|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
nasıl anlattığın önemli
Reyting rekortmeni dizilerin senaristlerinin ortak görüşüne göre, anlatılan şey değil, anlatma biçimi önemli. Senaristler, yaşam standardı yüksek aşk hikayelerinin ise hayalleri karşıladığı için tuttuğunu düşünüyor.
HANDAN KAZANCI
Bir İstanbul Masalı'nın senaristi Gaye Boralıoğlu, senaryoda başarı için "Önemli olan ele aldığınız konuyu nasıl anlattığınız" diyor. Köpek dizisinin senaristi Alican Yaraş da, "Hamlet, Shakespeare'den önce de bilinen eski bir halk söylencesidir. Ama Shakespeare öyle anlattığı için ölümsüzdür." diye konuşuyor. Yağmur Zamanı'nın senaristi Muharrem Buhara ise, daha çok aşk hikayelerinin izlendiğini söylüyor. Yazarken belli bir otokontrolü olduğunu söyleyen Boralıoğlu, "TV kadar kitlesel bir mecrada her istediğimizi yapamazsınız. Ayrıca bizim de kendi içinde bir ahlakımız var tabii." diye konuşuyor. Yazmak istediği gibi yazmaya çalıştığını söyleyen Yaraş, "İnanmadığım bir şeyi yazabileceğimi sanmıyorum fakat biçimsel olarak dikkat ediyorum." diyor. Buhara, senaristin hedef kitlenin beğenilerini düşünmek zorunda olduğunu söyleyerek, otokontrole dikkat ettiğini belirtiyor. ÖYKÜNMELER KAÇINILMAZ Boralıoğlu, hem evrelsel hem de bireysel olduğu için 'aşk' temasının önemli olduğunu söylüyor ve ekliyor, "Aşk ve kadın hikayeleri tutuyor. Ancak önemli olan o temayı ne kadar başarılı bir dille anlattığınız." TV seyircisinin dizilerdeki karakterleri zaman zaman "rol model" olarak aldıklarını hatırlattığımız Boralıoğlu, TV seyircisinin gördüğü karakterlerle özdeşleştiğini ifade ederek bu konunun daha çok sosyologların ilgi alanına girdiğini belirtiyor. Yaraş ise, TV'lerde sadece kötü insan modelleri olmadığı belirtiyor ve soruyor: "Bunlar neden rol model alınmıyor?". Buhara ise, seyircinin böyle bir özdeşleşme içinde olmaması gerektiğini söyleyerek, "Ancak o kadar yoğun ve duygu bağıyla seyrediliyor ki, öykünmeler kaçınılmaz" diyor. Türkiye'de ekran deneme tahtası Türkiye'deki ve yurtdışındaki senaryo ortamını karşılaştıran senaristlerden Gaye Boralıoğlu, "Amerika ve Avrupa'dakilerin bize göre en önemli lüksleri zamanları. Bizde her şey çok kısa vadeli düşünülerek, günü kurtarma mantığıyla yapılıyor. Ekran biraz deneme tahtası gibi kullanılıyor. Oysa batıda araştırmalar, uzmanlar var ve siz 38 bölüm dizi yapıp onu bir kanala satabiliyorsunuz" duyor. Alican Yaraş da yurtdışında hazırlık aşamasının daha uzun olmasına değiniyor. Buhara ise böyle bir karşılaştırmanın ekonomik ölçüler, okur yazar oranı, kişi başına düşen doktor sayısı gibi kriterlerden çok farklı sonuçlar vermeyeceğini söyleyerek, "Arada bir yükselen tek işler olabilir ama, genel olarak bu alanda da çok ev ödevi ve derslerimiz var" diyor. Dizi projeleri için büyük bütçeler ayrıldığı bu dönemde, Boralıoğlu, ekip olarak bir şikayetleri olmadığını ancak piyasada pek çok senaristin parasını ya hiç alamadığını ya da düzenli alamadığını söylüyor. Yaraş ise,senaristlerini kazançlarının iyi olduğunu, ancak süreklilik sorunu olduğunu söylüyor. Buhara ise senaristlerin azımsanmayacak paralar aldığını ve bunun senaryo kalitesine olumlu etki ettiğini düşündüğünü ifade ediyor sözlerinin sonunda.
FİLMLERDEN SEÇMELER
Ölüm Uyanışı
Altın Yumruk 2
Maxie
Tabutta Rövaşata
|
|
|
![]() |
|
|
|
|