AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Yılın dizisi; "USA mee aşkı"

Amerikan gazeteleri günlerdir yazıyor; "Türkler ABD'yi sevmiyor" diye... En son dün Washington Post yazmış aynısını...

Probleme bak şimdi. Adamlar için acaip sıkıntı. Karınları ağrıyor, mideleri kasılıyor. Bu nasıl yapılır ABDlilere diye.. Paranoyak oldular gittiler.

Şöyle bir düşünün... Biz hemen hergün "Bu İngiliz halkı bizi sevmiyor, şu Almanlar var ya bizden nefret etmeye başladı" tarzından gazetelerimize manşet atıyor muyuz?... Yoo... Ama Amerikalılar şizofren ve mani-depresif vakalarını aştı, Pavlov'un köpeği olayında olduğu gibi acaip bir Türkler üzerine sevgi şartlanmasına girdi.

Olay adeta dizi film senaryosuna döndü. Meksika'da Amerika maçında yüz bin Panço Villa torunu tribünde koro halinde "Usame, Usame" diye bağırdı, umurlarında değil. Onların derdi Türk halkı "USA meee" diyecek, koyun olacak kendileri için... Koyun koyun bakacak sevgi dolu gözlerle... Dünyanın dört bir yanında Amerikan bayrakları yakılıyor, gıkları çıkmıyor. Tek megalomanileri var, günlerdir eline kalemi alan gazeteci "Bu Türkler bizi sevmiyor" diye çarşaf çarşaf yazıyor. Platonik takılmıyorlar, "Sev bizi" diye haykırıyorlar. Türkiye'de binlerce dolar harcayıp, birilerine anket yaptırıyorlar. Binlerce Türk vatandaşına tek tek "Do you love me"" diye sorup, olayı bilimsel istatistik ve verilerle analize kadar gidiyorlar. Durum öyle bir hal aldı ki, kalıbımı basarım Amerika'da tüm hatunlar kırlarda bayırlarda ne kadar papatya varsa yoluyordur ve "Seviyor-sevmiyor" diye çiçeğin beyazlarını koparıyordur. Acaip bir aşk hikayesi bu yahu... Meğer bizim sevgimiz ne kadar önemliymiş ABDliler için. Böyle aşk ancak filmlerde olur, o halde mutlaka dizisi çekilmeli diye düşünüyorum.

Dizi yapımcılarına da buradan tüyo veriyorum. Çekerseniz böyle bir dizi, sarışın bir hatunu oynatın, adı "Amerika" olsun... Kara yağız yakışıklı bir delikanlı da Türk (Kenan İmirzalıoğlu olabilir mesela) ismiyle karşımıza çıksın. Dizinin adı da karşılıksız aşk olsun. Amerika adlı zengin hatun, fakir genç Türk'e aşkını ilan etsin, Türk ben seni sevmiyorum desin. Amerika kafayı yesin, hatta hızını alamasın duvarlara vursun. Yatağa düşüp, sütten, yemekten kesilsin, aşk acısıyla bir deri kemiğe dönsün. Anası babası, dadısı, sülalesi ayağa kalksın, "Bu Türk kim oluyor da bizim kızımızı sevmiyor" diye çıldırsın, bizim gariban Türk'ü işten attırsın. Türk gitsin Avrupa adlı dilbere tutulup, onunla evlensin. Amerika'nın bu evliliğe rağmen aşkı hiç bitmesin. Türk'ü eşini aldatmaya zorlasın. "Sev beni" diye mektuplar yazsın... İkinci eşin bile olurum desin. Hatta deli olup, sokaklara düşsün, "Beni sevmiyoor" diye manyaklar gibi bağırsın, Orhan Gencebay'ın "Sev beni" şarkısını çığırsın.. Amerika'nın babası, kızımızı aşk acısıyla delirtti diye öfkelensin, Türk'ün ailesi içine ajan provokatörler vasıtasıyla fitne fesat sokmaya kalksın. Hatta evini bile yaksın mesela... Bu senaryo yaz yaz bitmez...

Entrika ve aşkın kol gezdiği böyle bir dizi acaip iş yapar gibime geliyor. Hatta Amerikan televizyonlarına bile satabiliriz. Yalnız Avro, yani euro isteyelim.

Doları artık eskisi gibi sevmiyoruz...


12 Nisan 2005
Salı
 
BEKİR HAZAR


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED