AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
K Ü L T Ü R
Hoşgeldin küresel edebiyat

'Geceyerısı'nın Peşinde'de, küreselleşmenin edebiyat üzerindeki etkilerini görmek mümkün.

  • FATMA DURMUŞ
    "Daniel, onun yalnızlığını yeryüzünde hiç kimsenin anlayamayacağı kadar anlayıp hissetmişti." Çocukken diğer çocukların yalnızlıklarına dokunabiliyorduk çok rahatlıkla. Büyüdük ve büyü bozuldu. Yıllar sonra o büyünün şeftali tadını özleyenler için güzel bir kitap Richard Zimler son romanı 'Geceyarısı'nın Peşinde'. Yazar, bir grup çocuk kahramanını birbirlerinin yalnızlıklarında, acılarında, keyiflerinde, hüzünlerinde eriterek Portekiz'den Güney Afrika'ya, Londra'dan İstanbul'un müşfik ve güvenli kollarına uzanan kalabalık bir hayat örmüş. İnkılap Yayınevi tarafından Solmaz Kamuran'ın nefis Türkçesiyle Türkiye okuruna sunulan kitabın çocuk kahramanları John, Daniel ve Violeta'nın sevimli karakterlerinde imkansızlıkların olmadığına ikna oluyorsunuz. Erişkinlerin ancak dibe vuran aşk öykülerinde yaşayabildikleri bu insanlık halini olağanüstü zengin bir kelime haznesiyle süslediği masalımsı bir evren de sunuyor bizlere. Bir de Amin Maalof'un eserlerinde de şahit olduğumuz gibi Richard Zimler'in kitabında da küreselleşmenin kendi edebiyatını nasıl yarattığını izlemek mümkün. Küresel edebiyat, roman kahramanlarını çok kimlikli, çok ülkeli , çok şehirli dünyalarda var ediyorlar. Okuyucuyu farklı kültürleri, dinleri, ırkları aynı mesafeden izleyip empati kurmaya zorlayan bu metinler yazıyla uğraşanlar için gerçek 'erdem'in ne olduğu sorusunu getiriyor insanın aklına. Bir de bizim coğrafyamızdan neden herkese kendini okutturan ve her zihne seslenebilen romanlar çıkmadığına. Tabii Müslümanlarla Yahudilerin arasını açıp Ortadoğu'yu yaşanmaz hale getiren son iki yüz yıllık Hristiyan Batı politikaları içine doğan bizler için kolay değil bir Yahudi çocuğunun iç dünyasını anlamak. Sonra da anlayıp onun zihnini var eden sözcüklerle metinler oluşturabilmek. Ancak dünyaya seslenen yapıtların yazarları bunu başarabildikleri için olacak ki küreselleşme onlara tanınma fırsatı veriyor. Bu coğrafyada doğup da bir Müslüman çocuğun yalnızlığına dokunabilmeyi başaran metinler çıkaramadıkları için olacak ki, bir Yahudi ya da zenci çocuğunun yalnızlıklarına da dokunamıyor Türkiye romancıları... Amerika'da edebiyatta yeni bir Umberto Eco olarak gösterilen Richard Zimler'in romanında yarı İskoç yarı Portekiz, yarı Hristiyan, yarı Yahudi bir çocuğun kendi yaşıtları ve Güney Afrikalı "Geceyarısı" ile kurduğu masum yürekten ve saf dostluğun hikayesini okurken bunları düşünmeden edemiyor insan. İlk sayfasından son sayfasına kadar süren bütün satır aralarında ustalıkla gizlenen ve farkında olmadan okuyucunun zihnine yerleşen ana fikir ise bence; "Kötülük peşinde koşan kendi ölümüne koşar".



  • 8 Şubat 2005
    Salı
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED