AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Ekonominin gidişini bir de esnafa sormalı...

Devlet İstatistik Enstitüsü'nün (DİE) geçtiğimiz günlerde yayınlanan 2004 Yılı Dış Ticaret Verileri Türk ekonomisinin genel gidişatı hakkında bazı değerlendirmeler yapma imkanı vermektedir. Aslında bu sayılara bakmadan da enflasyon oranındaki düşme, paradan altı sıfır atılması, fiyatlar genel seviyesindeki yavaşlama gibi gelişmelerden üç aşağı beş yukarı genel eğilim hakkında bir kanaate sahibiz.

Ancak çarşıya çıkıp esnafı, mağazaları, belli sektörleri gezdiğinizde tamamen başka bir tablo ile karşı karşıya gelmekteyiz.

Sayılar ne diyor?

Önce DİE'nin sayılarına bakalım. Buna göre Türkiye 2004 yılında bir önceki yıla göre yüzde 32,8'lik bir artış göstererek toplam 62.773 milyar dolar ihracat ve yine bir önceki yıla göre yüzde 40,1'lik bir yükselme ile toplam 97.161 milyar dolar ithalat yapmıştır. İthalat ile ihracat sayıları arasındaki fark yani dış ticaret dengesi 34.387 milyar dolar negatif vermektedir. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2003 yılındaki yüzde 68,1'den yüzde 64,6'a gerilemiştir.

İlk bakışta ihracattaki bir önceki yıla göre yüzde 32,8'lik artış oldukça iyi bir gelişmedir. Ancak ithalattaki artışın yüzde 40,1'e yükseldiği dikkate alındığında bu olumlu tablo tartışılır hale gelmektedir. İhracat ortalama üçte bir oranında artarken ithalatsa bundan daha da fazla büyümüştür.

Diğer yandan ekonomiler için önemli bir veri olan ihracatın ithalatı karşılama oranına bakıldığında bu oranın geçen yıla göre gerilediği görülüyor. Dış ticaret dengesine bakıldığında da durum çok memnuniyet verici değil. Açık tam 34.387 milyar dolara yükselmiş gözüküyor. Bu sayı 2003 yılında 22.088 milyar dolar idi. Nerede ise 2003 yılına göre yüzde ellilik bir artış söz konusudur.

Bu tablo bize ekonominin büyüdüğünü, ancak sorunların da büyümekte olduğunu gösteriyor.

10 milyar dolarlık araba ithal etmişiz…

Biraz da ithalat ve ihracat kalemlerine bakarsak genel eğilimler hakkında bir kanaat elde edebiliriz. Önceki yıla göre yüzde 40 aratış gösteren ithalat kalemlerine baktığımızda büyüklük olarak ilk sırayı petrol ve mineral yağlar alırken ikinci sırayı yatırım malları almaktadır. Petrol ve madeni yağların ilk sırayı alması normal. Yatırım mallarının da ikinci sırada olması ekonominin büyümesiyle ilgili. Ancak toplam 10.236 milyar dolar ile üçüncü sıraya yerleşen otomobil ithalatı ciddi bir olumsuz gelişmeye işaret etmektedir.

İhracat kalemlerine bakıldığında ilk üç sırada tekstil, demir çelik, otomobil ve elektrikli aletler yer almaktadır. Türk ekonomisinin tarımsal ağırlıktan sanayi ağırlıklı hale geldiğini burada da görüyoruz.

Bu tabloya bakarak genel olarak Türk ekonomisinin iyiye gittiğini söylemek mümkün. Evet sorunlar yok değil; ekonomi yüksek bir borç stoğu baskısı altında. Dış ticaret açığı büyüyor. Devlet ekonomiyi döndürmek için devamlı borç ihtiyacı içinde. Ancak borç bulması zor olmuyor. Devlete para satmak isteyen hem içeride hem de dışarıda pek çok kişi ve kurum var. Bu da olumlu bir gelişme. Fakat bu nereye kadar?

Bir an için bu sayıları görmeyelim. Ekonominin genel gidişini sayılarla değil çarşı ve pazardaki esnaf ve müşterilerin tutum ve davranışlarıyla değerlendirelim.

Çarşı ve pazarda durum farklı…

Tüketici açısından fiyatlardaki artışın yavaşlaması, enflasyonun düşmesi olumlu bir gelişme. Pek çok malın fiyatı iki üç sene öncekileriyle neredeyse aynı. Satıcılar on oniki ay taksitle mal satma peşinde.

Esnafın tezgahından gelişmelere bakıldığında durum çok daha farklı gözüküyor. Çarşı Pazar dolaştığınız, esnafla konuştuğunuzda durum hiç de iç açıcı gözükmüyor. Siftah yapmadan dükkanını kapatanlar, stopajını, vergisini yatıramayanlar, senet ve çeki geri dönenler, dükkanında çalışanına maaş veremeyenler, boşalan rafına yeni mal koyamayanlar, ciddi ciddi işini tasfiye etmeyi düşünenler, ne yapabilirim sorusuyla meşgul olanlar azımsanır gibi değil.

Makro ekonomik veriler Türk ekonomisinin büyüdüğünü, işlerin iyiye gittiğini, artık yeni şirketlerin kurulduğunu, yatırım malları ithalatının ilk sırada yer aldığını gösteriyor. Bunlar iyi, ancak belli sektörler ve ekonominin bel kemiğini oluşturan küçük esnaf çok zor durumda. Piyasaya para girmiyor, mal satılmıyor, çarklar dönmüyor ve bir hareketlilik gözükmüyor.

Ekonominin gidişini kendisinden test ettiğim Alemdağ Caddesindeki Şile Ticaret'in sahibi Nalbur İsmail Bey adeta piyasanın kalbidir. Otuz yıldır ticaret yapan İsmail Bey gidişin iyi olmadığını, gerekçeleriyle izah ediyor. Üsküdar Belediye Çarşısındaki dostlarımız da piyasanın yaşadığı sorunların en canlı şahitleri. Piyasanın dönmesi, piyasaya suyun akması ve kuruma eğilimi gösteren tarlanın yeşermesi bekleniyor.

Bunun sadece ekonomiyi yönetenlerin gayretleriyle olması zor. Her alanda olduğu gibi ekonomide de ciddi bir değişim yaşanıyor. Bu süreçte değişen tüketici davranışları ve farklılaşan ekonomik eğilimler dikkate alınmadan tarlayı yeşertmek imkansız. Anlaşılan esnafın da genel gelişmeler ve eğilimler temelinde yeniden yapılanması gerekiyor.



3 Şubat 2005
Perşembe
 
DAVUT DURSUN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED