AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
S P O R

Fener'in derdi

Fenerbahçe süper ligin en güçlü; pahalı kadrosuna sahip. Yedekleri bile bir Anadolu takımından daha fazla değer taşıyor. Belki de bu sebeple Daum kadro kurmakta zaman zaman tereddüte düşüyor, zorlanıyor. Gerçi üç cephede birden oynaması sebebi ile, cezalıları, sakatları düşünerek böyle bir kadroyu elde tutmak da elzemdir ya, o başka. Kadro iyi, Anelka geldi daha iyi oldu.

Ama işte görüyorsunuz Samsun karşısındaki Fener'i yine kimse beğenmedi. Nasıl beğensin ki:

Rölantide oynayan, bir hırs ve hız taşımayan, bir türlü organize bir atak geliştiremeyen takım ilk devrede hiçbir pozisyon üretemedi. Serkan'ın kendisini dahi aşarak -çünkü Serkan genellikle iyi top kullanan, orta yapan, pas atan biri değil- Nobre'ye gönderdiği pas hariç. Nobre bu müsait ortayı, bomboş vaziyette buldu, kafayı vurdu ama ne yazık ki top direkte patladı.

Şimdi mesele şudur: Fenerbahçe'nin orta sahası zayıf kalıyor. Bunu futbol ile ilgilenen kahvedeki adam bile biliyor. Selçuk ile Aurelio'ya teslim edilen orta saha, rakip dört beş kişi olarak saldırınca aciz kalıyor. Kanatlardaki Tuncay ile Serhat'ın orta sahaya hiçbir katkısı yok. E, bu durumda forvete kim top taşıyacak?

Bu sebeple Fenerbahçe çok yan pas yapıyor; sürekli geriye oynuyor. O kadar ki, toplar bir ara son olarak Rüştü'de toplanmaya başladı. Süper kalecimiz Rüştü'nün en zayıf yönü, topu oyuna sokmasında düğümleniyor. Rüştü kendisine ulaşan topları maalesef takımını atağa kaldıracak tarzda kullanamıyor. Bu işi en iyi Galatasaray'ın eski kalecisi Taffarel yapardı.

Top böyle geriye doğru oynanınca Fener defansı bu defa pasları şişirmeye başlıyor. Belki sadece Ümit Özat'ın soldan geliştirdiği atakları hariç tutabiliriz ama, o da bu maçta iyi değildi. Futbol otoriteleri sezon başından, hatta geçen yıldan bu yana Daum'un bu oyun düzenini eleştiriyor, ama Bay Daum bildiğini okuyor. Bu durumda her biri bir kabiliyet, bir yıldız olan futbolcular da yeteneklerini oyuna yansıtamıyorlar.

Gelelim Samsunspor'a.

Samsun hocası Ertuğrul Sağlam'ın sağlam talimatı ile taş gibi bir defans sergiledi. Bilhassa Kenan çok iyi idi. Dörtlü savunma hiç yerinden oynamadı, kapandı, Fener forvetlerine açık alan bırakmadı.

Böylece Fenerbahçe her maçta can simidi diye sarıldığı duran toplardan medet ummaya başladı. Ne yazık ki bu toplara kafa uzatacak Servet ile Luciano takımda yoktu. Geriye Alex'in firikiklerdeki ustalığı kalmıştı. Alex bunu konuşturdu, ama Fener iki dakika sonra karambolden golü yedi. Maçın hakkı da beraberlikti zaten.

Anelka'ya gelince. Beklemek lazım, karar vermek için beş altı maç sonrasına bakmak lazım. Eğer Daum bu kafa ile giderse ne içerde ne dışarıda başarı beklememeli. Yazık oluyor bu muhteşem kadroya, yazık.


8 Şubat 2005
Salı
 
MUSTAFA KUTLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED