|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Bugün konumuzu yeşil sahalardan alıp mavi denizlere götürmek istiyorum. Yaz aylarında bol bol su sporlarından yazarak sayfamızın yalnız futbol olmadığını belirtmekte de fayda var diyorum. Zaman zaman ucundan bile olsa siyasete bile bulaştığımız oluyor. Denizden yola çıkarak ustamız Necmi Tanyolaç'a buradan koskocaman teşekkür ediyorum. Denizi, balığı sevdirmek için "8.15 vapuru" adı altındaki yazı teknesi ile dalgalarla halâ mücadele ediyor. "8.15"den yola çıkarak Marmara sularında volta atıyorum. O kadar çok balık türü var ki çoğumuz bilmeyiz. Bildiğimiz lüfer, istavrit, hamsi, kalkan ve birkaç tane daha güncel balık. Peki bunlar dışındakileri mutlaka ansiklopediler, dergiler karıştırarak mı tanıyacağız... Gazetemiz Yeni Şafak arşivini karıştırırken 2000 yılı ocak sayfalarında gözüme takıldı. "İstanbul'da Balık Müzesi" diye güzel bir haber röportaj. Aman efendim bilmediğimiz ne balıklar varmış hepsi de en modern şekilde kavanoz ve akvaryumlarda. Araştırdım ve gittim görmek istedim. Bu arada bütün gazetelerin sayfalarında geniş yer verildiğini gördüm. Son olarak yanlışlıkla vurulduğunu ve karaya düştüğünü öğrendiğim yunus balığını da orada yakından izleme fırsatım oldu. Fatih Su Ürünleri Kooparatifi yıllardır çırpınıp duruyormuş. Başkanları Haydar Deniz'i dinledim. "Bu balıkları biraraya getirmek için ne mücadeleler verdim kimlerle uğraşıyorum bilemezsiniz. Denizleri kirletmeyelim diye çırpındığını sanan ve balık tutmaktan ziyade gırgır avcılığı yapanları, İstanbul sularında afişlerle gösteri yaptıranlarla mücadele ediyorum. Ama bu müzeyi mutlaka açacağız. Milletimizin hizmetine sunacağız. Çocuklarımız denizlerimizdeki balık çeşitlerini artık gözleri ile görecek." Ben gittim gördüm ve en kısa zamanda Deniz Ürünleri Müzesi'nin kapılarını açmasını bekliyorum.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |