AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R

Yetmiyor

Şurda ligin bitmesine az kaldı. Şampiyonluk mücadelesi veren üç takım birbirinden kopmadı. Bu durumda her maçın bir final havasında geçmesi gerekmez mi, seyircilerin coşması gerekmez mi?

Yoo!.. Yok böyle bir şey.

Sanki herkes ununu elemiş, eleğini asmış. Evet bir Fenerbahçe-Beşiktaş maçı izledik. Unutulmaz bir karşılaşma oldu. Ama insaf yani; koca sezonda akılda kalan tek maçla mı idare edeceğiz. Beşiktaş-Konya, Fener-Ankaraspor, Galatasaray-Diyarbakır maçlarına bakalım.

Al birini vur ötekine.

Belki bir nebze Trabzon'un oynadığı futbol göz dolduruyor. Gerçekten de süratli ve becerikli uç adamları; dayanıklı ve mücadeleci orta sahası ile Trabzon hücuma kalktığında tribünler ayaklanıyor. Ankaragücü maçında Adem'in uzaktan attığı goller de cabası.

Süper lige söyle bir bakınız. Mesela üç büyüklerin maçlarına. Yirmi otuz metreden atılmış ve kaleyi tutmuş kaç şut görebilirsiniz. Şuttan vazgeçtik ilk yirmi-yirmi beş dakika pozisyon bile bulunamıyor.

Galatasaray için türlü mazeretler bulunabilir. Bunların başında mali buhran vardır. Ve bir türlü gündemden düşmüyor -Düşeceği de yok-.

İkincisi takımı bütün yoklulara rağmen, dalgalanmalara rağmen hâlâ şampiyonluğu kovalayan bir noktaya getirmiş Hagi hakkındaki güven vermeyen, olumsuz tutumdur. Bunda belki Hagi'nin de rolü var.

-Şu telefon meselesi en son gelen sıkıntı-

Yine de unutmayalım ki başta Hakan Şükür olmak üzere artık kendilerinden ümit kesilen Hakan Ünsal, Hasan Şaş, Årif ve benzeri eski futbolcular Hagi'ye köstek değil destek olmuşlardır. Hakkında binlerce övgü yazılan Hakan Şükür, şurası bir gerçek ki; artık istese de topa uzanamıyor; pres yapamıyor, şut atamıyor, buna gücü yetmiyor.

Beşiktaş için bu sezon bir şey söylemek gereksiz. Del Bosque macerası kulübe -ve yönetime- pahalıya patladı. Şimdi herkesin ortak kanaatı şu: Keşke Del Bosque yerine sezon başında Rıza ile anlaşılmış olsa idi. Geçti. Artık gelecek senenin hesapları yapılacak.

Fenerbahçe iki yıldır Bay Daum'un silik ve renksiz futbol anlayışı yüzünden, bir türlü istikrarlı bir kadro kuramayışı yüzünden, futbolcuları verimli olacak mevkilerde oynatmaması yüzünden, bir sistem kurmaması yüzünden şundan ve bundan sürekli eleştiriliyor.

Ben de bu eleştirilere katılıyorum.

Ama reel olan bir şey var: O da Bay Daum'un takımı yine şampiyonluğa doğru iki ileri bir geri taşımakta olduğudur. Gerçi dananın kuyruğu anlaşıldığı kadarıyla Fenerbahçe-Galatasaray maçında kopacak. Ne olcaksa olacak.

Tablo tatmin etmiyor. Taraftar üç büyüklerin performansını beğenmiyor ve şöyle diyor: Diyelim ki biri şampiyon oldu. Ne olacak yani, bu takım Avrupa'da ne yapacak? İşte "yetmiyor" dediğimiz bu. Bu Türkiye'nin AB kapısında tuttuğu umutsuz nöbeti hatırlatıyor.

Delik büyük, yama küçük.


26 Nisan 2005
Salı
 
MUSTAFA KUTLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED