|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Dini bayramlar da diğer bayramlar gibi toplumsal dayanışma ve kaynaşma günleridir. Ama diğerlerinden ayrı olarak sadece insanlar arasında yaşanan bir coşkuyu ve duygu paylaşımını ifade etmezler. Aynı zamanda kul ile yaratıcı arasındaki ilişkinin gelişimini de esas alırlar. Bayramların toplumsal boyutu kadar ubudiyet (kulluk) boyutu da önemlidir. Bu açıdan bakıldığında "yakınlaşma" ve "yakınlık" anlamını içeren Kurban Bayramı insanın hem çevresindeki insanlarla hem de Yaratıcısı'yla ilişkilerini geliştirmek açısından iyi bir fırsattır. Modern dönemde insanoğlu yüzeysel ve dışadönük bir ilişkiler ağı içinde bulunuyor. Küresel bir köye dönüşen ve iletişim çağını yaşayan dünyada her geçen gün zayıflayan ve sahteleşen bir ilişki dünyası oluşuyor. Kalabalıklar içinde yalnızlaşan, yakınlarıyla bile sıcak ve sahici ilişkiler kuramayan insan teki, enfüsi alemden kopmanın bir sonucu olarak manevi alanda da sorunlar yaşıyor. İşte bayram günleri insanı yeniden kendine ve kendi çevresine döndürüyor. Bir yanda akraba ve dostlarla kaynaşma, diğer yanda iç âleminde kurbiyet-i ilahiye mahzar olma… Ramazan Bayramı "oruç"la, Kurban Bayramı ise "hac" ve "kurban" ile anılır. Ramazan'da insan kendi nefsinin emrinde olmadığını, Kurban'da ise kendi nefsinin maliki olmadığını hatırlar. Makam, mevki, şöhret, benlik, ırk, renk ve milliyetten sıyrılarak beyaz ihrama bürünen hacılar, insan özünü temsil eder. Farklılıkların derinliğinde aynı öz vardır. Hacılar dünyaya bu özü haykırır. Bayramlarda kulun niyazı daha anlamlıdır. Bugünler isteklerin ve duaların daha makbul olduğu günlerdir. Bu yüzden inananlar, tüm insanlık için dua ederek bayramı idrak etmeliler. Dünya genelinde yaşanan afetler, çatışmalar, krizler insanoğlunun ciddi bir muhasebe yapmasını ve bunlardan kurtuluş için irade göstermesini gerektiriyor. Görünen o ki, 2005 yılı daha zor geçecek. Gerçi Türkiye hem ekonomide hem de dış politikada çok başarılı bir trend yakaladı. Ayakları üzerinde durabilen ve çevresiyle ilişkilerini geliştiren bir Türkiye var. Ancak bu durum birçok kesimi de rahatsız ediyor. Bulgaristan, Yunanistan, Rusya, Suriye ve İran'la daha kalıcı işbirlikleri geliştirmek isteyen Türkiye, bölgesinde yaşanacak olumsuzluklara karşı da daha duyarlı bir hale geliyor. Özellikle Rusya ve Suriye ile olan sıcak ilişkiler ABD'yi rahatsız ediyor. ABD'nin İran ve Suriye'ye yönelik askeri bir müdahalesi bölgede sonuçları kestirilemeyecek gelişmelere sebep olabilir. Özellikle Kuzey Irak'taki Kürtlerin ABD'ye sırtını vererek çevresine "efe"lenmesi Suriye, İran ve Türkiye'yi rahatsız ediyor. ABD-İsrail'in bölgesel politikalarının doğal müttefiki haline gelen Barzani ve Talabani'nin bölge Kürtlerini kamuoyu nezdinde giderek İsrail'in konumuna düşürmeye başlaması muhtemel bir sıkıntıya işaret ediyor. Çin ve Rusya arasındaki ekonomik işbirliğinden rahatsız olan ve Ortadoğu'da yeni askeri operasyon hazırlıkları yapan ABD'nin dünyanın başına yeni ne gibi belalar açacağını göreceğiz. Türkiye Irak'ta yaşananlardan ciddi şekilde etkilenmeden yapısal gelişimini sürdürdü. Ancak İran ve Suriye'yi kapsayacak bir kriz sadece Türkiye'yi değil Rusya başta olarak birçok ülkeyi derinden etkiler. Tüm bu olayları düşününce Kurban Bayramı'nda her zamankinden çok Yüce Yaratıcı'ya sığınmak ve onun kudret ve şefkatine iltica etmek gerekiyor. Çünkü siyasi, sosyal ve ekonomik şartları nazara alarak politika geliştirmek veya tavır takınmak anlamını yitiyor. Bu kadar karmaşık hesap ve denge içinde tek seçeneğin insanın özüne dönerek insan merkezli bir perspektif geliştirmesi olduğu anlaşılıyor. Kurban Bayramı'nın tüm insanlık için hayırlar getirmesini diliyor, okuyucularımızın mübarek bayramlarını tebrik ediyorum.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |