AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
H A Y A T
Aşk kapsama alanında kayboldu

Sevgililer günü aşkın simgesi haline geldi ve aşk da anlamını yitirerek günlük tüketime hitap eden 'one night stand' e dönüştü. Bir zamanlar ancak okul çaylarında buluşabilen gençler şimdi cep telefonlarının kapsama alanına giren herkese ilan-ı aşk etme imkanına sahip.

  • FATMA DURMUŞ / İSTANBUL
    Türkiye yaklaşık 20 yıldır Sevgililer Günü kutluyor. 90'lı yılların başında özel radyoların sponsorların iteklemesiyle hayatımıza soktukları Sevgililer Günü artık Türk medyası için hayati öneme sahip. Gül ve eros biblolu müzik kutusu stoklarının tüketilidiği, "ciesem" şebekelerinin köşe olduğu, unutkanların ve meteliksizlerin sevgililerinden olduğu bu gün de Türk basını hem reklam hem de gündem sıkıntısı çekmiyor. Daha o gün gelmeden iki hafta öncesinden bütün vitrinler kırmızı ayıcıklar, kalp şeklindeki şekerler, kırmızı kalp şeklindeki balonlarla süsleniyor. Artan talepler yüzünden gül fiyatları tavana vururken bazı ülkeler gül ithal etmek zorunda kalıyor.

    Şimdiki gençler için özellikle sevgililer gününde aşkı ifade etmenin bin bir türlü yolu var. Onlarda ebeveynlerindeki romantizm yok ama çılgın trendler var. Örneğin geçtiğimiz yıllarda Basketbolcu İbrahim Kutluay'ın ex sevgilisi manken Demet Akalın bir bilboard'a ilan vererek aşkını bütün İstanbul trafiğinin önünde ilan etmişti. Akbağ, bir süre sonra öteki Demet'le sevgili olan İbrahim'e sitemini de tüm medyanın önünde ilan etti şarkı sözleriyle: "Unuttum boyunu posunu, huyunu, suyunu..." Bu medyatik örneklerle büyüyen ve aşk değil ama 'flört'ler yaşayan gençler için de farklı olanaklar var. Sevgililer günü için özel CD doldurup kendi sesiyle sevgilisinin sevdiği şarkıyı söyleyenler ve bu CD'yi hediye edenler olduğu gibi meteliksiz gençler için de internetten e-kart göndermek imkan dahilinde. Cep telefonu firmaları ise son teknolojiyle gençlerin aşk arayışlarına yeni bir açılım getirdi. Bluethot çapkınları kızıl ötesi ışınlar sayesinde kapsama alanlarına giren herhangi birinin rumuz ve cep telefonlarının anında elde edebiliyorlar.

    Aşk anlamını yitirdi

    Oysa son yirmi yıldan gerilere baktığımızda her şeyin olduğu gibi aşkın da alışkanlıklara ve tavırlara yansıması daha farklı bir görüntü çiziyor. Eski Türk filmlerinin aşk meleği Hülya Koçyiğit o günleri şöyle anlatıyor: "Benim genç kızlık yıllarımda İstanbul'da bir genç kızla genç delikanlının baş başa gezmeye çıkmaları çok hoşgörüyle karşılanmazdı. Aile gözetiminde belirli saatler içinde gündüz vakti görüşülürdü. Gençler ancak okul çaylarında ve doğum günlerinde bir araya gelirlerdi. Her şey daha ölçülüydü. Şiir kitapları ve açıldığında melodi veren sevgi kartları hediye edilirdi."

    Koçyiğit'in söylediğine göre o günlerde en değerli hediye çiçekmiş. En fazla rağbet gören çiçek papatya, en fazla kabul gören erkek de kadın kıymetini bildiği için çiçek alan erkekmiş.



  • 14 Şubat 2005
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED