AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Toplumsal mutabakatın önemi

Bir dokunduk bin ah işittik. Kamu İhale Kanunu değişikliklerinde izlenen yöntemin yanlışlığı konusunda yazdığım yazı birçok dostumuzun hislerine tercüman olmuş ki; yazdıklarımın bin kat fazlasını onlardan dinledim. Bu konuda rahatsız olanın sadece bürokratlar olduğunu düşünmekle ülkemizin hakikaten duyarlı sivil toplum örgütleri liderlerine ve kamuoyu önderlerine haksızlık etmiş olduğumu düşündüm. Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal EREN, İNTES Başkanı Şükrü KOÇOĞLU, ATO ve meslek odaları yetkililerinden birçok kişi kamu ihale sistemi ve Kamu İhale Kurumu'nun uygulamaları ile bizatihi kamu ihale kurumunun kendisinden daha fazla ilgili olduklarını yaptıkları önemli açıklamalarla ortaya koydular.

Önemle üzerinde durulan nokta, ihale mevzuatının sadece kamuyu ilgilendirmediği, toplumun çok önemli bir kesiminin yasa uygulamalarından doğrudan etkilendiği hususuydu. Devlet her yıl yaklaşık 30 milyar doları bulan kamu servetini kamu alımları yoluyla dağıtmaktadır. Milyonlarca vatandaş kamu alımlarına konu olan faaliyetlerde istihdam edilmektedir. Söz konusu servetin doğru ve adil dağıtımı sosyal barışı da doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle toplumun gözardı edilemez bir kesimini ilgilendiren ve etkileyen bir düzenlemenin sektör temsilcileri ile müzakere edilmeden, görüş ve düşüncelerinin yansıtılmadan yapılması yasanın uygulanma kabiliyetini ve düzenlediği alanın olumsuz etkilenmesine sebep olabilir. Kaldı ki; sivil toplum örgütlerinin varlığı nasıl katılımcı demokrasinin temel unsurlarından biri ise bu örgütlerin temsil ettiği grupların düşünce ve kanaatlerinin karar alma süreçlerine aktarılması ve katkı sağlaması da aynı ölçüde bir gerekliliktir. Düşüncenin ifade edilemediği bir toplumda düşünce hürriyetinin gerçek manada varlığından söz edilemeyeceği gibi örgütlerin ve baskı gruplarının karar alma sürecine katılımının engellendiği bir ortamda da örgütlenme hürriyetinden bahsedilemez.

Sivil toplum örgütlerinin liderleri ağız birliği yapmışçasına 4734 Sayılı Yasa Değişiklik Tasarısı'nı yoğun çabalarına rağmen bir türlü temin edemediklerini belirtmektedirler. Tasarı yasalaştıktan sonra yasayı eleştirmenin yapıcı bir yaklaşım olmayacağını ifade ederek, bu günden değiştirilmesi düşünülen hükümler ile ilgili eleştiri ve çözüm önerilerini sunmak, yardımcı olmak istiyorlar. Meslek örgütlerine, sektör temsilcilerine ve asıl uygulayıcılara bu fırsatın mutlaka verilmesi gerekmektedir. Gösterilen bu ilgi ve duyarlılığın sivil toplum adına bir şans olduğunu düşünüyorum.

Söz konusu talep esasen 4734 Sayılı Yasa'nın temel felsefesinde de yer bulmuştur. Yasanın eski 2886 Sayılı Yasa'dan en önemli farkı tarafların eşitliği üzerine kurgulanmış olmasıdır. 2886 Sayılı Yasa taraflar arasında devleti üstün ve belirleyici kabul ederken, 4734 Sayılı Yasa birey eksenli çağdaş ve demokratik gelişmelere paralel olarak istekli veya yüklenici ile devleti eşit statüye taşımaktadır. Yani sözleşmenin taraflarının hak ve menfaatlerinin eşit düzeyde korunması gereğini vurgulamaktadır.

4734 Sayılı Yasa'nın temel ilkeleri düzenleyen 5. maddesinde "İdareler, bu kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur" denilmiştir. 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun Temel İlkeleri düzenleyen 4. maddesinde ise; "Bu kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinin tarafları, sözleşme hükümlerinin uygulanmasında eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. İhale dokümanı ve sözleşme hükümlerinde bu prensibe aykırı maddelere yer verilemez. Kanunun yorum ve uygulanmasında bu prensip gözönünde bulundurulur" denilmiştir. Sözü edilen eşitlik ilkesinin uygulanabilmesi ve teminat altına alınabilmesi için sektör temsilcileri ve bağımsız yargı organı mensuplarının da üye olarak yer aldığı bağımsız, özerk Kamu İhale Kurumu kurulmuştur. Kaldı ki; bu kanun ilk hazırlandığı zaman kanunla ilgili olan tüm sivil toplum örgütleri çalışmalara dahil edilmiş ve katkıları sağlanmıştır. Bu nedenle ilgili ve duyarlı herkesin taşın altına elini sokmasının sağlanması, yapılacak değişikliklerde de bu usulün izlenerek üzerinde toplumsal mutabakatın sağlanacağı bir değişiklik tasarısının hazırlanmasının faydalı olacağına inanmaktayım.


19 Nisan 2005
Salı
 
BİLAL KARACA


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED