|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Sevgili hocam. Yeni Şafakta yazmaya başladınız. Hayırlı olsun. Sizi takip ediyorum. Daha çok güncel dini problemler ve yapıla gelen bazı yanlış uygulamalara yer vermenizi bekliyoruz. Ülkemizde cuma namazı kılınışı hakkında bir yazı yazarsanız (16 rekat uygulaması) faydalı olur diye düşünüyorum. Selamlar.. Başarılar.. (Hasan TANRISEVER, İlahiyatçı/İdareci) Geçen hafta pazartesi ve salı yazılarında sorunuzun bir kısmını cevaplamıştım. Cumayla ilgili başlıca tartışılan diğer önemli sorunları da ele aldıktan sonra, şimdilik son konu olarak cumanın kılınışıyla ilgili bölümü iki yazıda ele almaya çalışacağım. İslâm dünyasında ve bu arada ülkemizde cuma namazının özellikle ilk sünnetten önceki tahiyyetü'l-mescid ile farzdan sonraki sünnetleri ve zuhr-ı âhir tartışma konusu olmaktadır. Cumanın farzından önceki namazlar Tahiyyetü'l-mescid namazı: Camiye ziyaret amacıyla bile olsa girişte bir saygı ifadesi olarak kılınan tahiyyetü'l-mescid, iki rekatlik nafile bir namazdır. Cuma günleri ise, bu namaz özel bir görünüm kazandığından, tartışma konusudur. Buna göre, hutbenin başlamasından önce kılınması ittifakla sünnettir. Cumaya geç gelip hutbe okunurken kılınması, Hanefilere göre süresi dolduğundan ve hutbenin önemini azaltacağından mekruhtur; Şafiilere göre ise sünnettir, nitekim ülkemizde de bu mezhebe bağlı olanlar tahiyyetü'l-mescid namazını hutbe okunurken de kılmaktadırlar, ama çoğunluğu Hanefi olan ülkemiz insanları bu durumu biraz yadırgamaktadır. Sünnet bir namazla ilgili bir değerlendirme farklılığına dayandığından, abartmaya kaçmamakta ve karşılıklı anlayış ve esneklik göstermekte yarar vardır. Cumanın ilk sünneti: Çoğunluğun görüşüne göre, cumanın farzından önce ilk sünnet adıyla bir namaz vardır; Hanbelî bilgin İbnu'l-Kayyım'a göre ise, Peygamberimiz cuma günü camiye gelince doğrudan minbere çıkar, iç ezanı dinledikten sonra hutbeye başlardı. Hanefilere göre, cumanın ilk sünneti dört rekattır. Cumanın farzı Cuma namazının farzının iki rekat olduğu ve cemaatla kılınış konusu tartışmasızdır. Cumanın farzı diğer gündüz farzlarının aksine kıraat açıktan yapılarak kılınır. Cumanın farzı kılınırken çevre şartlarına göre hareket ederek çok uzun tutulmamalıdır. Bazı imamlar, cuma namazının bu özelliğini dikkate almadıklarından sekiz-on uzun âyeti veya bu uzunlukta bir sûreyi tek rekatta okuyarak -Peygamberimizin tavsiyesinin aksine- usandırıcı olmaktadırlar. Kıraat, iki-üç âyeti veya onlara denk kısa sûreleri geçmemelidir. Cuma farzı sonrasındaki sünnet namazlar ve zuhr-ı ahir Cumanın son sünnetleri: Hz. Peygamber'in (s.a.) cumanın farzından sonra kaç rekat namaz kıldığı konusunda iki, dört ve altı rekatlık son sünnet namazı olduğu rivayetleri vardır. Mezhepler, bu rivayetleri değerlendirerek Hz. Peygamber'in yolunu tutmak istemişlerdir. Bu konuda Hanefi mezhebi, önceki dört, sonraki iki rekat olmak üzere altı rekat bulunduğunu tercih eder; nitekim ülkemizde bu görüşe göre hareket edilmektedir. Şafiiler ile Malikîler, dört rekat olduğu rivayetine dayanırlar. Hanbelîler ise, hiç kılınmayabileceğini, kılınırsa iki, dört veya altı rekat olarak kılınabileceğini kabul ederler. Bazı görüşler ise, cumanın son sünnetinin altı rekat olduğunu benimser. Her şeye rağmen, cumadan sonraki sünneti, herkes vakti ve fırsatı varsa bu görüşlerden bağlı olduğuna göre kılmalı, vakti olmadığından cumanın farzından sonra camiden ayrılanlar kınanmamalıdır. Ama cumanın farzından sonra kaçar gibi de çıkılmamalıdır. Erken ayrılma durumunda olanlar, çıkışa uygun yerleri tercih etmelidir. Camide cumanın son sünnetlerini kılma arzusunda olanlar da, kasten yaparcasına en arka duvara dayanıp cumanın farzından ya da dört rekatlık son sünnetinden sonra camiden ayrılmak isteyenleri engelleyici bir duruşu ve gösteriş yapar gibi uzun kılışı tercih etmemelidir. Bu sevimsiz durumla maalesef çok sık karşılaşıyoruz. Zuhr-ı Ahir: Zuhr-ı âhirden maksat, bazıları tartışmalı olan şartları dolayısıyla cumanın sahih olmaması ihtimaline karşılık yedek öğle namazı gibi günün öğle namazını kılmaktır. Öyle ki bazı ülkelerde, cuma namazından sonra, öğle namazının cemaat halinde yeniden kılındığına bile rastlanmaktadır. Ayrıntıyı hak etmesi dolayısıyla bu konuyu bir sonraki yazıda ele almamız uygun düşecektir. Bu durumda, tahiyyetü'l-mescid namazını saymazsak, Hanefiler açısından cuma namazının miktarıyla ilgili olarak dördü ilk sünnet, ikisi farz, dördü son sünnet ve dördü en son sünnet olmak üzere toplam oniki rekatlı olduğu sonucu ortaya çıkar; kılınmasını savunanlar açısından ise dört rekatlı zuhr-ı âhir namazını da ekleyince toplam onaltı rekat olur.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |