AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
'Çirkin bir yakıştırma'

Yazının başlığının kimin hangi açıklamasından çekildiğini mutlaka hatırlıyorsunuzdur. "Çirkin bir yakıştırma" ifadesi, Başbakan Erdoğan'ın yılın son ayının ikinci gününde baba-oğul Kaymazların öldürülmesi olayına ilişkin olarak NTV'nin canlı yayınında yaptığı şu açıklamadan çekip aldık: "12 yaşındaki yavrumuzla ilgili 'terörist' yakıştırması yapmayı çirkin buluyorum. Mümkün değil. Hukuk içerisinde 12 yaşındaki çocuğun konumu bellidir. Konuyla ilgili İçişleri Bakanlığımız teftişini sürdürüyor. Gereken her adım neyse bunu şüphesiz atacağız. 12 yaşındaki çocuğa bu yakıştırmayı yapmayı insani bulmuyorum."

Başbakan'ın bu açıklamasını çok yerinde bulmuştuk doğrusu. Ayrıca unutmayalım ki, Başbakan'ın bu yerinde tepkisi iki hafta sonra Türkiye'nin Brüksel'de önüne getirilmesi kuvvetle muhtemel haklı itirazların da yolunu kesmişti. Daha ne desindi? 12 yaşındaki Uğur'u "terörist" ilan etmek tabii ki "çirkin" ve "insani olmayan" bir yakıştırmaydı. Türkiye'de yine "teröristler ölü ele geçirilmiş", ama Başbakan -her hukuk devletinde olması gerektiği gibi- olaya ilişkin hemen o saat geliştirilen senaryoyu "çirkin" olarak niteliyerek saf dışı bırakmıştı.

Ama geçen gün gördük ki, yargıya intikal eden olaya ilişkin hazırlanan "iddianame"de, babasının yanı sıra 12 yaşındaki Uğur'dan yine "terörist" olarak söz edilmektedir. İddianamede, bir ihbar üzerine olay yerine gelip Kaymazların evini kuşatan polislerin "Dur" ikazına baba-oğulun ateşle karşılık verdikleri iddia edilmektedir. İddianameye göre, "ölü olarak ele geçirilen" Kaymazların yanlarında bulunan iki kalaşnikof marka tüfekten birisini Uğur kullanmış ve bu silahla polislerin üzerine sekiz mermi sıkmıştır. İddianameye bıkılırsa kalaşnikof kullanmada Uğur'un babasından daha marifetli olduğu anlaşılıyor. Baba Kaymaz elindeki silahla beş mermi atabilmişken, Uğur sekiz mermi atmayı başarmıştır.

Olaya ilişkin gelişmelerin şimdilik vardığı nokta bu merkezde... Gelinen bu son noktaya göre Uğur'la ilgili ortaya atılan "terörist" iddiası artık "çirkin bir yakıştırma" değil. 12 yaşındaki Uğur, elinde "atış artığı" da saptandığına göre, artık basbayağı bir "terörist"tir.

Şmdi de isterseniz, olaydan sonraki gelişmeleri kısaca hatırlayalım: Biliyorsunuz, olay yerinde inceleme yapan TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyeleri Hüseyin Gülen (CHP), Ahmet Ersin (AKP) ve Nezir Nasıroğlu (AKP), olay yerinde çatışma olmadığı sonucuna vardıklarını açıklamışlardı. Nitekim bu milletvekilleri "iddianame"nin açıklanmasından sonra da bu görüşlerinde ısrarlılar. Ayrıca, yine hatırladığınız gibi, olaydan birkaç gün sonra olaya ilişkin soruşturmayla ilgili olarak da "gizlilik" kararı alınmıştı. Bu karar Kaymaz ailesinin avukatı Hüseyin Cangir ve davada müdahil olmak isteyen avukat Selahattin Demirtaş tarafından gecikmeden eleştirilmiş, bugüne kadar sadece DGM kapsamına giren suçlar için verilen "gizlilik" kararının bu dava için ne münasebetle söz konusu olduğu sorulmuştu. Avukatlar açısından "gizlilik" kararı alınması önemliydi, çünkü bu takdirde avukatların dosyaya ulaşması mümkün olmuyordu.

On gün kadar sonra önemli bir gelişme daha oldu: Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü Ramazan Er, Kaymazların yanında bulunduğu iddia edilen iki silahın laboratuvar incelemelerinin sonuçlandığını açıkladı. Kalaşnikof marka iki silahın olay sırasında kullanıldığı saptanmıştı. Er, ayrıca, bu silahlardan birisinin dört polis memurunun yaralandığı Yenişehir Polis karakolu baskınında kullanıldığının anlaşıldığını da açıklıyordu.

Ramazan Er'in bu açıklamasına Kaymaz ailesinin avukatı tepki gösterdi. Hüseyin Cargir, "Polis"in bu Er'in açıkladığı bu raporları görmesinin imkansız olduğunu söylüyordu: "Eğer raporlar henüz savcılığa ulaşmadan polis müdürleri böyle açıklama yapıyorsa bizim de delillerin araştırılmasında şüphelerimiz var. Gizlilik kararı alınan bir dosyayla ilgili açıklamada bulunmak suçtur. Er, suç işlemiştir."

Benim bildiğim kadarıyla, Ramazan Er cephesinden bu tepkiye bir cevap gelmedi. (Bilemeyiz, belki de dosya hakkında "gizlilik" kararı alındığı için bir açıklama yapmamıştır!)

İşte böyle.... TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Elkatmış'ın "yöneticilerin ve güvenlik güçlerinin ağır ihmali" olduğunu söylediği olaya ilişkin gelişmeler bu merkezde... İddianameye göre, meğerse 12 yaşındaki Uğur, yaşı başı- boyu posu göz önüne alındığında kendisinden hiç mi hiç beklenmeyecek derecede seri kalaşnikof kullanan ve de zaten anası ve amcası da "örgüt üyesi" olan bir küçük canavarmış da haberimiz yokmuş.... Biz de Uğur'u "çocuk" sanmıştık...

Knuyu kapamadan önce Kızıltepe'da incelemede bulunan İnsan Hakları Komisyonu üyelerinin "iddianame sonrası" yaptığı açıklamalara da değinelim: Hüseyin Güler, çok haklı olarak şöyle diyor: "İddianame savunma refleksiyle hazırlanmış. Bu kişilerin terörist olup olmadığı değil, sağ yakalanıp yakalanamayacaı tartışılmalı. Sağ yakalanabilirlerdi. Öte yandan olay yerinde çatışma yaşandığına dair bir emare yok." Ahmet Ersin: "İddianame, bizim tespitlerimizle örtüşmüyor. Özellikle çocuktaki mermi izlerine baktığınız zaman, 4. kaburga ile 8. kaburga arasındaki 10-12 santimlik bölgede, yukarıdan aşağıya doğru ip gibi, dümdüz altı mermi girişleri vardı. Çatışma halinde iki taraf da hareketli olacağı için, böyle sıralı vaziyette, düzgün, intizamlı bir şekilde altı memi girişi olamaz. O kadar ki bazı mermiler birbirine temas ediyor. Ben çatışma olduğu kanaatinde değilim." Nezir Nasıroğlu: "Komisyon olarak inceleme sonucunda olay yerinde çatışma olmadığını tespit yaptık. Raporlar da bunu doğruluyor."

"Yeni Yıl"ın ilk gününde "Gizli soruşturmada terörist yarattık her yaştan!" şeklinde özetlenebilicek bir hikaye ile canınızı sıkmak istemem ama şurası besbelli ki Uğur'a çok yazık oldu...

Son olarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2. Maddesini de hatırlatalım bari: "Herkesin yaşam hakkı hukukun koruması altındadır. (...) hiç kimse kasten öldürülemez."


1 Ocak 2005
Cumartesi
 
KÜRŞAT BUMİN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED