|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Bilmem farkında mısınız? Son iki gündür gazetelerin manşetlerinden düşmeyen iki ayrı sandık haberi de aslında birbirine ne kadar benziyor. Her ikisi de kanlı olaylarla son bulan Irak seçimleri ile CHP kurultayı aynı hafta sonuna denk gelince ortaya ilginç bir manzara çıktı. Biri gazetelerin dış haberler, öbürü politika sayfalarında işlenmemiş olsa, inanın bir seçimin haberlerini, diğerininki ile karıştırmak işten bile değildi. Her ikisinde de başı kanayan, kaşı yarılan insanlar. Her ikisinde de arbede. Her ikisinde de başta ABD olmak üzere dış mihrakların müdahalesi olduğu iddiası. Her ikisinde de silahlı kuvvetlerin sıkı denetimi. Her ikisinde de muazzam bir katılıma rağmen hayal kırıklığı. Her ikisinde de değişim için heyecana rağmen geleceğe boş ifadelerle bakış. ABD askerlerinin gölgesinde yapılan seçim, sonucu ne olursa olsun, Irak'taki mevcut durumu pekiştirecek. Tüm tehditlere rağmen insanların geleceğini umutla seçim sandığında aradığı bir ortamda, Irak'ta yapılan seçim tam bir yanlışlıklar trajedisi. Hukukun ve düzenin olmadığı bir ülkede, karanlıkta elleriyle yol yordam arayanların ayaklarına takılan seçim sandığı, bir ışık olmaktan ziyade, köstek olacak Irak halkına. Mevcut statükoyu meşrulaştıran, geleceğe ait alternatif teklifleri sıfırlayan, merkezi değil, uçları iktidara taşıyan ve böylece ülkeyi bütünleştiren ve birleştiren bir tutkal değil, ayrışma sürecini destekleyen bir kaldıraç olacak Irak'taki seçimler. Tabiatıyla Irak, seçimlerden sonra durulmayacak. Bugüne kadar ABD'nin kurduğu düzene isyan edenler, bundan sonra kendi insanına isyan edecek. Muhtemeldir ki, etnik ve dini ayrışmalar ve çatışmalar artacak. Irak'taki seçimler, bölgedeki kaosun sorumluluğunu Irak halkının üzerine yükledi sadece. ABD ise, seçimleri delil göstererek, demokrasi "misyonunu" ifa etmiş olduğunu dünyaya ilan edecek. Vicdani yükümlülükten kurtulan ABD, bundan sonra daha "rahat" uyuyacak. Bir taraftan da parsayı toplamaya devam edecek. Irak'ta gözyaşları içinde gidilen seçim, korkarız daha fazla gözyaşı döktürecek. ABD müdahalesi iddiası ile karışan CHP'de yapılan kurultayın ise, CHP ve Türkiye adına Irak'takinden daha güzel sonuçlandığını, böylece gelecek için daha müspet bir adım atıldığını kim iddia edebilir? Bir gazetenin manşetine taşıdığı Iraklı kadının gözlerine sinmiş umutsuzluktan farklı bir şey okunabiliyor muydu, CHP'li kadın bir delegenin gazetelere yansıyan simasında? CHP'de statükonun ve kaosun devamından başka ne çıktı ki sandıktan? Tersi olmuş olsaydı ve Sarıgül kazansaydı, başka bir şey mi çıkmış olacaktı aynı sandıktan? Kurultay, CHP'de artık müzmin bir hale gelmiş olan halktan uzak solculuğa bir çare mi sunacaktı? Sahi kurultayda oy kullanan kaç tane harbi solcu vardı? Katı ve şekilci muhafazakârlık konusunda sağ partileri bile geride bırakan, halka onlar kadar inmeyi becerememiş ve aslında bunu kendine yediremeyen böylesi bir anlayışla ne olacaktı ki, Sarıgül galip ayrılsa idi Baykal'ın meydanından? Bu hafta sonu iki kanlı sandık hikâyesi okuduk. Kahramanları ve kötü adamları neredeyse birbirinin aynı, temaları benzer iki ayrı hikâye. Tek bir fark vardı bence bu iki hikâye arasında. Irak'ta başkalarının kararttığı bir ortamda aydınlığı seçim sandığında arayan insanlar vardı. CHP'de ise karanlıktan medet umanlar. Bu hafta sonu demokrasi sandığının, aslında büyücünün şapkası olmadığını görmüş olduk bir daha.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |