterli. İyi de, evvelce komşularını parçalamak isteyen terör örgütlerine yardım eden, onları besleyen ülkelerin liderleri akılsız mıydı sorusu geliyor ister istemez.
KUBBET-ÜS SAHRA'DA ÖĞLE NAMAZI
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Sosyalist Enternasyonal'in Başkan Yardımcısı olarak Kudüs'e gitti. Filistinlilere "Burası İslam'ın en önemli merkezlerinden biri. Biz mücadelenizi destekliyoruz" dedi. Haremüşşerif'i gezen Baykal, Kubbet-üs Sahra'da öğle namazı kıldı. Bendenizin de aklına takıldı... Acaba ikindiyi nerede kıldı?
CEVAPSIZ ARAMA
Katıldığı toplantı sırasında, cep telefonunu "toplantı" moduna getirerek konsantrasyonunu bozmak istemeyen bir yönetici, toplantı bittikten sonra cevapsız aramalar bölümünde gözüken numaraları arar. Tanımadığı bir numarada karşısına bir kadın çıkar. Arada şöyle bir konuşma geçer: - Ben filanca. Az önce beni aramışsınız. - Öyle mi, sizi mi aramışım? Benim adım Semiha ama sizi tanımıyorum. - Ben de sizi tanımıyorum. - Allah Allah... Öyleyse benim telefonumda sizin numaranız ne arıyor? - Ne bileyim? Size sormalı.
GÜNÜN SÖZÜ
Hayat üç günden
ibarettir; dün,
bugün, yarın.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |