|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Uzmanlara göre medya 'sır dizileri' aracılığıyla halkın maneviyata olan ihtiyacını bir tüccar gibi kullanıyor ve 'reyting' uğruna insanların manevî duygularını istismar edip, onları mucize beklentisi içine sevkediyor...
Televizyon kanallarında yayınlanan drama tarzındaki "sırlı dizi"lere olan ilgi her geçen gün artarken, İslam hukukçuları ve psikiyatristler, bu dizileri "reyting uğruna insanların manevi duygularını istismar eden" programlar olarak yorumluyorlar. İslam hukukçusu Prof. Dr. Hayrettin Karaman, bu tür dizilerin danışmanların görüşleri doğrultusunda çekilmesi gerektiğini belirtirken, Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi Uzman Psikiyatristi Dr. Oğuz Tan da sır dizilerinin dini, bir korku kaynağı haline getirdiğini söyledi. Ölçüyü kaçırdılar Sır dizilerinin 'reyting' amaçlı çekildiğini kaydeden Prof. Dr. Hayrettin Karaman "Maneviyatın zayıfladığı, maddeciliğin ön planda olduğu zamanlarda insanlara maddenin ve görünenin ötesinde çok güçlü bir âlemin olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak medya, halkın ihtiyacını bir eğitimci gibi değil de bir tüccar gibi kullanıyor. Reyting uğruna insanların manevi duygularını istismar ediyor. Televizyon kanallarında yayınlanan sırlı dizilerde ölçü kaçırıldı" dedi. Mucize beklentisi "Bu dizileri devamlı izleyen ve dini bilgisi olmayan insanlarda, Allah benim yerime adaleti sağlıyor, her yaptığımın karşılığını veriyor. Benim mücadele etmeme, çalışmama gerek yok, anlayışı doğabiliyor" diyen Karaman şöyle konuştu: " Ayrıca, bu tür diziler insanları kanuna, kurallara göre hareket etmek yerine mucize beklentisi içine sevkediyor. Yaşamında mucize beklentisi içine giren dini bilgisi zayıf insanlar ise hayal kırıklığına uğradığında Allah'a yaklaşmak yerine daha da uzaklaşabiliyor. Bu tür diziler mutlaka danışmanlardan oluşan bir heyete danışılarak yapılmalıdır." Dinden korkuluyor Psikiyatrist Dr. Oğuz Tan ise sırlı dizilerin, korkulu, kaygılı, huzursuz insanlar ürettiğini belirterek, bu tür dizilerin dini bir korku kaynağı haline getirdiğini söyledi. Bu tür dizilere eleştirel gözle bakılması gerektiğini belirten Tan, "Ekranda görünenlerin 'kurmaca' olabileceği unutulmamalıdır. Bu tür dizileri izleyen insanla hayatla ilgili en temel gerçeklere bile yabancılaşırlar yaşamlarında mucize beklemeye başlarlar. Bu insan psikolojisi için tehlikelidir. Bu dizilerin senaryoları yazılırken mutlaka uzmanlara danışılmalıdır" dedi. Reha Yeprem: Sırlar Dünyası diğerlerinden farklı Bu dizilerin ilki olan "Sır Kapısı" yeni adıyla "Sırlar Dünyası" 8 yıldır kesintisiz yayınlanıyor. Programın sunucusu Reha Yeprem, "Sır kapısını açarken hedefimiz reyting değildi. İnsanlara her zaman doğru mesajlar vermeyi amaçladık ve bunu başardığımıza da inanıyoruz" dedi. Sırlar Dünyası'nın insanlardan gelen mektuplardan yola çıkılarak yazıldığını belirten Yeprem, "Gelen mektuplar arasında ibret verecek ve etkili olacak hikayeler seçilerek doğruluğu araştırılıyor. Seçilen hikaye, ilahiyatçı, pedagog, sosyolog, psikolog ve nöropsikiyatristten oluşan danışma kuruluna sunuluyor. Onay alındıktan sonra hikaye senaryolaştırılıyor ve son aşamada danışmanlar tarafından tekrar gözden geçiriliyor" diye konuştu. "Sırlar Dünyası"nın farkı olduğunu belirten Yeprem, diğer kanallarda yayınlanan aynı formattaki dizileri reyting hedefli programlar olarak niteli-yor. Yeprem, "Topluma faydalı olabilecek mesajları verirken önce güzellikleri sunmalı, hırpalayan yönleri sonraya bırakmalı. Diğer kanallarda yayınlanan sırlı diziler de bu çizgi içerisinde yazılıyorsa doğru mesajlar ortaya çıkar ancak bu çizgiye çok fazla riayet edilmediğini görüyorum" dedi.
|
|
|
|
|
|
|