AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Papanın cenaze töreni ve misyonerlik okulları

Tarih bütün mesafeleri eritecek kadar yaklaşırken, biz neredeyiz? Erbakan, Başbakanlık konutunda dini önderlere iftar yemeği verdi diye mi 28 Şubat'ı yaşamıştık biz?

Yaşadıklarımız anlamlandıramayacağımız kadar uzakta mı?

Misyonerlik faaliyetlerinin Rahşah Ecevit'i bile endişelendirdiği, din değiştiren Müslümanlar üzerine İlahiyat Fakülterinde, Sosyoloji bölümlerinde tezlerin yazıldığı 2005 Türkiye'sinde, yaşlı papanın sanki beklenmeyen bir durum gibi sunulan ölümüne bakarken, kendimize rastlamamız mümkün mü?

Şimdiye kadar Türkiye'de ya da dünyada hangi dini liderin ölümü bu kadar "şiirsel ve saygın" bir dil ile haber yapıldı "bizim televizyonlarımızda"?

Şahidi olduğumuz günümüz Misyoner faaliyetleri bir tekerrür hikayesi olarak karşımızda. İlkine tarihimiz, Tanzimattan sonra muhatap olmuştu. Devlet büyükleri ülkemizde kendi okullarını açan Batılı ülkelerin derin emellerini anlamayacak bir basiretsizliğin pençesinde idi. O kadar ki, devletin yabancı okullarla ilgili bir yönetim politikası olmadığı için Padişah Sultan Abdülmecid (9 Aralık 1857) İngiltere'nin İstanbul sefiri Lord Stratford R.Canning'in eşine kız okulu yaptırması için arsa ihsan etmişti.

İhsan edilen arsalar üzerine bina edilen okullara, Osmanlı aristokratları oğullarını ve kızlarını göndermekte hiç tereddüt etmedi. Maksat yabancı dil öğrenmek, medeni milletler seviyesine yükselmek idi. Kızlarını misyonerlerin açmış olduğu özel okullara göndermeyenlerin evlerinde de zaten matmazeller mürebbi olarak evin daimi üyesiydiler.

1867 tarihinden itibaren yabancılara emlak ve arazi satılmasıyla birlikte hile ve desiselerle Papazlar ve misyonerler edindikleri arazi üzerinde kilise ve okullar açmaya başladı. Cevdet Paşa bu satımlara karşı çıkarak "Frenkler bir şeye ancak tırnak iliştirirlerse uğraşa uğraşa bir rahne açmak konusunda oldukça beceriklidirler" diye karşı çıktıysa da bu karşı çıkış yerini bulmadı.

Abdülhamit zamanında misyoner okulların sayısında tam bir patlama oldu. Kendi zamanında yabancı okulların bu derece artış göstermesinden Padişah 1902 tarihli iradesinde Kamil ve Münif Paşaların müsamahalı davranışlarını mesul tutuyor. O padişah ki istibdat ile adı birlikte anılıyor ve fakat ülkesindeki misyoner faaliyetleri konusunda iki paşa'nın adını anmak zorunda kalıyor.

Teba-ı Sadıka olarak anılan Osmanlı Ermenilerinin Osmanlı cemaat olarak ayrılmaları misyoner faaliyetleri ile başlıyor. Bir taraftan Fransız Katolik okulları Ermenileri Katolik yaparak kendi cemaatlerinden ayırırken, diğer taraftan İngiliz ve Amerikan Misyoner okulları Ermenileri Osmanlı Devletine karşı kışkırtıyor. Dün Ermenileri Osmanlı'ya karşı kışkırtmış olan Amerika, bugün koparamadığı her taviz sonrası Ermeni kartını masaya çıkarıyor.

Yabancılara mülk satılmasıyla canlanan Misyoner faaliyetleri Tanzimat sonrasında gündemimize girmiş, Birinci Dünya Savaşı'nın çıkması ile birlikte yabancılara verilen imtiyazlar ortadan kalktığı için yasaklanmıştır. Ne var ki, işgal altındaki Osmanlı Topraklarında misyonerler, çalışmalarını hat safhaya vardırmışlardır. Cumhuriyet ile birlikte misyoner faaliyeti yapan kurum ve kuruluşlar yasaklanmıştır. Şimdi AB hikayesi içinde yabancıların mülk edinmesi- bunun içine Ulusal tv kanalı bile dahil- misyonerlik faaliyetlerinin mümbit alanı olarak tekrar tapu altına alınmış oluyor.

Dün de Güneydoğu ve Doğu Anadolu; ahalisi arasında Kürtler ve Ermeniler, Süryaniler olduğu için bire on veren verimlilikte görülüyordu emperyal güçler için, bugün de. Değişen şu: O dönemde Kürt halkı, İslam dininin kuşatıcı paydasında eşitlenmeye razı olduğu için, köylerinden toprak almaya gelen papazları kovuyordu. O dönemde hanelerde bizi biz yapan değerleri yozlaştıran tv programları olmadığı için, iyinin iyi, kötünün kötü olduğu konusunda bir basirete sahipti halk. Bu gün? Emin değilim.

Yukarıdaki bilgileri Dr Şamil Mutlu'nun, Gökkubbe Yay. arasından çıkmış olan "Osmanlı Devleti'nde Misyoner Okulları" adlı kapsamlı çalışmasından edindim. İtina ile hazırlanmış olan misyoner faaliyetlerine dair listelerin (hastane, okul) coğrafi olarak dağılımını muhakkak görmeniz gerekiyor.


15 Nisan 2005
Cuma
 
FATMA K. BARBAROSOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED