|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı seçimleri bir devri bitirip, yenisini başlattı. Statükocu tavrıyla bilinen Denktaş döneminin kapanması ne derece önemliyse, değişim ve çözüme endeksli siyasi dile sahip Talat'ın Cumhurbaşkanı olması da Kıbrıs'ın geleceği açısından o denli belirleyicidir. Yeni açılan sayfada "iç siyasi dengeler" ve "rekabet denklemi" tümüyle yenilenecek ve farklılaşacaktır. Nitekim Denktaş'ın seçimlerde aday olmamasına rağmen, Talat seçim kampanyasını Denktaş'a ve Denktaşçılığa karşı yürüttü, yüzde 55 oyu biraz da bu şekilde kazandı. Bu durum bir yandan değişim istikametinde "toplumsal talep yükselmesi"nin, Kıbrıs halkının "asli siyasi sorun"a ağırlık koymasının "nihai aşaması"nı ifade etmektedir. Diğer yandan aynı durum siyasi açıdan ve özellikle Talat açısından değişime ve değişimciliğe ilişkin yeni bir dilin, duruşun üretilmesini kaçınılmaz kılmaktadır. Talat'ın seçilmesiyle, Denktaş mantığının önemli ölçüde geride bırakılmasıyla tüm sorunların çözülmediği, çözülemeyeceği açıktır. Örneğin Rum mülkleri üzerinde son dönemlerde inşa edilen 6 bin villa gibi temel mülkiyet meseleleri, nihai çözüm için verilmesi gereken kimi tavizler ve güvenlik meselesinin gözetilmesi gibi zıt kutuplarıyla "sıcak patates" bundan böyle Talat'ın kucağındadır. Talat siyasetçiliği ve mahareti bu aşamadan sonra ortaya çıkacaktır... Kıbrıs'ta siyasi perde asıl şimdi açılıyor. 12 Nisan 2005 tarihinde kaleme aldığımız "Tahrik ve Tahrikçiler" başlıklı yazıya gelen bir tekzibi yayınlıyoruz. Tekzip Metni 1. Gazetenizin 12 Nisan 2005 tarihli nüshasının 4. sayfasında "Tahrik ve Tahrikçiler" başlığı altında Ali Bayramoğlu imzasıyla yayınlanan yazılarda müvekkilimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın kişilik haklarına çok ağır şekilde saldırılmıştır. 2. Ali Bayramoğlu yazısında '... Kadırga TV, MGK'nın bir dönem devşirdiğini açıkladığı, özellikle Trabzon bölgesinde yapılan her toplantıda benim de birkaç kez şahit olduğum üzere provokasyon yapmayı adet haline getirmiş, bir dini cemaatın, Haydar Baş'ın televizyonuydu.' şeklindeki ifadelerle müvekkilimiz hedef alınarak kişilik haklarına tamamen haksız olarak saldırılmıştır. 3. Yazıda bahsedilen Kasırga TV veya Kadırga TV ile müvekkilimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın hiçbir zaman hukuki veya fiili olarak ilgisi yoktur ve olmamıştır. Yine yazıda bahsedilen MGK ve MGK açıklamaları ile herhangi bir şekilde hukuki veya fiili olarak ilgisi yoktur ve olmamıştır. 4. Trabzon ilimizde meydana gelen olayla ve diğer iddialarla müvekkilimizin hiçbir ilgi ve alakası yoktur. Müvekkilimiz Prof. Dr. Haydar Baş, Bağımsız Türkiye Partisinin genel başkanıdır. Aynı zamanda ülkemizin yetiştirdiği, uluslararası alanda ün sahibi saygın ve mümtaz bir ilim adamıdır. Müvekkilimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın hayatında hukuk dışı hiçbir faaliyeti, eylemi ve tavsiyesi olmamıştır. Kamuoyu nezdinde çok büyük itibarı olan örnek bir Türk vatandaşıdır. Müvekkilimize yönelik ifadeler, saygınlığını yok etmeye yönelik olup siyasi maksatlıdır. 5. Yazıda müvekkilimizin, provokasyon tahrikçisi olarak gösterilmesi tamamen iftira olup gazetecinin sorumluluğu ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Bu yayın müvekkilimizin kişilik haklarını rencide etmiştir. 6. Gazetenizde çıkan yazının "doğru haber" ve "doğru habere dayalı yorum" ile ilgisi yoktur. Yazı bu "temel ilkeye" ilişkin hiçbir kaygı taşımaksızın, gazeteciliğin "doğru haber-doğru yorum" niteliğine dair unsurlardan hiçbirine yer vermemiştir.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |