AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
İki Namazı Birleştirme Sebepleri

Dünkü yazımızda iki namazın birleştirilmesiyle ilgili sorulara cevap vermeye başlamış, cem kavramını ve türlerini ele almıştık. Bugün ise, iki namazı birleştirme sebeplerini ele alalım.

Birleştirme Sebepleri

İki namazı birleştirmek, sadece hac mevsiminde ve belirtilen iki yerde fukahanın ittifakıyla caizdir:

a) Arafat'ta vakfe yapılan gün öğle ile ikindinin cem-i takdim şeklinde kılınması vakfenin sünnetlerindendir. Bu namazları birlikte ve öğle namazı vaktinde kılmak için üç şart vardır: 1) Arefe günü olması, 2) İhramlı olmak, 3) Cemaat durumunda kılmak.

Bu namazdan önce hac işlemleri hakkında bir hutbe okunur-hutbe okunmasa da olur- ve namaz bir ezan iki kametle kılınır. İki namaz arasında kendi sünnetleri bile olsa nafile namaz kılınmaz. Öğle namazını kendi başına kılan, ikindiyi kendi özel vaktinde kılar.

b) Müzdelife'de Vakfe gecesi akşam ve yatsının birleştirilmesi: Müzdelife'de vakfe yapılırken akşam ve yatsı namazlarının birlikte kılınması cem-i tehir şeklinde olur ve bu vakfenin vaciplerindendir. Akşam ve yatsı namazlarını bu şekilde kılmak için iki şart sözkonusudur: 1-Müzdelife'de olmak, 2-İhramlı olmak. Bu namazlar bir ezan ve kametle cemaatsiz olarak kılınır. İkisi arasında nafile kılınmaz.

Bu iki durum dışında iki namazı birleştirmeyle ilgili sebepler, mezheplerin konuya dair hadisler hakkındaki değerlendirmeleri dolayısıyla hayli tartışmalıdır. Hanefi Mezhebi, yukarıdaki iki durum dışında ancak dün ele aldığımız sûrî cemi kabul ederek, en dar anlayışa sahiptir. Sebepleri en geniş çerçevede değerlendiren ise, Hanbelî Mezhebidir; onlara göre, cuma namazının ve cemaatle namazın terk edilmesini caiz kılan her türlü sebep, namazların cemini de caiz kılar . Bu ikisi arasında yer alan Malikî Mezhebi hanefilere, Şafiî Mezhebi ise hanbelîlere yakın durmaktadır.

Yolculuk (seferîlik), yağmurlu, karlı ve soğuk havalar, çamurlu yol, şiddetli rüzgâr ve fırtına, karanlık, hastalık ve özür, bayılma, baş dönmesi ve eziyet endişesi, kadının emzikli olması, can,mal, namus, iş ve geçim güvenliğinin tehlikede olması, vakti bilememek gibi ihtiyaç, meşguliyet ve sıkıntı doğuran sebepler, bir hayli tartışmalı olmakla birlikte, iki namazı birleştirmek için geçerli sebepler olarak kabul edilmişlerdir.

Caferî Mezhebi, öğle ile ikindi, akşam ile yatsı arasında ortak vakitler anlayışına sahip olduğundan, iki namazı birleştirmeyi sürekli biçimde tanımış olmaktadır. Namazlarını bu ortak vakitler anlayışları doğrultusunda genelde cem yaparak kıldıklarından dolayı, namaz vakitlerini üçe indirdikleri sanılır.

Kuzey Afrika'da ve Uman'da bulunan İbâzîler'e göre ise, namazın vaktinde kılınmasında sıkıntı doğuran her mazeret, cem sebebidir.

Namazları Birleştirebilecekler

Mezheplerin sûrî veya gerçek cem konusundaki görüşleri, farz namazı vaktinde kılma hususunda bazı sıkıntılı ve zorlu durumlarla karşılaşan ve bu yüzden namazını vaktinde kılma imkânını kaybeden müslümanlar için zaman zaman uygulama imkânı verebilir. Sözgelimi ameliyattaki doktor, nöbetteki asker, bekçi ve polis, mesai saatindeki işçi ve memur, çok önemli bir toplantıdaki bilim adamı ve yönetici gibi çalışma ve nöbet saatleri iki namaz vaktini kaplayan müslümanlar öncelikle sûrî cem, ciddî biçimde ihtiyaç duyulduğunda da gerçek cem imkânını dikkate alarak namazlarını gönül huzuru içinde kılabilirler. Yolculuğa başlayanlar, uçak ya da otobüste, oturma yerlerinde imayla kılabilecekleri gibi, tercihan yola çıkmadan önce cem-i takdimle ya da varış ikinci namazın vaktinde kılınmasına fırsat verirse cem-i tehirle iki namazı birleştirebilirler. Örneklediğimiz kişiler, namazlarını cemetmezlerse, mümkünse hemen gününde ilk fırsatta kılamadıkları namazları toptan ve peşpeşe kaza etmelidirler.

Bize soru yöneltenlerin durumuna göre, şu cevapları verebiliriz: Memurlar işyerinde normal vaktinde namaz kılma şartlarına sahipseler, cem yapamazlar. Özellikle öğle ile ikindi vakitlerini kapsayan çalışma saatlerinde her birini kendi vaktinde kılabilme imkânı yoksa, takdim veya tehir yollarından hangisi daha uygunsa buna göre cem yapabilirler. Bununla birlikte cem yapmazlarsa ya da alışkanlık bulunmadığı için cem içlerine sinmezse, vaktinde kılamadıkları namazları hemen ilk fırsatta, hatta mümkün olduğunca gününde toptan ve peşpeşe kaza ederler.

Asker kardeşlerimiz de, memurlara benzer şekilde hareket etmelidirler. Özellikle soğuk havalar, askerler için iki namazı birleştirmeye imkân veren bir sebeptir. Terhisten sonra ise, yukarıda saydığımız gibi çok önemli bir sebep olmadıkça her namazı kendi özel vaktinde kılmalıdırlar.


24 Mayıs 2005
Salı
 
VECDİ AKYÜZ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED