AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Denktaş'tan Talat'a yeni "milli politika"

Hafta sonu Türkiye'nın hem dış hem de iç politikalarıyla yakından ilgili bir tarihi adım gerçekleşecek. KKTC'de Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılıyor. Bu küçük ülkede, bir yıl içinde üçüncü kez sandığa gidiliyor. Referandum, erken genel seçimlerden sonra bir numaralı koltuk da el değiştiriyor.

Bütün Ada'nın en karizmatik ve önemli isimlerinden birisi olan Rauf Denktaş, "saray"a veda ederken büyük ihtimalle yerini Mehmet Ali Talat'a devredecek. Sadece koltuk sahibi değişmekle kalmayacak, KKTC'nin geleneksel politik doğrultusu da değişime uğrayacak. Esasen, bu değişim 24 Nisan 2004 referandumu sonuçlarıyla tetiklenmiştir. Denktaş'ın liderliğini yaptığı Anan Planı'na "hayır" cephesi yenilgiye uğramış ve sadece yüzde 35 oy alabilmiştir. Evet'lerle hayır'lar arasındaki dramatik fark, Denktaş'ı halkının yönelimlerinin karşısına düşen bir lider haline getirmiştir. O ise bunu, Kıbrıs Türklerinin kandırıldığı gibi sıradan bir değerlendirmeyle açıklamaya çalıştı. Geçen süre içinde, KKTC'ye yönelik izolasyonların kalkmamasını da bu görüşüne delil olarak gösterdi.

Referandum sonuçları sadece KKTC'deki siyasal dengeleri sarsmakla kalmamış, milli politikanın niteliğini de değişmiştir. Çözüm ekseninde, çözümü hedefleyen ve Türkiye'nin çıkarlarının Kıbrıs'ta anlaşmaya bağlı olduğuna inanan yeni konsept ikame olmuştur. Doğal olarak da, yıllardan beri çözümü değil oyalamayı ilke edinen Denktaş ve ekibi bu yeni politikanın dışına çıkmaya başlamışlardır.

Yeni politikaya uyum sağlayamamak özellikle Rauf Denktaş için anlaşılabilir bir davranıştı. Zira, hayatını "iki ayrı devlet" idealine adayan bir lider olarak makas değiştirmesi zordu. Yine de Anan Planı'nın Kıbrıslı Türlere, Rumlardan daha fazla avantaj sağladığı gerçeğini itiraf edemedi. Rumların "hayır" demesinin de, bu gerçeği ispatladığını görmezden geldi, kamuoyunda da görmezden gelinmesine, yok sayılmasına çalıştı.

İşte bu tabloda, Pazar günü yapılacak seçimlerde Denktaş'ın yerini Talat'a devrediyor olması garip bir tecellidir. Talat yıllarca Denktaş'a karşı mücadele etmiş; partisi CTP'nin politikalarını büyük ölçüde kişisel muhalefetin üzerine oturtmuştur. Talat ve arkadaşları 30 yıla yakın bir süredir KKTC'deki Denktaş düzenine karşı mücadele etmişlerdir. Yıllarca başarısız bir politik sonuca mahkûm olduktan sonra, politikalarındaki değişim, yenilenme ve Türkiye'ye yönelik tavırlarındaki kırılma Talat'ın meşruiyet sorununu azaltmıştır. Denktaş bile, babacan tavırlarla CTP liderine yönelik sempatik yaklaşımlar sergilemeye başlamıştır.

KKTC Pazartesi günü yeni bir politik düzene uyanacaktır. Anketlere göre Talat'ın seçilmek için gereken yüzde 50 oyu ilk turda alması kuvvetli ihtimaldir. Referandum rüzgârları CTP liderini en üst pozisyona kadar taşımıştır. Talat, Cumhurbaşkanı olursa da CTP'nin Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer Başbakanlık koltuğuna oturacaktır.

Böylelikle, KKTC'nin yakın geleceğinde CTP politik sınıfı egemen olacaktır. Ancak, bir yıl önce gerilim yaratabilecek bu durum, söylemlerinde ve politikalarındaki ciddi değişiklik nedeniyle bugün Talat ve arkadaşları için problem teşkil etmemektedir. Yeni yapılanma onların daha sorumlu ve daha dikkatli olmalarını da zorunlu kılacağı için endişeler gereksizdir. Talat'ın kısa sürede elde ettiği müzakere ve diplomasi tecrübesi yeni yapılanma için ayrıca avantajdır.

Dahası, Kıbrıs'ta kim iktidar olursa olsun nihaî kararı Türkiye vereceği için, KKTC'nin Kıbrıs politikası içindeki payı abartılmamalıdır da…



15 Nisan 2005
Cuma
 
MUSTAFA KARAALİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED