|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Amerikalıların ağzında bakla ıslanmıyor. İlişkili ülkelerde herkes ağzına kilit vuruyor, en ufak bir bilginin sızmasına müsaade edilmiyor; buna karşılık ABD'de neredeyse bütün askerî bilgi ibadullah... Yüzlerce, binlerce askerî kod gazete ve kitap sayfalarında cirit atıyor... William Arkin benim Los Angeles Times'ta savunma alanındaki yazılarını izlediğim bir gazeteci. Ülkesinin askerî planlarını, programlarını ve operasyonlarını deşifre ettiği yeni kitabı 'Code Names'in (Kodadları) çıktığını duyunca sipariş verdim. Dün elime geçen mürekkebi taze kitabın sayfalarında çıktığım gezinti dudaklarımı uçuklatayazdı. Bizde üzerine 'ÇOK GİZLİ' damgası vurulup yedi bohça içinde saklanacak belgeleri açıklamış Arkin... Kitap, yazarının topladığı binlerce kodadını sergiliyor. O bunu yaparken, bizler de, ABD'nin her yere uzanan kollarının neleri devşirdiğini öğreniyoruz. Sadece uzak-yakın başka ülkelerin ABD ile askerî ilişkilerinin boyutlarını değil, kendimizinkileri de... 'İncirlik' üssünü tartışıyoruz ya, Arkin'in kitabı o konuya da ışık tutan bilgilerle dolu. Önce bir başka ülkeden örnek. Krallığı üstlenmeden önce ülkesi komanda kuvvetlerinin başı olan bir kral Irak Savaşı öncesi ve sonrasında olağanüstü bir işbirliği düzeneği kurmuş ABD ile. Topraklarını özel birliklerin eğitim ve operasyonuna açmış. Amerikan istihbarat toplama örgütüne (NSA) Irak ve Suriye'yi dinleme tesisleri kurma izni vermiş. Ülkesinde yaşayan Iraklıların yardımını sağlamak için CIA ajanlarına yardımcı olmuş. Arkin şunu yazıyor (s. 3): "11 Eylül sonrası, bu ülkenin güvenlik servisleri teröre karşı mücadelesinde ABD için kirli pek çok işte yardımcı oldu; Gray Fox adlı süper-gizli örgüt dahil sayısız Amerikan istihbarat örgütüyle ortak çalışmalar yürüttü." Acaba işbirliğinin bu boyutunu o ülke halkı biliyor mu? Peki, Türkiye'de nükleer silâh var mı? William Arkin'in yetkin uzman görüşüne göre var. 1990'larda, CIA ajanları bizim topraklarımızdan geçerek Irak'ın kuzeyine geçmişler; "Bazen Türk eskortla" diyor Arkin... 1 Mart tezkeresi reddedildiği halde Türkiye yardımını esirgememiş ABD'den. İncirlik üssünden Irak operasyonlarına katkıda bulunulmuş; Irak'ta görevli askerlerin rotasyonu Türkiye üzerinden gerçekleşmiş... NATO'nun iki AWACS uyarı uçağı 23 Şubat 2003 tarihinde Konya'ya konuşlandırılmış. Diyarbakır ve Batman'da da Hollanda'ya ait üç uçaksavar füze rampası kurulmuş. İki Patriot füze rampası daha varmış Türkiye'de... Bu bilgilerin gizli olmadığını sanıyorum; herhalde ilgilenen herkes biliyordur. Benim gibi bu konuları ilgi alanı dışında tutanlar için merak giderici ayrıntılar var 'Code Names' kitabında. 11 Eylül 2001 sonrasında, Türkiye, İncirlik, Afyon ve Yenişehir hava üslerini, İstanbul-Sabiha Gökçen Havaalanı ile Trabzon limanını, Marmaris-Aksaz Deniz üssünü, Antalya, İstanbul ve İzmir limanlarını kullanma izni vermiş; hava sahasıyla birlikte... "CIA Irak ve başka yerlerdeki operasyonları için Batman ve Diyarbakır hava üslerini kullandı" diyor Arkin... Son zamanlarda adı sıkça geçen İncirlik üssü ile ilgili şu bilgiler bulunuyor kitapta (s. 225): Adana'daki İncirlik yüksek performas üssüdür, başka istikametlere giden uçaklara hizmet ve yakıt ikmali imkânı sağlayacak altyapıya sahiptir. Üste 1400 Amerikan askeri bulunmaktadır. (Türkiye'ye ait KC-135 yakıt ikmalcisi de bulunur). Sürekli birliklere ek olarak geçici askerleri de barındıracak bir altyapısı vardır İncirlik'in; Kuzey Gözcüsü operasyonu sırasında ek 1500 asker orada konuşlanmıştı. 21 Eylül 2001 tarihinden beri, İncirlik, 'savaş alanı' olarak belirlenmiştir. Bu bilgiler Amerika'da kitapçılarda satılan bir eserde yer alıyor. Bizler burada İncirlik'i tartışıyoruz, ama çoğumuz neyi tartıştığımızı bilmeden... Oysa, bu bilgilerden anlaşılan, İncirlik'ten en geniş biçimiyle yararlanma izni, şimdiki hükümetten çok önce, 2001 sonunda işbaşında bulunanlar tarafından verilmiş bile. Kitaptan, 11 Temmuz 2002 tarihinde (yani Ak Parti'nin seçim başarısından önce), ABD ile F-35 ortak saldırı programına resmen katılmayı getiren bir MOU (Memorandum of Understanding) imzalandığını da öğreniyoruz. Benim anladığım şu: ABD kimden, neyi, ne zaman isterse almış şimdiye kadar... Bir dostum, Ak Parti hükümetinin kuvvetini azaltan son tartışmalar henüz filiz verdiği sırada, "Bütün bunlar İncirlik yüzünden" demişti de, yarım kulak dinlemiştim. Hükümetin ABD'ye sağladığı son kolaylıklardan sonra gerilimin hâlâ bitmemesini herhalde anlamakta zorlanıyordur o dostum... Sorsam, belki, "Her istediklerini alamadılar da ondan" diyecektir, ama ben sormadım. Arkin'in kitabı 600 sayfalık dev bir eser (SteerForth Press). Her bölümünde yüzlerce kodadı yer alıyor; o da bunları deşifre ederek Amerikan askerî varlığıyla operasyonlarına ışık tutuyor. Bunu yapan ABD'nin en etkin gazetelerinden birinin savunma yazarı. Her şey açık seçik cereyan ediyor sizin anlayacağınız. Amerikalılar 'gizlice' bir şeyler yapıyor, ama yaptıklarının 'gizli' kalmaması için de çaba harcıyor... Türkiye'deki ABD operasyonlarının 62 ayrı kodadı var; bunlardan üçü Türkçe: İlki Hezarfend, diğeri Dogu Akdeniz... Üçüncü ad daha da ilginç: Deprem...
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |