AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Amerikan imajı

Pazartesi günkü yazımda tezkere ile ilgili tartışmalara değinerek hâlâ bazı 'Amerikancıların' Amerikanvari söylemlerini hatırlatarak durum tesbiti yapmaya çalışmıştım..

Bu yazı çok farklı düzey ve ortamlarda yankılandı ve anlaşılan tartışmalara yeni bir yön verdi..

Şimdi de Amerikancılar, Amerika'nın Türkiye'deki imajını nasıl kurtarırız telaşına kapıldı..

Nitekim Dışişleri Bakanı Rice'ın Ankara ziyaretinin temel hedefinin bu olduğu ortaya çıktı..

Bu gezi öncesi ve sonrasında bazı köşe yazarları ve televizyon ekranlarının alışık olduğu Amerikancılar 'Türk-Amerikan dostluğu'ndan dem vurarak hükümete tavsiyelerde bulundu.

Hatta eski bakanlardan Kamran İnan, ART televizyonundaki konuşmasında Türkiye'nin Amerika'sız yaşayamayacağını söyleyerek, Rice'la havaalanında buluştuğu için Başbakan Erdoğan'a sert eleştirlerde bulundu..

Büyük gazetelerin bazı köşe yazarları son iki günde Amerika'nın Türkiye'deki imajının düzeltilmesi gerektiğini söyleyerek Amerika'ya düşmanlığın Türkiye'nin çıkarına olmadığını savunuyorlar..

Oysa Türkiye, Amerika'ya karşı düşmanlık içeren hiçbir tavırda bulunmamıştı..

Türkiye, kendi demokratik süreçleri içinde tezkereye hayır demişti..

BOP içinde bölgeye demokrasiyi getireceğini söyleyen ABD aslında Türkiye'nin bu demokratik tavrını Arap ülkelerinin parlamentolarına örnek olarak göstermeliydi..

Tezkere'ye tepki olarak Amerika, Türkiye'ye karşı inanılmaz kötülüklerde bulundu ve bulunuyor..

AK Parti Balıkesir Milletvekilİ ve TBMM'de Türk-Amerikan Dostluk Grubu üyesi Turhan Çömez'in söylemi ile 'Amerika, Türkiye'nin dostu değildi' artık ..

İşgal sonrası Irak'a ilk gidenlerden biri olarak Sayın Çömez'in bu söylemi her nedense bazılarını rahatsız etti. Oysa Sayın Çömez yalnız bir Türk politikacı olarak değil, aynı zamanda bir doktor duyarlılığı ile Irak halkının acılarını yakından görmüş ve oradaki Amerikan politikalarının tehlikelerine vakıf olmuş çok duyarlı ve ilgili bir milletvekilidir.

Sayın Çömez aynı zamanda TBMM Türk-Amerikan Dostluk Grubu üyesi olarak da bildik köşe yazarlarının bilmediği birçok gizli şeyi de biliyordur.

Ama Amerikancılara bahane gerekmez..

Onlar doğruyu ve gerçekleri söyleyen herkesten rahatsız oluyor..

Türkiye'de bazı köşe yazarları gibi, Amerika ve İsrail'in finanse ettiği birçok internet sitesi bugün Türkiye'deki Amerikan düşmanlığından, adımı vererek, beni sorumlu tutuyor. Türkiye'ye gelen Yahudi lobilerinin temsilcileri ve Amerikalı heyetlerin bazıları benzer şekilde adımı vererek beni suçluyor.. Onlara tavsiyem, beni suçlamak yerine Irak, Filistin ve tüm Ortadoğu ve dünya politikalarını gözden geçirip düzeltsinler..

Tabiî bu arada Türk halkının demokratik kararlarına saygı göstersinler ve çuval olayından dolayı Türk halkından, ordusundan ve devletinden resmen özür dilesinler ve Irak'taki tehlikeli planlarından vazgeçsinler..

İşte o zaman ne ben, ne Çömez, ne de başka biri Amerika'ya karşı söyleyecek bir söz bulabilir..

Hiç kimse durduk yerde ve laf olsun diye Amerika ya da başka bir ülkeye saldırma lüksüne sahip değil..

Örneğin neden ben ya da başkası İsviçre ya da Brezilya'yı eleştirmiyoruz..

Belki de bunun fakında olan Amerika'nın Ankara Büyükelçisi 'Amerika'ya karşı düşmanlığın nedeni Irak politikalarımız ' demiş..

Büyükelçi Eric Edelman dün diplomasi muhabirlerini toplayarak Amerika'nın Türkiye'deki imajının düzeltilmesi çabalarına destek istedi.. Edelman bu desteği kuşkusuz yalnız diplomasi muhabirlerinden değil, aynı zamanda medyanın patronlarından, yöneticilerinden ve köşe yazarlarından da sık sık istiyor..

Bakalım bu istek önümüzdeki günlerde ne kadar kabul görecek. Bence Amerikalılar ve bölgedeki yerli işbirlikçileri boşuna heveslenmesinler..

Çünkü Washington'daki Yeni Muhazakar Likutçuların bildik politikaları devam ettiği sürece (bana göre devam edecek) Amerika'nın ne Türkiye'de ne de bölgedeki imajı asla iyileşmez..

Edelman ve Yahudi lobilerinin tüm çabalarına karşın bugün gazete yazarlarının ve radyo-televizyon programlarının büyük bölümü Amerikan politikalarını tüm çıplaklığıyla Türk halkına yansıtıyor.

Benim katıldığım ya da katılmadığım tüm radyo ve televizyon programlarında bu hep böyle oluyor..

Pazartesi günü sözünü ettiğim SKY-Türk'te değerli meslektaşım Sedef Kabaş'ın başarı ile yönettiği programda herkes Amerika'nın yanlışlarından söz etti.

Sayın Kabaş ve diğer tüm meslektaşlarımızın başta SKY-Türk'te olmak üzere tüm televizyonlarda yaptıkları programlarda herkes Amerikan politikalarının Türkiye ve bölge ülkelerinin ve halklarının çıkarları için ne kadar tehlikeler arzettiğine dikkat çekiyor..

Türk halkı da gerçeği görerek giderek Amerika'ya karşı düşmanlık besliyor..

Amerika bunun önüne geçmek istyorsa ve geleneksel müttefikini kaybetmek istemiyorsa bir an önce doğru adımlar atmalı.. Yani var olan emperyalist - Haçlı kimliğinden vaz geçerek bölge ülke ve halklarına saldırmaktan vazgeçmeli..

Bunun mümkün olduğuna inanan varsa, varsın Amerika'nın yalanlarına sahip çıkmayı sürdürsün... Zaman zaman İsrail yalanlarına sahip çıktıkları gibi.. Üstelik tam da zamanı..

Şaron barışa evet diyor..

Ama hiç kimse heyecanlanmasın..

İsrail asla gerçek bir barışa evet demez..

1996'dan bu yana Şarm El-Şeyh'te 5 kez bir araya gelen taraflar tüm iyimser havalara rağmen sonuca gidemedi. Tıpkı 1991'den itibaren Oslo ve Madrit'te başlayan ve Amerika'nın birçok şehrinde devam eden süreçlerin başarsızlığa uğraması gibi..

Herkesin bilmesi gereken bir gerçek var..

Tüm bu başarısızlıkların en önemli nedeni Şaron'dur..

Oysa sorunun çözümü çok kolay.. İsrail, 1967'de işgal ettiği Filistin'nin Batı Şeria ve Gazze bölgelerinden çekilir ve buralarda inşa ettiği tüm Yahudi yerleşim bölgelerini boşaltırsa ortada hiçbir sorun kalmayacak.

Ama bana göre İsrail asla bunu yapmayacak..

Tek şartla; Filistinlilerin İsrail'e ve Amerika'ya bağımlı egemensiz ve devlet öğeleri olmayan uyduruk bir Filistin devletine razı olmaları!


9 Şubat 2005
Çarşamba
 
Dr. HÜSNÜ MAHALLİ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED