|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Emin Çölaşan büyüğümüz gazetenin yemekhanesinde yemek yerken, Bahar adında aynı bünyede çalışan bir bayan sıkılarak yanına yaklaşıyor ve aralarında şöyle bir diyalog geçiyor: 'Emin Bey, şimdi size bir şey söylemek istiyorum; ama lütfen tuhaf karşılamayın, gülmeyin, ya da bana kızmayın.' 'Ne kızarım, ne de tuhaf karşılarım. Nedir?' 'Benim 10 aylık bir oğlum var. Onun göbek bağını izin verirseniz sizin odanızda bir yere koymak istiyorum. Bir saksının içi olabilir, başka bir yer olabilir.' 'Niye ki?' 'Bizde hoş bir gelenek vardır. Örneğin çocuk iyi okuyup adam olsun diye göbek bağını okul bahçesine gömerler. Ya da doktor olsun diye hastane bahçesine gömerler. Eşimle de konuştuk, oğlumuzun sizin gibi olmasını istiyoruz. O yüzden sizden bu istekte bulunuyorum. Bir sakıncası olur mu?' 'Niye olsun ki.' Çölaşan büyüğümüz bu aşamada bir dangalaklık sergilediğini belirtip soruyor: 'Parça çok mu büyük?' 'Yok canım, minnacık bir şey.' 'Tamam, anlaştık.' Bu olay Emin Çölaşan büyüğümüzün çok hoşuna gidiyor. Bahar hanımı odasına götürüp saksıları gösteriyor. Minnacık göbek bağını gömmek için birlikte uygun bir saksı beğeniyorlar. Kadıncağızın bebeği on aylık olduğuna göre, demek ki göbek bağı tam 300 gündür buzlukta saklanıp uygun bir kutsal saksı aranıyormuş... Şükürler olsun sonunda Çölaşan büyüğümüzün saksısı bu sıkıntıyı bertaraf ediyor. Ben bu yazıyı yazarken göbek bağı henüz Emin büyüğümüzün odasındaki kutsal saksıya gömülmemişti ama Hürriyet'teki kutsal köşesinde "Pazartesi gömeceğiz" diyordu. Umarım Çölaşan büyüğümüzün odasındaki saksıya gömme töreni, en anlamlı ve düzeyli şekilde gerçekleştirilmiştir. Reha Muhtar haberciliğe devam etseydi, kesinlikle eminim ki, bu göbek bağı gömme törenini haber yaptırıp en az 15 dakika yayınlar, bir de canlı bağlanırdı Emin büyüğümüz ve kutsal saksının bulunduğu odaya. "O saksıyı oraya kim koydu? Neden o saksı?... Kafanıza saksı mı düştü?" gibi sorularla irdelerdi olayı.. Ali Kırca da bugünlerde benzer habercilik yapıyor. O da bu göbek bağı gömme törenini yayınlayabilir gibime geliyor. Asena'nın göbeğini canlı yayın yapmıştı, bebeğin göbek bağını niye yapmasın ki?. Benim en çok merak ettiğim, araştırmacı gazeteci Uğur Dündar, bu saksıya göbek bağı gömme olayını Arena'da nasıl dosya haline getirirdi. "Daaaan" diye cıngıl girip "Hurafe'ye baskın" diye ekrana yazı mı bindirirdi?.. Yoksa "Ay ne hoş bir şey" diye haber mi yapardı?.. Bilemiyorum işte... Tabii bu arada çocuğu Emin Çölaşan'a benzesin diye göbek bağını onun odasındaki saksıya gömmek isteyen diğer vatandaşlar da ellerini çabuk tutmalı... Bu olay artık ifşa oldu ve Emin abimizin odasında da fazla saksı yok... Yetmeyebilir saksılar... Aslında Emin Çölaşan büyüğümüzü kıskanmadım da değil hani... Çünkü bugüne kadar hiç kimse benim saksılardan birine, bana benzesin diye bebeğinin göbek bağını gömme teklifinde bulunmadı. Bulunsa ne yapardım, onu da bilimiyorum. Çünkü ben her türlü düşünce ve inanca saygılıyım ama göbek bağını saksıya gömme hurafesine de sıcak değilim. Ileride ben de Çölaşan gibi büyük olunca, bebeğinin göbek bağını odamdaki saksıya gömmek isteyenlerin, bunun yerine hayır kurumlarına bağışta bulunmasını isterim herhalde.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |