AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y E M E K
Unutulmuş tad: Erişte

İçinde bulunduğumuz çağda dünyanın birçok ülkesi neredeyse üretim yaptığı ürünlerinin markasıyla anılır ve hatırlanır hale geldi. Üretilen bu markalar arasında sadece tekstil veya tüketim eşyaları değil, yiyecek içecek markaları da dikkat çekiyor. Konuya en iyi verilebilecek örneklerden biri, İtalya denilince akla ilk gelen makarna olsa gerek.

İtalya'ya gitmeden önce en çok merak ettiklerim arasında ünlü İtalyan makarnaları geliyordu. Bu merak benim için "Pizza Kulesi"ni görmekten daha ileri derecedeydi. Dolayısıyla İtalya'ya adımımı atar atmaz soluğu bir makarnacıda aldım. Bizim eriştemizin ve su böreğimizin yanında çok fazla bir özelliği olmayan, İtalyanların pasta ismini verdikleri bu makarnanın İtalyanlar tarafından bir dünya markası yapılması takdire şayan bir durum. Üzüldüğüm konu ise mutfağımızın dünya çapında marka olabilecek binlerce ürünü olmasına rağmen halen markalaşmış ürünlerinin olmaması… Erişte, Anadolu'da günlük ve kışlık olarak yapılır. Pratik ve çabuk hazırlanmasından olsa gerek, çok sade ve iddiasız bir yiyecek gibi görünür. Oysa tam unla yapıldığında, hele bir de soslarla zenginleştirildiğinde hem besleyici değeri, hem de görünümü açısından birdenbire sofraların vazgeçilmez tadı olabilir.

SARAY MUTFAĞINDA ERİŞTE

Makarnanın atası olan erişte Arapça'da "Rişte" kelimesinden gelme "bağ" anlamına gelmektedir. Osmanlıca'ya erişte olarak geçmiştir. Anadolu'nun önemli yiyeceklerinden birisi olan erişte, Osmanlı Saray Mutfağına "makaronya" ismiyle girmiştir. Saray mutfağında özellikle şehriyenin çorbalarda kullanıldığı dikkat çekmektedir. Her ne kadar Osmanlı yemek kitaplarında erişteye pek yer verilmediyse de, bolonez veya napoliten ismi verilen tariflere de rastlanılmaktadır. Bu kitaplarda hamur işi, börek, mantı tariflerine daha sık rastlanmaktadır. Osmanlı mutfaklarında bugünkü haliyle makarna kullanılmamış, çorba yapımı için şehriye, Anadolu'da ise peynir ve cevizle yapılan erişte kullanılmıştır. Şu anda Türk halkının makarnaya olan eğilimi İtalyanlar kadar olmasa da oldukça gelişmiş bir durumda. Ancak yine de eskiden elde açılan erişte veya mantı olarak tüketilen hamur işi yerine, Cumhuriyet Dönemi'nde hazır makarnanın üretimine başlanmasıyla makarna tüketimi yoğunlaşmıştır.

ERİŞTENİN TARİHİ

İtalyanların "pasta - spaghetti", Amerikalıların "spaghetti - noodles - macaroni", İngilizlerin "pasta -macaroni", Almanların Teigwaren - Spaetzli, Çinlilerin "mein", Japonların "udon" adının verdikleri makarnanın kökenleri konusunda farklı fikirler üretilmiş olsa da, makarnanın tek bir kişi tarafından bulunmadığı ve atasının da el yapımı erişte olduğu ortak görüştür. Gıda tarihçileri makarnanın anavatanı hakkında sürekli bir tartışma içerisindeler. Örneğin, Marco Polo'nun 1292 yılında, makarnaya Çin'de rastladığı ve İtalya'ya getirdiği söylenir. Ancak İtalyan tarihçiler, makarnanın Marco Polo'dan çok önce bilindiğini iddia eder. Sicilyalılar ise edebiyatlarından "Macarruni"yi referans gösterip, makarnayı kendilerinin bulduğunu söylerler. Bazı araştırmalara göre, İtalyanlar binlerce yıl önce makarnayı Araplardan almışlar. Ortadoğu ile ticaret yapan İtalyanlar, o dönemde "el -rişta" diye adlandırılan, günümüz mutfağında "erişte" diye bilinen yemeği, hem lezzetli hem pratik bularak ülkelerine taşımışlar. Sonuç olarak bugünkü adıyla makarnanın birçok medeniyette kullanıldığı ve farklı şekillerde üretildiğini görüyoruz. Eriştenin zaman içerisinde gelişerek teknolojinin de kullanımıyla modern makarna çeşitlerinin ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Ancak bir zamanlar Çin mutfağının baş tacı olan el yapımı eriştenin, şimdi fabrikalarda üretilmesi sebebiyle eskisi kadar sağlıklı olduğu da söylenemez.

ERİŞTE YAPIMI

Ana malzemeleri hazırlayın. Unu bir kabın içine eleyin, ortasında havuz biçiminde bir boşluk açın. Yumurta, yumurta sarısı, zeytinyağı ve 1/2 tatlı kaşığı tuz ilave edin, tüm malzemeyi ellerinizle düzgün bir hamur elde edene kadar yoğurun (hamur elastik bir kıvam kazanmış olmalı). Hamurun üzerine zeytinyağı akıtın, alüminyum folyoya sarıp 1 saat kadar dinlendirin. Hamuru bir kez daha yoğurup rulo haline getirin. 4 parçaya bölün. 3 parçayı tekrar sarın, dördüncü parçayı merdaneyle kare biçiminde açın. Her seferinde hamuru katlayarak 5 kez makarna makinesinde incelticiden geçirin. Hamuru irmik serpiştirilmiş bir tepsiye koyun ve kenarlarını bıçakla alarak düzeltin. Hamuru 30 cm. boyunda parçalara ayırın. Erişte hazırlamak için hamuru makarna makinesinin kesicisinden geçirin. Pappardelle (geniş erişte) hazırlamak için hamuru bir kesiciyle 2 cm. eninde şeritlere ayırın. Makarnaları makarna kurutucusuna yerleştirerek kurumaya bırakın veya üzerine irmik serpilmiş temiz bir mutfak bezi üstüne yerleştirin. Kalan hamuru da aynı şekilde işleyin. Makarnayı kaynar tuzlu suda 2-4 dakika pişmeye bırakın ve süzüp sıcakken sosunun içine karıştırın. Tadını çekmesi için 3 dakika dinlendirin. Ev yapımı makarnalar çeşitli şekillerde tatlandırılabilirler. Örneğin, hamura domates salçası katarak kırmızı renkli, ıspanak katarak yeşil renkli makarna hazırlayabilirsiniz. Zeytinyağı yerine susam yağı veya fındık yağı kullanarak da değişiklik yapmanız mümkün.


LEZZETLİ SÖZLER

Güzel bu, ne nazından geçilir, ne yüzünden,
Aşık bu ne sazından geçilir, ne sözünden.
En iyisi yaşamı olduğu gibi görmek;
Dünya bu, ne tadından yenir, ne tuzundan.
(Atasözü)


23 Nisan 2005
Cumartesi
 
RAMAZAN BİNGÖL


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED