AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
6 5 7 ' L İ L E R   A İ L E S İ
Çürük Raporu Alan Kişi, Memur Olabilir mi?

Öğretmenlik stajyerliğimin bitmesine iki ay kala askere gittim. Askerliğim süresinde mevcut bir rahatsızlığımdan dolayı üç ay hava değişimi aldım. İkinci kez gidişimde ise çürük raporu verilecek. Çürük raporu almam memuriyetim için herhangi bir sakınca doğurur mu?

657 sayılı Kanunun 48'inci maddesinde belirtilen şartlar arasında yer alan; "53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamak." hükmü uyarınca görevinizi devamlı olarak yapmanıza engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmadığınız sürece memuriyetinize herhangi bir engel durumun oluşması mümkün değildir.

Bazen fiziken çok sağlıklı görünen bir çok kimseye askerlik yapamaz raporu verilebilmektedir. Çünkü, askerlikte aranan sağlık şartları farklılık göstermektedir. Sonuç olarak askerlik yapamaz raporu verilmesi sizi çok fazla endişelendirmemelidir. Zira, önemli olan memuriyet görevinizi devamlı surette yapmanıza engel olabilecek bir vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamanızdır.


Şizofren Hastaları Devlette Hangi İşlerde Çalıştırılmalıdır?

Şizofren hastasıyım ve psikolojik rahatsızlığım var. Ancak hastalığım yok sayılarak, normal insan gibi davranmam isteniyor. Geçen yıl krize girdim ve bir ay hastanede yattım. Taburcu olduktan birkaç ay sonra kurumum yine yanı şekilde davranmaya başladı. Her an krize girebilirim. Hastalığımın gerektirdiği şekilde çalışmam için ne yapmalıyım?

Öncelikle sizin statünüzün tespit edilmesi gerekmektedir. Muhtemelen "Özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınma Şartları İle Yapılacak Yarışma Sınavları Hakkında Yönetmeliği" kapsamında özürlü olarak çalışmaktasınız. Bu yönetmeliğin "Özürlülerin çalıştırılacakları işleri" düzenleyen 25'inci maddesinde; "Belirli bir mesleği olan özürlülerin meslekleri ile ilgili işlerde çalıştırılmaları esastır. Belirli bir mesleği olmayan veya mesleğine uygun kadro bulunmayan özürlüler, özür durumlarına göre, yapabilecekleri hizmetlere ait mevcut kadrolarda çalıştırılır. Özürlüler, özürlülüklerini artırıcı veya ek özür getirici işlerde çalıştırılamazlar." hükmü yer almaktadır. Şayet bu Yönetmelik kapsamında yer alan özürlü iseniz, sağlık özrünüzü artırıcı bir işte çalıştırılmanız mümkün değildir.

Bu yönetmelik kapsamında değilseniz size diğer memurlardan ayrı bir şekilde davranılması ancak daire amirinizin taktirine kalmış bir konudur. Zira eğer özürlü iseniz yukarıdaki hüküm gereğince özürlülüğünüzü arttırıcı işlerde çalıştırılamazsınız. Özürlü değilseniz hakkınızda memurlar gibi işlem yapılacaktır.

Diğer taraftan, 5434 sayılı Kanunda malul "Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçi" şeklinde tanımlanmıştır. Durumunuz bu maddedeki malül tanımına uyuyorsa hakkınızda, 5434 sayılı Kanunda diğer şartlar da dikkate alınarak, malullük hükümleri de uygulanabilir.


KİT Genel Müdürlüğü'ne Sürekli Vekalet Mümkün müdür?

233 sayılı KHK kapsamındaki bir KİT'teki boş bulunan Genel Müdür Kadrosuna dışardan vekaleten atama mümkün müdür?

233 sayılı KHK'nın Teşebbüs Yönetim Kurulu'nun teşkilini düzenleyen 6'ncı maddesinde yönetim kurulunun bir başkan ve beş üyeden oluşacağı, genel müdürün yönetim kurulu başkanı olduğu ve genel müdürün bulunmadığı hallerde, genel müdürün yönetim kurulu üyeleri arasından görevlendireceği bir genel müdürün vekil olarak yönetim kuruluna başkanlık yapacağı hüküm altına alınmıştır. Bu madde gereğince, genel müdür kadrolarının geçici olarak boşalması halinde bir genel müdürün vekalet edeceği belirtildiğinden bu konuda yoruma gerek bulunmamaktadır.

Ancak, Genel müdür kadrosunun sürekli olarak boşalması halinde ise nasıl bir yol izleneceğini hususunda yoruma gerek bulunmaktadır. Acaba sürekli olarak boşalma halinde yönetim kurulu üyesi olmayan birinin de vekaleten atanması mümkün müdür? Bu konuda Danıştay 5. Dairesinin E.4085, K.4138 sayılı kararında özetle; Genel Müdürlüğün boşalması halinde Yönetim Kurulu Üyelerinden birinin Bakan tarafından atanabileceği, aksi halde, yukarıda özetleyerek aldığımız 233'ün 6'ncı maddesi karşısında, bu şekilde görevlendirilmeyen Başkan Vekili Başkanlığında toplanan Yönetim Kurulu kararı ile tesis edilen işlemin yetki yönünden sakat olduğu belirtilmiştir.

Bu hüküm ve karar doğrultusunda KİT'lerdeki Genel Müdürlüğün sürekli boşalması halinde Bakan tarafından yönetim kurulu üyeleri arasından birinin vekaleten atanması mümkündür. Aksi takdirde atanan vekilin yaptığı işlemler sakat olacaktır.



Kamu personeli istifa edip, KPSS puanı İle öğretmen
atamalarına katılabilir mi?

Bu soruyu 657 sayılı Kanuna, 399 sayılı KHK II sayılı cetvele ve 2914 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan üniversite akademik personeline göre ayrı ayrı cevaplamak gerekmektedir.

1- Devlet Memurları Kanuna tabi olarak çalışanlar: Memur olarak çalışanların istifa etmesi halinde yeniden memuriyete dönebilmeleri için belirli süre beklemeleri gerekmektedir. Bu süreler 657 sayılı Kanunun 97'nci maddesinde açıklanmıştır. Buna göre usulüne uygun istifa edenler 6 ay, usulüne uygun istifa etmeyenler 1 yıl boyunca hiçbir kamu kurumunda memur olamamaktadır. Öğretmenlik bir memurluk olduğuna göre herhangi bir kamu kurumunda memur olarak çalışanların KPSS'ye girip, atama işlemlerine katılıp, atamaya hak kazandıktan sonra da istifa edip öğretmenliğe geçmesi mümkün değildir. Diğer taraftan, bu şekilde işlemler merkezi olarak herhangi bir yerden takip edilmemektedir. Ancak geçen atama dönemlerinde yaşanan ve bizim de bu köşede yer verdiğimiz bir olaydan herkesin ders çıkarması gerekmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığındaki 50 imam-hatip bu şekilde öğretmen kadrosuna geçmişti. Ancak daha sonra bu durum tespit edilmişti. Bu kişiler hem öğretmenlik hem de imam-hatiplik kadrosunu kaybetmişlerdir.

2- 399 II sayılı cetvele tabi personel: Bu personel KPSS'ye girip, yerleştirmelere katılabilir ve herhangi bir yere öğretmen olarak atanmaları halinde istifa ederek öğretmenliğe başlayabilirler. Bu kişiler 657 sayılı Kanunda yer alan bekleme sürelerine tabi değillerdir.

3- Üniversite akademik personeli: Akademik personel 2914 ve 2547 sayılı Kanunlara tabidir. Bu nedenle üniversite akademik personeli de eğer KPSS'ye girmiş ise KPSS puanları ile atama"ya katılabilirler. Bunlar öğretmen olarak atanmaları halinde üniversitedeki görevlerinden istifa ederek öğretmenliğe başlayabilirler.

KİT'deki teknisyenler, tekniker maaşı alabilir mi?

TEDAŞ'ın teknisyenlik sınavına tekniker diplomamı teslim ederek sözleşmeli olarak işe başladım. Kadro derecemi tekniker olarak başlattılar. Maaşım teknisyen statüsünden elime geçmektedir. Bir yanlışlık yok mu?

399 sayılı KHK'nın eki (II) sayılı cetvele dahil pozisyonlarda çalışmakta olan sözleşmeli personele ödenecek temel ücretlerin en yüksek ve en düşük miktarları Yüksek Planlama Kurulu Kararı ile belirlenmektedir. Bu Kararlarda ise ücret grupları bulunmakta olup, bu gruplar da unvana göre belirlenmektedir. Bu çerçevede teknikerlerle teknisyenlerin ücret grupları farklılık arz etmektedir. Dolayısıyla pozisyonunuzun tekniker olmaması halinde bitirmiş olduğunuz okuldan dolayı tekniker ücreti alamazsınız.

Naklen Öğretmen Ataması Yapılamayacak

Geçen hafta bu köşede 2005-1 Öğretmen atama kılavuzu yayımlanmadan önce, Resmi Gazetede yayımlanan ilana bakarak naklen öğretmen alımı yapılamayacağını belirtmiştik. Kılavuz 26.01.2005 tarihinde Bakanlığın Personel Genel Müdürlüğüne ait sayfasında yayımlandı. Kılavuzda yer alan açıklamalar Resmi Gazetede yayımlanan ilan ile örtüşmektedir. Buna göre bu atama döneminde sadece ilk atama, açıktan ve açıktan ilk atama yoluyla öğretmen alımı yapılacaktır. Üniversiteler başta olmak üzere hiçbir kamu kurumundan naklen öğretmen alımı yapılmayacaktır. Diğer taraftan, Personel Genel Müdürü Remzi Kaya, yapmış olduğu açıklamada Başbakanlık ile yazışmaların devam ettiğini ve en kısa sürede naklen öğretmen alımı yapılacağını belirtmiştir.

Eylül ayında ücretsiz izne ayrılan, eğitim öğretim ödeneğini alabilir mi?

Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeniyim. 1 Eylül tarihinde 6 aylık ücretsiz izin aldım. Eylül ayında yıllık olarak verilen kırtasiye yardımını alabilir miyim?

Daha önceki yazılarımızda 657 sayılı Kanunun ek 32'nci maddesinde öngörülen öğretim yılına hazırlık ödeneğinin nasıl ve kimlere ödeneceğini detaylarıyla açıklamıştık. Şayet size ödenmeyen hazırlık ödeneği ise bu ödeneği almanız gerekmektedir. Bunun dışında kırtasiye yardımı diye bir ödeme türüne 657 sayılı Kanunda yer verilmemiştir.



Hazırlayan: Ahmet Ünlü
(memurlar.net editörü)

Faks: (0312) 472 68 80

29 Ocak 2005
Cumartesi
 
HAZIRLAYAN: Ahmet Ünlü


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED