|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Unutulmaz aşk filmlerinin senaristi Ayşe Şasa'ya göre Batı aşkı yaşayacak seviyede değil. Aşkın Batı'da trajik, biz de ise epik boyutuyla yaşandığını söyleyen Şaşa "Bizde aşk insanı kahraman yapar, büyütür ve Allah'a götürür" diyor.
FATMA DURMUŞ
Batı aşkı yaşayacak seviyeye gelmedi Şasa tasavvuf uzmanı Tuğrul İnançer'le yaptığı bir sohbette aldığı notları özenle okuyor: "Bir Allah dostunun sohbetinde söz aşk'a geldi. Bizim dilimizdeki aşk kavramının Batı dillerinde karşılığı yok dedi. Love kelimesi bizim kullandığımız anlamıyla aşk'ı karşılamıyor. Biz kıdemli bir toplumdan geliyoruz. Teknolojik Batı toplumları henüz aşkı yaşayacak seviyeye gelmedi." Şasa bunun çok iyi bir tespit olduğunu belirterek sözlerine devam ediyor. Bizde aşk insanı Allah'a götürür "Modern zamanların tarif ettiği sevginin süfli olduğunu anlamak için alim olmaya ya da felsefe yapmaya gerek yok. Mecnun'u saçları bitlenmiş, çöllerde bağırıp toz yutan bir deli olarak savunan Batılı anlayış aşk'tan nasibini almamıştır. Onlar aşkı sadece tensel anlamda anlıyor ve maalesef onu bile yanlış anlıyor. İnsanı ve özellikle kadını meta olarak görüyor. Aşk zannetiği şeyi çatışma ve kavga boyutunda yaşıyor. Bu insanı yıkıma ve düşüşe götüren bir boyut. Dolayısıyla Aragon sonunda 'Mutlu aşk yoktur' diyor. Bundan bize ne! Bu Batı'nın fikri. Bizim medeniyetimizde aşkın trajik bir boyutu vardır ama çok epiktir. Bizde aşk insanı kahraman yapar, büyütür ve Allah'a götürür." Şasa Türkiye aydınları arasında yaygın olan mutsuzluğun yüceltilmesinin, çok bilen ve çok aydınlananın mutsuz olması gerektiği fikrinin de bize Batı düşünce sisteminin yanlışlarından biri olarak geldiği görüşünde: "Bizim medeniyetimizde insanın mutluluğu esastır. Batı'ya göre mutluluk ahmaklık, Batı ve Orta Avrupa'da mutluluktan bahsetmek ayıp sayılıyor. Onlar fıtrata karşı yaşıyorlar. Batı kakavan bir trajedi duygusuna yakalanmış durumda. Bizim arabeskde olduğu gibi dnların filmlerinde de bu bunalımın boyutlarını görüyoruz." Batı'nın trajedisini taklit ediyoruz Kadın-erkek ilişkilerinde de Türkiye'nin Batı'nın yörüngesinde olduğunu söyleyen Ayşe Şasa sözlerine şöyle devam etti: "Bütün modern dünya aynı şarkıları söylüyor. Biz de onların geçmişine sahip olmadığımız halde onların bunalımlarını ve trajedilerini taklit ediyoruz. Ama İslam dini evrenseldir. Mahalli değil. Ve bu dine göre sevginin kaynağı ilahidir. İnsan sevgiyi ilahi alandan yeryüzüne indirerek kendi arasında da tecrübe etmeye başlar. Hem ailesine hem de doğaya karşı Allah'ın bahşettiği bu sevgiyi kullanır." Aslında Allah'ın sıfatlarını severiz Modern dünyada sevginin yerini cinselliğin aldığını ve bunun büyük bir tahribata yol açtığını ifade eden Şasa, bu gidişin ancak toplumsal huzursuzlukları ve çatışmaları besleyeceğini ileri sürdü. "Bizim insanımız için Kur'an şunu vaad ediyor: Onlara dünyada ve ahirette ne keder ne de korku var..." Ayşe Şasa aşkı şöyle tarif ediyor:
"İnsan öldüğü zaman görecek ki bu âlemde sevmiş olduğu her ne idiyse, bu bir yaprak olabilir, bir ağaç olabilir, bir insan olabilir; bunların hepsi Allah'tandır. Siz aslında Allah'ın isimlerini, sıfatlarını sevmişsinizdir. Sevdiğiniz her şeyin bağlantısı budur. Çünkü insanın varoluşunun nedeni aşk'tır. Kadın-erkek aşkı da kaçınılmaz bir şekilde bu sebeptendir."
|
|
|
|
|
|
|
|