AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Müşterek dua

"Cenab-ı Hak heman aklımızı korusun."

Şu sıralarda dilimizden düşürmememiz gereken dua bu. Medya bütün gücüyle aklımızı karıştırmak için devrede. Birbiri ardına meydana gelen olaylar akıl karıştırmada birebir. Daha önce "Sakın ha!" diye uyarıldığımız teorileri vaktiyle o uyarıyı yapanlar dillendiriyorlar şimdi. Her köşe başında 'tuhaf' ve 'garip' yeni fikirlerle karşılaşılıyor. Böyle bir ortamda yön-yordam tutturabilmek için gerçekten berrak zihinlere ihtiyacımız var. Duayı ihmal etmeyelim.

Papa 2. John Paul'un vefatı sonrasında sağda-solda çıkan haber, yazı ve değerlendirmelere göz atıyor musunuz? Katolik Kilisesi içerisinde 'Opus Dei' diye bir 'derin kilise' olduğu bu vesileyle öğrenildi. Konuyu dizileştiren gazetenin görüştüğü bir Türk bilimadamı, "Aman" diyordu geçen gün, "Bu konu üzerinde fazla durmayalım, tehlikelidir..." İfadelerinden gerçekten korktuğu anlaşılıyordu o bilimadamının... Papa ölmeseydi 'papalığın gücü' hakkında hiçbir şey bilmeyecektik; Papa öldü, şimdi o kadar çok bilgi sahibi olduk ki, bu bilgilerin ne kadarı doğru içinden çıkamıyoruz...

Ben ki bu işlere meraklıyım, hayatımın hiçbir döneminde bu denli yoğun bir 'komplo teorisi' kampanyasına mâruz kaldığımı hatırlamıyorum. Her kafadan bir ses çıkıyor ve herkes görünenin ötesinde bir şeyler arıyor; her olayın ardında bir başka sebep aramaya 'komploculuk' damgası vuranlar bile, konuşma ve yazılarıyla bu süreci destekliyorlar...

Sadece bizde değil, dışarıda da...

Size güncel bir örnek vereyim. "Aklı her şeyden üstün tutan, gördüğünden başkasına inanmayan, alengirli konulara ödün vermeyen bir ulus ismi söyleyin?" diye sorsam herhalde aklınıza ilk Almanlar gelir, değil mi? Ne dediğini bilen, yanlış anlaşılmaktan korktuğu için üç düşünüp bir ifade eden mantıklı insanlardır Almanlar ve dünyanın başına iki büyük savaş derdi açmak, Hitler'in peşine düşmek gibi 'günahları' da onları dikkatli olmaya zorlar...

Der Spiegel dergisi internet sitesinde karşıma çıktı. Ülkenin en yüksek makam sahibi kadın politikacısı Antje Vollmer'i 'komploculuk' ile suçluyor dergi. Yeşiller Partisi'nden Bundestag'a (Millet Meclisi) başkan yardımcısı seçilmiş olan Bn. Vollmer, Papa 2. John Paul'ün ölümü üzerine yaptığı bir konuşmada iki teoriyi birbiri ardına sıralamış: "ABD yönetimi son iki yılı bütünüyle kaplayan Katolik papazların 'oğlancılığı' ile ilgili iddialarını sağlığı bozuk Papa'yı daha da zayıflatmak üzere kasten ortaya atmış... Polonya'nın Irak'a açılan savaşa en kalabalık askerî güçle katılmasını da Vatikan'ı insanların gözünden düşürmek için istemiş ABD..."

Spiegel, "Ülkenin en güçlü politikacısı olmayabilir, ama makamı en yüksek kadın politikacı olduğu muhakkak. Konuştuğunda halkın kulak verdiği biri. Geçen hafta, Almanya'da zaten fazlaca revaç gören Amerikan-karşıtı komplo teorileri ile temeli olmayan benzerlikler arama gayretlerine hiç utanmadan katkıda bulunduğunu gördüğümüzde bir hayli şaşırdık" diye yazıyor...

Herhalde 'Amerikan-karşıtlığı' deyimine dikkat etmişsinizdir. Amerikalıların neredeyse yalnızca Türkiye'de varmış gibi sundukları o hava meğer Almanya'da da epey yaygınmış... Bizde Ak Partili bir komisyon başkanı, Felluce'nin harap edilmesine fazla tepki verdi diye Amerikalılar demediklerini bırakmadılar. Spiegel, 2002 Eylülünde, o zamanki Adalet Bakanı Herta Daubler-Gmelin'in George W. Bush'u Adolf Hitler'e benzettiğini hatırlatıyor... Alman politikacının bunu koltuğunu kaybederek ödediği anlaşılıyor... Hatırlattığı bir başka kişi de, 11 Eylül saldırılarının 'CIA-Mossad ortak operasyonu' olduğunu iddia eden Anreas von Bülov... Eğitim ve bilimsel araştırma bakanlığı yapmış von Bülov, bu iddiayı ortaya atana kadar, ülkenin en itibarlı politikacılarından biri kabul ediliyordu.

Vollmer, geçen çarşamba akşamı 'Berlin Mitte' adlı tv programına katılmış. Ağzını açtığında, ilk yaptığı, Papa'nın cenaze törenindeki eski ve yeni ABD başkanlarının görüntüsünü övmek olmuş... "Ama ardından, uçuruma atlayıverdi" diyor Spiegel... "Papa'nın memleketi olduğu için Polonya Irak'ta işgal gücü yapıldı; tam o sırada da Katolik Kilisesi'ne karşı 'oğlancılık' iddiaları cepheye sürüldü" diyen Volmer'in bir dediği de şu: "Arada böylesine bir güç kavgası olduğu halde ABD başkanlarının Vatikan'a gitmesini çok garip buluyorum..."

Dergi, tahmin edilebileceği gibi, konuya eleştirel açıdan yaklaşıyor. Sadece haber vermekle yetinmiyor Spiegel, Henryk M. Broder imzasıyla bir de başyazı ayırmış konuya. Yazar, söylenene de cevap veriyor, ama bir şaşkınlığını aktardıktan sonra: Vollmer'in teorisini dile getirdiği programın öteki katılımcılarından hiçbiri işittiklerinden rahatsızlık duymamış, itiraza kalkışmamış...

Görüyorsunuz, dünyanın aldığı yeni biçim, gelişmeler, mantık âbidesi bildiğimiz Almanları da etkilemiş... Amerikan-karşıtlığı almış başını öyle gitmiş ki, ağızları kilitli politikacılar bile aykırı teoriler dile getirebilir hale gelmişler; aykırı teorilere cevap vermesi beklenen başkalarının sessiz kalması da cabası...

Dünyanın gidişine bakıp da vird-i zebân etmemiz gereken duayı bir daha tekrarlamamak mümkün mü: "Cenab-ı Hak heman aklımızı korusun." Amin.


15 Nisan 2005
Cuma
 
TAHA KIVANÇ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED