AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
K Ü L T Ü R
Diriliş düşüncesi yeniden

Sezai Karakoç'un 'Diriliş' düşüncesinden hareketle 'Medeniyet ve Diriliş' isimli bir kitap yazan Muhittin Bilge, Karakoç'un düşüncede, sanatta, edebiyatta yıllardır yaptığını bu kitapla hatırlattığını söylüyor.

  • ALİ SALİ /ANKARA
    Sezai Karakoç'un 'Diriliş' düşüncesinden hareketle bir tez hazırlayan Muhittin Bilge, İslâm medeniyetinin insan fıtratına en uygun değerleri sunmuş bir medeniyet olduğunu ve kitabının ana çerçevesini "İslâm medeniyetinin insanlık için olmazsa olmazlığına" dikkat çeken Sezai Karakoç'un kırk yıldır insanları bu medeniyete dikkat kesilmeye çağırış ve davet edişinin yetkin argümanlarını ortaya koymaya çalıştığını söylüyor. Bilge, Hece Yayınları arasından "Medeniyet ve Diriliş" ismiyle çıkan kitabında Sezai Karakoç'un düşüncede, sanatta, edebiyatta yıllardır yaptığını acizane hatırlattığını belirtiyor. Halen RTÜK'te denetçi olarak çalışan Muhittin Bilge ile kitabı "Medeniyet ve Diriliş" üzerine bir söyleşi yaptık.

    Kitabınızın adından yola çıkarak sormak istiyorum, Türkiye'nin AB'ye üyeliğinin gündemin en tepesinde olduğu bir ortamda medeniyetimize ilişkin bu vurgu ne anlama geliyor? Hangi duygular içindesiniz?

    İnsanlığa, görebildiği en üstün, fıtratına en uygun değerleri sunmuş bir medeniyetin, yani İslâm medeniyetinin, yok olduğunu kimse iddia edemez. En vulgarize edilmiş haliyle bile dini söylemlere tahammül edemeyen, cahiliye döneminde yaptığı putlarla karınlarını doyuran insanlar misali; günübirlik ürettikleri modern kutsallarıyla, post-modern zamanlarda karınlarını doyuran "modern putperestlerin" tüm çabalarına karşın, bu medeniyet, tarihin bekleme odasından çıkarak, insanlığa ihtiyaç duyduğu diriltici nefesini tekrar soluyacaktır.

    Bu çalışmanızda Sezai Karakoç'un "Diriliş" düşüncesinin temel eksenini oluşturan medeniyet anlayışından hareketle, çeşitli mukayeselerde de bulunarak medeniyetin olmazsa olmazlığına dikkat çekiyorsunuz. Nedir medeniyeti bu kadar olmazsa olmaz kılan?

    Medeniyetin ve / veya medeniyetimizin olmazsa olmazlığına dikkat çeken ben değil, üstad Sezai Karakoç'tur. Ben, acizane, onun kırk yıldır insanları düşüncede, sanatta ve edebiyatta tekrar büyük bir medeniyete dikkat kesilmeye çağırış ve davet edişinin yetkin argümanlarını ortaya koymaya çalıştım. İnanıyorum ki, üstadın Diriliş düşüncesinin irdelenmesi, insanımıza, özellikle de son yıllarda yaşadığı o bunaltıcı sıkışmışlıktan kurtulmak için bir çıkış yolu sağlayacaktır. Çünkü, her geçen gün modern dünyanın profanlaştırıcı cenderesinde biraz daha sıkışan insanımızı kurtaracak biricik yol, medeniyetimize tekrar dikkat kesilmeden geçmektedir.

    Küreselleşmenin bütün dünyayı tek kültürlü, adeta büyük bir köy haline getirdiği, getirmeye çalıştığı günümüzde, böyle bir beklenti biraz ütopik değil mi?

    Küreselleşmenin tek kültürlülük görüntüsü tamamen bir aldatmacadan ibarettir. Aksine, küreselleşme paradoksal olarak yerelliğe vurguda bulunmakta, yerelliği ön plana çıkararak, insanlığa büyük açılımlar sağlamış köklü medeniyetlere karşı yerelliği cazip kılmaya çalışmaktadır. Bu öyle bir anlayıştır ki, artık, hiçbir kutsal yoktur, çünkü herşey kutsaldır. Takdir edersiniz ki herşeyin kutsallaştırıldığı bir yerde gerçek anlamda bir kutsallıktan sözetmek mümkün değildir. İslâm medeniyeti ise, yerel değerleri inkar edip, asimile etmemekle birlikte, hepsinin üstünde eşyaya asıl mahiyetini kazandırmaktan tutun, zaman, mekan ve insan ilişkisine kadar bütün ontolojik ve epistemolojik olgu ve olayları tevhidi bir duyarlılıktan açıklayan ve anlamlandıran büyük bir gerçekleşiştir. Ki bu bir ütopya değil bir realite, bir yaşanmışlıktır.

    Bağlantılı olarak dile getirecek olursak, umutlusunuz yani...

    Tabii ki! Çünkü umutsuzluk bize haram kılındı. Çağın bütün çürümüşlüğüne karşın, insanoğlunu gönendirecek günlerin gelmesinin çok yakın olduğuna inanıyorum.

    Bu medeniyeti içselleştirelim

    Birey olarak kendimizle barışık olmamızın en sahici yolunun, bu medeniyeti medeniyet yapan değerleri, kendi hayatımıza hakim kılmamızdan geçtiğine değinen Muhittin Bilge, ancak böyle bir içselleştirmeyle o büyük medeniyeti tekrar gerçekleştirebileceğimize inandığını söylüyor. "İnançta, düşünüşte ve yaşayışta bir bütünlük olmasının, hem bireysel hem de toplumsal gönencimiz için en temel ilke olduğu hakikatinin bir an bile akıldan çıkarılmaması gerektiği düşüncesinden beslenen bir umut taşıyorum ve taşımaya da devam edeceğim."

  •  
    Dili edebi, üslubu samimi bir siyer
    'Özgürlük Peygamberi Hz. Muhammed' Peygamberimiz'i farklı yönleriyle ele alması, edebi anlatımı ve samimi üslubuyla diğer siyer kitaplarından ayrılıyor.
    Hoşgeldin küresel edebiyat
    'Geceyerısı'nın Peşinde'de, küreselleşmenin edebiyat üzerindeki etkilerini görmek mümkün.
    Peter Gaymann ve tavuk gözüyle gördükleri
    Kapitalizmin kültür tahribatı
    Düşünce dergisi Yarın, şubat sayısında küresel kapitalizmin kültür tahribatına eğiliyor. Konunun geniş bir dosyada ele alındığı dergide ABD'li sosyolog Moishe Postone ve Alman filosof Norbert Trenke ile Kapitalizm eksenli söyleşiler var. A. Faruk Ünsal'ın olay yerinde yaptığı incelemelerin ardından Güney Asya'yı yazdığı dergide Hasan Kösebalaban felakete Türkiye'den bakıyor. Bilgi için: 0212 6792653
    Viyola ve piyano birarada
    Borusan Kültür ve Sanat Merkezi etkinlikleri çerçevesinde bugün viyola sanatçısı Beste Tıknaz ve piyano sanatçısı Melin Molla bir konser veriyor. İtalyan Kültür Merkezi'nde saat 19.00'da başlayacak konserde J.Brahms, B.Güneş ve Y.Tura'nın eserleri seslendirilecek. Oda Müziği çalışmalarını halen Kibele Dörtlüsü ile devam eden viyola sanatçısı Beste Tıknaz ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı'nda öğretim görevlisi olarak çalışan piyano sanatçısı Melin Molla'nın ortak verecekleri bu müzik ziyafeti kaçırılmaması gereken bir etkinlik.
    KÜLTÜR HARİTASI
  • Dücane Cündioğlu'nun düzenlediği Mantık Atölyesi saat: 18.00'de Atatürk Kitaplığı'nda. Bilgi için: 0212 2493819

  • Yasemin Semercioğlu ve Şenol Sak resim sergileri 22 Şubat'a kadar Taksim Galerisi'nde.

  • Uçan Sınıf adlı filmin ücretsiz gösterimi bugün ve yarın saat: 19.30'da Goethe Enstitüsü'nde. Bilgi için: 0212 249 20 09

  • Haluk Sargın'ın konuşacağı Antik Ankara konulu söyleşi saat: 18.30'da Maden Mühendisleri Odası'nda.

  • 8 Şubat 2005
    Salı
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED