|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
"Hak Çalab'ım, hak Çalab'ım, sencileyin yok Çalab'ım!
Kullar senin, sen kulların; günahları çok bunların.
Ben eydürem kim ey Ganî, nedir bu derdin dermanı?
Ne yoksul u ne baydasın, ne köşk ü saraylardasın;
Kogıl beni uş yanayım, kül oluban uşanayım.
Ne ilmim var, ne taatim; ne gücüm var, ne takatim.
Yunus'u sen yarlığagıl, bu günahlı kullar ile;
Kadın bu şiiri okuyor, dönüp yeniden okuyor, dönüp bir daha okuyor.
…..
Uzun, ayrıntılı ve gözyaşlarıyla sulanmış sıcak bir soruşturmadan sonra anlaşılıyor ki, çevresindeki hemen herkesin "Allah" dediği, bütün bismillâh'larda, bütün maşallah'larda, bütün inşallah'larda, bütün "Allah razı olsun!"larda, bütün illallah'larda, bütün estağfirullah'larda… kullanılan ve kullanıla kullanıla iyice yıpratılmış olan "Allah" lâfzından tevahhuş etme noktasına gelmiş kadın. Düşünüyor ve sanıyor ki o kadın, Yunus'un inandığı, Yunus'un dayandığı, Yunus'un sevdiği ve sevgisini taleb ettiği Allah'ı, Yunus'un diliyle, "Çalap" ile anarsa daha iyi, daha samimi, daha sıcak bir ilişki kurabilecek; çevresinde dolanırken pervasızca gönlünü kırabilenlerin inanır göründükleri Allah'tan daha iyi bir Tanrı'ya, kırılmış kalbini onartabilecek. Tuhaftı belki ama çok öğretici bir tevahhuş ve çok anlamlı bir yöneliş vardı ortada. "Allah!" dedim ve sustum. Yunus'un bir başka sözü kımıldadı içimde: "Gönül Çalab'ın tahtı, Çalap gönüle baktı;
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |