AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Bahçeli'nin sokağa çektiği set

Son haftalarda, bütün ölçüleri aşan ve hassasiyetten çok bir planın parçası haline gelen infial ne kadar önemsenmişse, buna karşı duran sağduyu blokunun çabaları da o kadar önemsenmelidir. İlla da MHP lideri Devlet Bahçeli'nin sözleri…

Bahçeli, Zaman Gazetesi'ndeki röportajında diyor ki…

"Ülkücülerin sokağa çekilmesine karşıyım. Teşkilatlarımızın olaylara karışmasına müsaade etmeyeceğiz. Karışan partilileri ayıklayacağız.."

Bir de şunu söylüyor: "Teşkilatlarımızı bu yönde provoke etmeye kalkışırlarsa karşılarında beni bulurlar…"

Sokağı, şiddet tezahürleriyle doldurmak bir felakettir, demokrasi tahribatıdır. Şovenizmi milliyetçilik kalıbına sokup sokağı harekete geçirmek de miadını doldurmuş bir numaradır.

Bununla birlikte Bahçeli'nin sadece gençlik teşkilatını açıkça uyarması kadar, son günlerde yaşananları "provokasyon" olarak tanımlaması da önemlidir. Bu bir provokasyondur; hassasiyet gösterisi değil.

MHP, 1999 seçimleri öncesinde PKK terörünün yarattığı ortamda sokakları çok iyi kullandı. Şehit cenazeleri, askere uğurlama törenleri parti mitinglerine dönüşüyor ve partinin temsil ettiği milliyetçilik toplumun yaşadığı travmayla örtüşüyordu. Nitekim, bu örtüşme siyasal sonuç da doğurdu. Alparslan Türkeş liderliğinde uzun yıllar Meclis dışında kalmaya mahkum olan MHP, ilk seçimde yüzde 18 oy olarak kendisine hükümet ortaklığını getiren yolu açtı. Bir başka deyişle, halkın teröre öfkesi, terörün anlayacağı dilden bir siyasete ve o siyasetin adresine güç aktarılmasına imkan sağladı. Adres de Devlet Bahçeli'nin MHP'siydi.

Bugün ise şartlar değişmiştir. Toplumun o dönemdeki hassasiyetleriyle MHP'nin temsil ettiği milliyetçilik arasındaki paralellik bırakılan yerden yeniden ve aynı frekanstan sağlanamaz. Zira araya, MHP iktidarının da katkısıyla muazzam bir Avrupa Birliği külliyatı girmiş ve ülke geleceğiyle ilgili kararı geri dönüşsüz olarak vermiştir.

MHP, AB'nin önerilerine, müzakere biçimine veya Avrupa içindeki problemli unsurlara muhalefetini devam ettirebilir; ettiriyor da. Ancak, AB mantığına savaş açan bir parti olamaz. Nitekim, Bahçeli bu konuyu da açıklığa kavuşturuyor:

"Ulusal Program'da imzamız olan her şeye parti olarak katkı sağlarız!"

Bu katkıyı sağlamanın temel ve gerek şartı da önce AB sürecini engelleyici girişimlerin ortağı olmamak ve "provokasyon"a gelmemektir. Bahçeli'nin ülkücü gençlere gösterdiği istikamet tam da bu anlayışın göstergesidir. Doğrudur ve tutarlıdır. Ayrıca, linç girişimlerine varan sokak gösterilerine karşı en etkili koruyucu önlem de en büyük milliyetçi partinin genel başkanının tavrıdır. Kısacası… Uzun süredir susan MHP lideri, pir konuşmuştur.

Bahçeli, bu yaklaşımıyla sokakta yapılmak istenen denemenin soluğunu kesmiştir. Herhalde, ülkücü gençlere çok güvendiği hissedilen plan sahiplerinin hesabını şaşırtmıştır. Eğer, MHP tabanı işin içinde olmayacaksa zaten marjinal olan "milli hassasiyetleri adam döverek kurtarma şovu", çaresizlik içinde marja mahkum olacaktır.

Türkiye'ye sağduyu lazımdır ama içeriği doldurulmuş adresi ve maksadı belli mesajlarla… Bahçeli'nin tabanına verdiği mesaj işte bu ihtiyacı gidermektedir. MHP lideri bu tavrıyla ayrıca, partisinin yeni dönemde izleyeceği politik yönteme dair de güven hissi uyandıran bir ipucu vermiştir.



19 Nisan 2005
Salı
 
MUSTAFA KARAALİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED