AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Bugün bayram günü derler

Herkesin hayatın başrolüne çıktığı gündür bugün. Bir günlük sultanlık bir bakıma. Ama "bir günün sultanlığı da sultanlıktır" yani yabana atma... Bütün ince güzergahlı, kalp öldürücü saldırılara karşı, kendince, kendine söz vere vere geliştirdiğin savunma taktiklerini bir kenara bırakıverdiğin, içini yiye yiye seni bitirmeye ahdetmiş hayatını, zarif bir el hareketiyle kenara ittiğin bir zaman... Zihninin sisli puslu yerlerinde saklı duran, parıl parıl yanan rugan ayakkabını yastığın altına koyup yattığın günlerdeki gibi, neşeli bir heyecan.

Kendini korumaya çalışırken dövüşüp yenilmekten, yara alınca düşüp kalkmaktan, geriye kalan nefes sayısınca sürecek bir sarmalın içinde, lalettayin devinimlerle dönerken, cesaret toplayıp bir kez daha silah kuşanmaktan bıkmışken, alıp başını gitmeye bile mecalin kalmamışken, küçük bir dinlenme aralığı, mola zamanıdır işte bayram.

Bütün savaşlarının tam ortasında gizli bir nefeslenme kuytusu.

Şimdi sen herkese bilmukabele gülümsüyorsun damağına yapışıp kalmış çikolatanla...

Herkes bir olmuş bugün herkeste. Asilzadelere yaraşır, kıymeti kendinden menkul bir Rock Hudson gülümsemesi sanki alttan alta erkeklerde, kadınlarda ateş gibi bir parlaklık, çılgın bir kahkaha atacakmış gibi duran bir Rita Hayworth havası...

Herkes fazlasıyla kendinden emin, tek günlük başrolünde...

Bayramla yıkanmış kalpler

Havada uçucu bir tat, ortamda perdeleri havalandıran ilkbahar rüzgarı gibi serin bir esinti, bütün gözler sizde ya, ertesi gün eskiye döneceğinizi bile bile, bastırılamayan bir ferah feza halleri... Faturalar, amirin öfkesi, çocuğun taksidi, hayatındaki tüm ayak oyunu uzmanlarının son icraatları, kalbe korku salmış gelecek beklentileri tam şu anda hayatının vesaireleri...

Bugün, mendil, lokum, kolonya herşeyden daha önemli... Kalbin öylesine elde çitilenmiş çarşaf kıvamındaki, gönül almak, kucaklaşmak, barışmak, başkasına yardım etmek için sanki bir seferberlik günü...

Düşünmüşsündür sen de mutlaka: Dünyanın herhangi bir yerinde Lübnan'da mesela ya da diyelim Kenya'da var mıdır çocuklar arasında şeker toplama ritüeli...

Hele de biraz anlıyorsan insanlık, haksızlık, adalet, özgürlük dersinden takılmıştır zihnine muhakkak bu bayram günü: Filistin'de, Irak'ta, Açe'dekiler ne yapmaktadır acaba şimdi?

Hüngür hüngür ağlarken bile, eline tutuşturacağın bir şekerle, az önce çok fena canının yandığını unutabilen, büyüklere çok büyük fark atarak unutmayı başarabilen çocuklar, dünyanın en berbat durumunda bulunuyor olsalar da, yine de gülümsüyor mudur ki?

Boğazlarını daha şimdiden sıkmaya başlamış olan geleceklerinin ağırlığı binmemiş midir omuzlarına daha? Dünyanın elele verip başlarına getirecekleri hakkında bir fikirleri olmasa da, çocuk bedenleri taşıdıklarını hissediyor mudur acaba?

Hâlâ, çocukluğun sevimli cezbesinde rüyalardan uyanıp, rüyalara yatabiliyorlar mıdır? Hasılı bunlar çocuklar için bile olsa unutulabilir midir?

İnsanoğlunun kendi küçük savaşları, yeryüzünde bunlar olup biterken kıymetini yine de muhafaza etmeli midir?

Bütün bu soruları akla getirmek işte, bayramla yıkanmış kalpler için herhalde daha kıyıcıdır.

Bayramınız mübarek olsun...


20 Ocak 2005
Perşembe
 
ÖZLEM ALBAYRAK


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED