AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R

SAMET AYBABA ÇOK HAKLI

Ankaraspor Teknik Direktörü Samet Aybaba, Mersin Amatör Antrenörleri Derneği'nin düzenlediği seminerde "İç İşleri Bakanı olabilsem taraftar derneklerini kapatırdım" dedi.

Aybaba konuşmasında amigoların da kulüp yönetimlerini aşırı derecede etkilediğine, kulüp başkanlarınca beslendiğine değinip bunların önlenmesini istedi.

Bakınız, bu Samet, Beşiktaş'a gelmiş geçmiş en iyi kaptanlardan biridir. Futbolcu arkadaşlarından taraftara kadar çok geniş bir yelpazeye sahip çıkıp onların haklarını savunduğunun şahidiyim. Hocalığına da diyecek yok herhalde. Futbolculuğunun son döneminde Beşiktaş Belediye Başkan Adaylığı, daha sonra Özal döneminde milletvekili adaylığı gündeme gelmişti. Yani vizyonu, karizması olan adamdır. Aybaba çok önemli ve kangren olmaya yüz tutmuş bir yaraya neşter atmıştır. Aynen onun gibi düşünüyorum. Kulüplerin hepsine tavsiye ederim; genişlemek istiyorsanız şu taraftar derneklerinin yerine kulüp şubeleri kurunuz. Beri yandan da TBMM Spor'da şiddet ve anarşiyi önlemek üzere çıkardığı yasadan amigoları meşrulaştıran hükümleri yok etmelidir.

Ağzına sağlık Samet Aybaba...


YORUMSUZ

BASKETBOL Federasyonu Başkanlığı seçiminde pek az bir oy farkla Turgay Demirel'e geçilen Lütfi Arıboğan'ın şansı görülmemiş bir biçimde açıldı. Yıllarca Ülkerspor Genel Müdürlüğünü yürüten Arıboğan sporculuk yıllarında da mükemmel bir basketbolcuydu. Seçimini kaybettikten sonra Arıboğan'a ilk teklif Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakçı'dan geldi. Milli Takımlar İdari ve Teknik Menejerliği makamında eski bir voleybolcuyu görevde tutmakta sakınca görmeyen Bıçakçı bu defa da bir basketbolcuyu Genel Sekreter yapmak üzere harekete geçti. Bıçakçı'nın Arıboğan'a bu teklifi götürmeden önce Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'a da danıştığı iddia edilmekte. Diğer taraftan Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay da Arıboğan'a Sutopu Federasyonu Başkanlığı'nı teklif ediverdi. Atalay, yüzme ile sutopunu ayırmak istediğini daha önce de açıklamıştı. Beyefendi tabiatlı Arıboğan "Ben yüzme sporuna yakın değilim, kabul edemem" derken daha iki hafta evvel Yüzme ve Sutopu Federasyonu Başkanlığı seçimini kazanmış olan Haluk Toygarlı'ya bu durum ağır geldi ve görevinden istifa etti. Beri yandan iki gün düşünen Arıboğan, Federasyonunun Genel Sekreteri oldu.

Daha bitmedi... Bütün bu olaylar sürerken Eski başkan Haluk Ulusoy sert ve kendinden emin bir konuşma yaptı:

"-Ben Federasyon Başkanı olsaydım 2006 Dünya Kupasına gitmeyi şimdiden garanti eder, Türkiye'yi Almanya'daki finallerde şampiyon yapardım."

Yazının başlığında dedik ya: YORUMSUZ!


Obruk, baltayı taşa vurdu

Sualtısporları Federasyonu sonunda Harun Sevinç'ten kurtuldu. Başkanlık seçimini pırıl pırıl bir genç, İnkilap Obruk kazandı. Ama biliyor musunuz bu İnkilap Başkan koltuğuna oturur oturmaz nasıl bir faul yaptı?

Anlatayım; biliyorsunuz bir balıkhanım var, adı Yasemin Dalkılıç. Çok derin sulara serbest dalış yapıyor. Bu yönüyle takdire layık. Ancak hocası ve kocası olan Kübalı birinin telkinleriyle devletin resmi kuruluşu olan Sualtısporları, Cankurtarma ve Sukayağı Federasyonu'nu bugüne kadar -tabiri bağışlayın- hiç İPLEMEDİ ve dünya rekoru denemesi yapacağını iddia ettiği her seferde FEDERASYONdan, dolayısıyla da Uluslararası Sualtısporları Konfederasyonu (CMAS)'tan gözlemci istemedi.

Bu yüzden de rekorları, uluslararası sahada hiç tescil olmadı. Sadece kocasının kurduğu ne idüğü belli olmayan FREE adındaki teşkilat bu rekorlara sahip çıktı. Harun Sevinç tüm Başkanlık süresinde tek bir doğru iş yaparak Yasemin Dalkılıç'ın DEVLET'İ umursamaması karşısında direndi, aferin.

Şimdi, büyük bir heyecanla desteklediğim İnkilap Obruk kardeşimizin de CMAS'ı yok.


Antalya'yı korsan hakemler işgal etti

TÜM dünyadan 1000 civarında takım Aralık sonu-Ocak başında Antalya'da kendi liglerinin devre arası hazırlık kamplarını yaptılar. Kamplar sırasında da yaklaşık 1250 maç oynanacak. Ama Antalya'da bu kadar maçı yönetecek hakiki hakem yok! "Ne demek hakiki hakem?" diye sorabilirsiniz. Anlatalım. Antalya Bölgesinde 60 lisanslı hakemimiz var; tabii ki ihtiyaca yeterli değil. Organizatörler de başta Rusya'dan Antalya'ya tatile gelen asıl mesleği kasaplık, manavlık, garsonluk, esnaflık olan, kimi amatör futbol oynamış düzinelerce adamı sahalara saldılar. Bu yolla sahte hakemlerin aylık kazançları da 3'er milyar lirayı bulduğu ifade edilmekte. Acaba Beşiktaş-Malmö maçında Pancu'ya bir penaltılık hareket yapıldığında penaltı vermeyip, bir de sarı kart gösteren hakem de sahte olmasın!..


20 Ocak 2005
Perşembe
 
TAYLAN UYGUR


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED