|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
15.3.2005 tarihli yazımda 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun değişiklik çalışmalarının tamamlandığını, önemli radikal değişiklikler getirildiğini belirtmiştim. Ayrıca yazımın sonunda "Bu önemli değişiklik önerileri kanunun genel mantığı ve sistematiği içerisinde hazırlanmış, getirilmek istenen değişikliğe paralel diğer maddelerde de uyum sağlanmıştır. Hiçbir maddenin diğer maddelerden bağımsız olduğu söylenemez. Bu nedenle tasarının kanunlaşma aşamasında da bu inceliğe ve özelliğe titizlikle dikkat edilmesi, kanunun temel nitelikli bir kanun olduğunu hatırlayarak, temel mantık ve felsefesine uygun düşmeyen anlık taleplere bağlı olarak değişikliklere meydan verilmemesi gerekir. Çünkü; alt yapısı oluşturulmadan alelacele yapılan değişikliklerin, sorunları çözmek yerine daha da artırdığını hep birlikte gördük, görmeye de devam ediyoruz" demiştim. Daha yazımın mürekkebi kurumadan aklıma gelenin başımıza da geldiğini hep birlikte görüyoruz. Maliye, Hazine ve Bayındırlık Bakanlığı danışmanları ile Kamu İhale Kurumu uzmanlarınca hazırlanarak üzerinde mutabakat sağlanan taslak metin nedense değişti. Bakanlık danışmanı olan arkadaşlarımızın gayretleriyle ortaya maddeleri birbiri ile uyumsuz, kanunun genel felsefe ve mantığını tümden değiştiren ne olduğu anlaşılmayan garip bir metin ortaya çıktı. Vatana ve millete ve sektörlere hayırlı olsun! Şimdi müsaade ederlerse konuyla yakından ilgili bir vatandaş olarak bu gayretkeş arkadaşlara bazı sorular sormak isterim. -Kamu İhale Kurumu uzmanlarıyla birlikte hazırladığınız taslak üzerinde mutabakat sağladığınız halde şimdi neden kabinenin önüne tamamen farklı bir metin koymaya çalışıyorsunuz? -Taslakta re'sen yaptığınız madde değişiklikleri hakkında Kamu İhale Kurumu'nun bilgisi olmadığı halde neden yetkili ve ilgililerine sunarken üzerinde tam mutabakat sağlanan taslak olarak bildiriyorsunuz? -Şayet yeniden bir değişiklik ihtiyacı hasıl olduysa neden asıl yetkili olan kurumun uzmanları ile ortak çalışma yaparak çözüm üretmiyorsunuz da değişiklikleri oldu bittiye getirmeye çalışıyorsunuz? -Yeni önerdiğiniz değişikliklerin kanunu uygulanamaz hale getireceğini ve sistemi kökten etkileyeceğini dolayısıyla kanunla ilgili sorunları çözmek yerine daha da artıracağını göremiyor musunuz yoksa bizim bilmediğimiz ama sizin bildiğiniz bir şey mi var? Kamu İhale Kurumu yaklaşık iki yıldır bu kanunu uyguluyor. Kanunun uygulanması ile ilgili gerek idarelerin gerekse sektörün her türlü sorunu kuruma iletiliyor. Bu nedenle sorunların tespiti ve çözümü konusunda en yetkin otorite Kamu İhale Kurumu'dur. Şimdi bu kanunu hayatında hiç uygulamamış, uygulamayı denetlememiş, mevcut yasanın felsefesinden dahi haberdar olmayan birileri çıkıyor ve ortak aklı yansıtan bir metni pervasızca, kendi kendine değiştirebiliyor. Yasa yapmak hele de bu bir temel yasa ise derin bir kültür ve tecrübe gerektirir. Değişiklik esnasında koyacağınız bir kelimenin dahi diğer maddelerde, yasanın temel amaç ve mantığında ne tür değişiklikler getireceğini, uygulamada doğuracağı kısa ve uzun vadeli etkileri önceden hesaplamak zorundasınızdır. Ben yaptım oldu yaklaşımıyla hareket ederseniz ileride telafisi mümkün olmayan sorunlarla karşılaşırsınız. Müsaade edin konunun yasal ve fiili muhatabı olan Kamu İhale Kurumu bilgi ve tecrübe birikimini düzenlemelere aktarabilsin. Kaldı ki; kurum ilgili bakanlık ve idarelerden gelen her türlü makul ve mantıklı talebi olumlu karşılamış ve değişiklik tasarısına koymuştur. Şimdi kalkılıyor, müteselsil sorumluluk- müşterek sorumluluk gibi mahiyetini ve farklılıklarını ayırt edemedikleri kavramları istedikleri yerlerde kullanıp, ihalenin karakteristik özelliği, organizasyon, metodoloji gibi tarife muhtaç, net olmayan, hukuk dilinde kullanılmayan ifadelere yer veriliyor. Kanuna yeni girecek olan "çerçeve anlaşmaların" mantığı bir yana bırakılarak danışmanlık hizmetleri gibi yasada özel düzenlemelere tâbi olan bir alım çerçeve anlaşmalara taşınmakta, danışmanlık sektörü 3 yıl boyunca rekabete kapatılmaktadır. Bunlarla da kalmayıp Kamu İhale Kurumu'nun kendi şikayet inceleme sistemine bile müdahale edilmektedir. Bu dostlarıma bir tavsiyede bulunmak isterim. Yasa yapmak ve değiştirmek ciddi bir iştir. Deneme yanılma yöntemiyle yasa yapılmaz. "Acemi nalbant" misali Kamu İhale Kanunu gibi önemli ve temel bir kanun üzerinde yasa değiştirme tecrübesi elde edilemez, isbat arzusu giderilemez, kişisel tatmin sağlanamaz. Böyle bir davranış ülkeye, devlete ve bin yıllık Türk kamu bürokrasisine haksızlık olur.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |