|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Amerikan yönetimi, dünyanın bütün banka kayıtlarını izlemek için şeytanca bir plan üzerinde çalışıyor. İstihbarat reformu ile birlikte hazırlanan çalışma ile, Amerika dışındaki bankalar üzerinden uluslararası sermaye transferleri izlenecek. Yani ABD bütün banka hesaplarını denetleyecek! Planın amacı, terör finansmanını kontrol altına almak olarak açıklanıyor. Bugüne kadar milyonlarca dolar terör finansmanı olduğu gerekçesiyle donduruldu. Yine ABD'de Suudi Arabistan aleyhine bir trilyon dolarlık tazminat davası açıldı. Gerekçe; 11 Eylül saldırılarında Suudilerin rolü… Oysa asıl gerekçe, ABD bankalarındaki Suudi sermayesine el koymanın yolunu açmaktı. Tam bir yağmacılık! Şimdi ABD nereye giderse sermaye oradan kaçıyor. Amerika toprakları sermaye için güven vermediği gibi, ABD'nin dünyanın başka bölgelerinde varlığı güçlendikçe para oradan da kaçıyor. Mesela şimdilerde Lübnan bankalarından kaçan kaçana! Yağma ve talan, işgallerin dışında bu yollarla da sürdürülüyor. Bu nedenle siyasi olarak güven kaybeden Amerika, ekonomik olarak da güven vermiyor. Plan, aslında küresel ekonomiyi kontrol etmeye dönük genel stratejinin bir parçası. Terörle mücadele adı altında, terörle hiç ilgisi olmayan icraatlara bir yenisi daha ekleniyor. Nasıl olsa dünya bu yemi yutuyor. Enflasyon tehlikesi, borç ve ticaret açığı ile boğuşan Amerika, terör kamuflajıyla askeri/güvenlik alanında elde ettiği kazancı ekonomik alanda da sürdürmeye çalışıyor. Sosyal güvenlik sistemi çökmek üzere olan, toplam borcu askeri harcamalar ve işgaller hariç yaklaşık "sekiz trilyon dolar"a yükselen, dış ticaret açığı yakında trilyon dolarlarla ifade edilecek olan, dünyanın hemen bütün ülkeleriyle ticaret savaşı içinde bulunan ABD, askeri olarak çok geniş coğrafyaya yerleşse de, içeriden o kadar da umut verici bir gelecek tablosu çizemiyor. Geçenlerde yayınlanan 672 sayfalık rapor, ABD'nin Çin, Avrupa Birliği, Kanada, Japonya, Hindistan gibi büyük ekonomilerin yanında dünyanın hemen her bölgesiyle korkunç bir ticaret savaşı içinde olduğunu ortaya koydu. Çin-ABD arasındaki ticaret, ABD'nin en büyük sorunu haline geldi. Kanada ve Latin Amerika'dan Avrupa'ya, Doğu Asya'dan Güneydoğu Asya'ya kadar hemen bütün bölge ve bölgesel güçler, ABD'ye karşı ekonomik bir savaş veriyor. Mesela AB ve Kanada 1 Mayıs'tan itibaren bazı ABD ürünlerine yönelik vergi oranını yüzde 15 artıracak. Tek kutuplu dünya sistemi sadece askeri harcamalarla, haksız ve ahlaksız işgallerle kurulamıyor. Dünya büyük bir ekonomik savaşa doğru gidiyor. Rusya, Çin, Hindistan, Avrupa Birliği ve yakın çevreleri ABD'ye karşı şiddetli bir ticaret savaşının ilk adımlarını atıyor. Muhtemelen ABD'nin küresel askeri hakimiyetine karşı en etkili yöntem olacak bu çıkış, sadece ekonomik alanda kalmayacak. Siyasi ve askeri alanda da kendini gösterecek. Laos'ta toplanan ASEAN ülkeleriyle Çin, Japonya ve Güney Kore, "dünyanın en büyük ortak pazarı"nı kurma konusunda anlaştı. ABD'nin jandarmaları olan Avustralya ve Yeni Zelanda'yı dışlayan ve 2 milyarlık nüfusu içine alan dev ortaklık ABD'nin bölgesel nüfuzunu sınırlayacak bir gelişme olarak tanımlanıyor. 18-24 Nisan'da 55 ülkenin lideri Endonezya'nın başkenti Cakarta'da bir araya gelecek. Asya ve Afrika ülkeleri zirvesi olarak planlanan toplantı, 1955'teki Bandung Konferansı'nın 50. yıldönümünde yapılıyor ve zirveye 105 ülke davet edildi. Asya ile Afrika arasında ortaklıkların karara bağlanacağı zirvede, dünya nüfusunun yüzde 73'üne karşılık gelen 4.6 milyar kişi temsil edilecek. Yani Bağlantısızlar Hareketi yeniden canlandırılacak. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "Moskova-Pekin-Yeni Delhi Ekseni" sanki gerçekleşiyor. Rusya ile Çin arasında sürdürülen stratejik ortaklık süreci, Çin ile Hindistan arasında kendini gösterdi. ABD'nin Asya'nın üç gücünü birbirinden uzaklaştırma politikası anlaşılan başarısızlığa sürükleniyor. Putin, 2.5 milyar nüfusu içine alacak ortaklığın ABD'nin Asya'daki nüfuzunu kıracağını ve çok kutuplu dünya arayışını mümkün kılacağını söylemişti. Üç ülke arasında milyarlarca dolarlık silah ticareti mevcut ve ABD'nin füze savunma sistemine karşı Rusya iki ülkeye destek öneriyor. Moskova Yeni Delhi'nin BM Güvenlik Konseyi'nde daimi üyeliğine bu çerçevede destek veriyor. Şanghay Bloku'na Hindistan'ın da üye olması konuşuluyor. Rus-Çin ortaklığı enerjiden askeri işbirliğine kadar çok geniş bir alanı kapsıyor. Çin Başbakanı Wen Jiabao ve Hindistan Başbakanı Manmohan Singh dün Yeni Delhi'de "Çin-Hindistan Ekseni"nin temellerini attılar. Sınır sorunlarının giderilmesinden ticarete, enerji ortaklıklarından askeri stratejik ortaklıklara kadar hemen her alanda derin anlaşmalara imza atıldı. Ortaklığın küresel boyutlarını gizleme gereği duymayan ki ülke, çok kutuplu dünya sistemi çağrıları yaptı. Küresel sorunlara ve tehditlere karşı ortak hareket etme kararı aldı. Tıpkı Rusya ve Çin'in yaptığı gibi. Mesela, Hindistan'ın bilgisayar yazılımındaki uzmanlığıyla Çin'in bilgisayar donanım malzemeleri üretiminde yeteneği birleşirse, iki ülke dünya bilişim teknolojileri sektörüne önderlik edebilir" denildi. Dünyanın en büyük iki nüfusunu ve en hızla gelişen iki ekonomisini bir araya getiren ortaklık, öncelikli etkisini ABD'nin Asya'daki varlığı üzerinde gösterecek. Rusya'nın hem kaynak hem de ticari açıdan enerjideki üstünlüğü ortada. Hindistan ve Çin sadece İran'la 150 milyar dolarlık enerji anlaşmaları yaptı. Yine dünyanın en büyük petrol üreticisi Suudi Arabistan, Soğuk Savaş dönemindeki en büyük düşmanı olan Rusya ile dünya petrol fiyatlarının belirlenmesi ve savunma alanlarında işbirliği anlaşmaları yaptı. Türkiye, gözünü açmalı. Amerika dışında da bir dünya var ve devleşiyor. Sadece Avrupa Birliği yeterli olmayacak. 21. yüzyılın en keskin aktörleri Asya'dan yükseliyor. Ufkumuzu sadece Kafkaslar'a ve Orta Asya'ya değil, Uzak Asya'ya kadar genişletmeliyiz. Avrupa ve Ortadoğu/Afrika'ya yönelik çıkışı köklü bir Asya stratejisiyle güçlendirmeliyiz. Artık tek kutuplu dünya da kalmadı, Amerika'nın süperliği de. Wolfowitz ve sözcülerinin dünyasına mahkum olursak, hem Batı'nın hem de Doğu'nun dışında kalacağız. Yani kaybedeceğiz..!
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |