|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Radyo programlarındaki ukalalıkları sayesinde televizyona terfi ederek Gece Kuşu dönemeciyle bir gecede şöhret olan, Televizyon Çocuğu'yla gelecekteki parlak günleri haber verircesine gerine gerine adını belleklere yazdıran, tiyatro yönetmeni, fotoğrafçı, sinema oyuncusu ve özellikle de bir şovmen o. İki anneli, iki babalı, iki anneanneli, iki dedeli, Galatasaray'dan girip Şişli Lisesi'den çıkmış, Fransa'da Tours'ta başlamış Mimar Sinan'da sona ermiş okulların, parçalanmış çocuğunun, parça parça ama hepsinin de bir şekilde üstesinden gelinmiş iştigalleri. Telefondaki genç kadının ince ses tonuyla alay ederken, yuvalarından uğrayacakmış gibi fıldır fıldır dönen gözleri, ara ara patlayan agresif ses tonu, olur olmaz yerlerde başını gösteren teklifsiz saldırganlıklarıyla sanki hâlâ, sivrilikleriyle dikkat çekmeye çalışan, zengin kapının mutsuz oğlan çocuğu o. Yalnız başına değil ama, ekürisiz, tek tabanca. Küstahlığı, seyircisine karşı değil, gümüş tepsi içinde önüne ne sunarsa sunsun bir türlü benliğini tatmine yetmeyen hayata karşı sanki. Muhatabını "sinir etmek" üzerine kurulu, alay-küçümseme tarzı kendine özgü mizahı, seyircisiyle arasındaki aşk-nefret ilişkisinin grafiğini sürekli sallayıp durmasına rağmen, ne hikmettir ki bu uzatmalı ilişkiye zarar vermeye yetmiyor. Okan Bayülgen'in kendini dünyaya kanıtlamışların pervasız dilini taşıyan intikam yöntemi, usulünce hırpalanmaktan zevk alan bir toplumun, en münasip eğlence kaynağı olarak karşımızda duruyor. Şovmen neyi eleştirir?
Eleştirileri köşeli, dili sivri Okan Bayülgen mümkün olan her fırsatta, köylüleri hiç sevmediğini, köylülükten nefret ettiğini dillendirse de, burjuvanın apolitik yaşam tarzıyla, derinliksiz kafasıyla dalga geçmekten de müthiş hazzediyor. Paparazzilerden girip, medyadan çıktığı popüler kültür eleştirisini, popüler kültürün tam ortasından söyleyerek, bu kültürün alanını farklı sesleri ve düşünceleri de kucaklayan bir satıh haline getiriyor, genişletiyor. O, vurduğu şeyi büyütüyor. Ekmeğini kazandığı popüler kültürü hem eleştirileriyle ciddiye alınır kılıyor, hem de sayesinde demokrasiyi işlettiği görülen bu kültürü, olması gerekenden daha güvenilir hale getiriyor. Kendisi de, popüler kültür eleştirisinin sağladığı "ciddiyetli", "entellektüel" imaj sayesinde, bu "alem"de fiyat yükseltiyor. Bayülgen, bu kez NTV gibi ciddi bir haber kanalına hazırladığı yarı talk show yarı gündem-tartışma programıyla, hem yıllardır meslektaşlarının üzerine yapışmış bulunan "komik adamlar ciddi meselerden anlamazlar" anlayışını kırıyor, hem de artık kuru gürültüye dönüşen Zaga'nın bir adım ötesine geçerek "oturaklı Zaga da yapabilirim?" diyor istifhamlı gözlerle kendisini izleyenlere. Öylesine giden, doğal akışında gelişiyor gibi görünen, bu yeni "laflama" programı aslında müthiş bir oyun gücü gerektiriyor. Yumuşama durumu
Uçuk kaçık 'ne yapsa yeridir' oğlanın, zatlarının ifade ettiği gibi "yaşlanmasıyla" ilgisi yok yani, Herkes Bunu Konuşuyor'daki "yumuşak geçişler"in. Format icabı eleştirilerin, format icabı değişimin, format icabı konuların ve format icabı bir imajın, sahte olanın parıl parıl yanan bir hakikatmiş gibi durduğu TV ekranlarında başarı kazanması muhtemelden öte bir kesinlik arzeder çünkü. Zaga'nın hiperaktifliğini, yorulmak bilmez enerjisini, afilli azarlamalarını, sabırsız mimiklerini o yüzden burada göremezsiniz. Konuşmaların düzeyi, konuk seçimi, espriler, doğallık vesair faktörlerin hepsini biraraya toplayarak kendinden bahsettirme becerisi zaten, çarkı reyting üzerine dönen televizyon arenasında orta halli bir şovmeninkinden daha komplike bir zeka gerektirir. Entellektüel seviyesi ortalamanın biraz üstünde olan herkesin, içeriği ne olursa olsun, bir yandan izleyip bir yandan da hafiften küçümsediği benzerleri gibi, popüler bir kanalda yayınlanan popüler bir show programındaki tarzının, daha ciddiyetli bir üst arenaya transfer edilmesi bu zekanın ve oyunculuk gücünün göstergesidir. Anlayacağınız bu, Okan Bayülgen'in rol aldığı onca filme inat, oynadığı en iyi roldür. Popüler kültürün göbeğinden, popüler kültür eleştirisi yapmak gibi bir şey yani.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |