AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Başörtüsü ve mutabakat…

Türkiye'nin en önemli sorunu nedir diye bir soru sorsak bu soruya herkesin farklı cevaplar verdiğini görürüz. Sorunların önem derecesi elbette herkes için farklı farklıdır.

Ak Parti'ye oy veren toplum kesimlerinin önemli sorunlarından biri de başörtüsü veya türban ile eğitim alamamalarıdır. Bütün toplum kesimleri için başörtüsü ile üniversiteye gidememenin aynı derecede bir sorun olması ve çözümü konusunda da herkesin ittifak etmesi düşünülemez. Öncelikle bir konunun sorun olduğu hususunda ittifak edilmeli ki arkasından çözümü hususunda ortak bir tutum geliştirilebilsin.

Ak Parti hükümeti ve Sayın Başbakan T. Erdoğan, başörtüsü sorununun çözümü için bütün toplum kesimlerinin mutabakatını aramaktadır. Çünkü daha önce bazı konulardaki girişimleri parlamentodaki çoğunluğa ve buradan istediği tasarıyı geçirebilmesine rağmen yasalaştırabilmesi mümkün olmamıştır.

Haklı olarak toplumda bir gerilimin, gereksiz tartışma ve kamplaşmalarının olmaması için bütün kesimlerin mutabakatını beklemektedir. Ancak aranan veya beklenen bu mutabakatın gerçekleşmesi imkanı var mı?

Mutabakattan kasıt toplumun bütün kesimlerinin çözüm noktasında ittifak etmesi ise bunun imkansız olduğunu herkes biliyor. Öncelikle belli kesimlerin "başörtüsü veya türban diye bir sorun yok!" , "bu konu kapanmıştır" şeklindeki tutumları var oldukça bir mutabakatın olmasının imkanı yoktur.

Aslında bu konuda mutabakat var!

Kaldı ki kamuoyu araştırmaları türban konusunda mutabakat olarak nitelenebilecek bir tutuma sahiptir. Mesela Pollmark'ın Ocak 2005 Türkiye Gündemi Araştırması'nın verilerine göre türban konusunda toplumun tutumu ilgi çekicidir.

-Toplumun yüzde 75'i Türkiye'de türban ya da başörtüsü diye bir sorunun olduğunu düşünmektedir. Böyle bir sorunun olmadığını düşünenlerin oranı sadece yüzde 21.7 düzeyindedir.

-Partiler açısından bakıldığında Ak Partililerin yüzde 81'i, CHP'lilerin de yüzde 63'ü başörtüsü sorununun olduğunu söylemektedir. Ak Partililerin yüzde 16'sı ile CHP'lilerin yüzde 33'ü başörtüsü sorununun olmadığını belirtmektedir.

-"İsteyen kız öğrencilerin üniversitede başörtüsü ya da türban takması serbest bırakılmalı mı?" sorusuna toplumun yüzde 70'i evet, yüzde 25'i ise hayır cevabı vermiştir.

-Yine "Size göre, isteyen bayan memurların çalıştıkları kamu kurumunda başörtüsü ya da türban takması serbest bırakılmalı mı?" sorusuna toplumun yüzde 62.5'i evet, yüzde 31.6'sı ise hayır cevabı vermiştir. Bunların partisel dağılımına bakıldığında da aşağı yukarı ilk soruya verilen cevaplara yakın bir eğilimin olduğu görülmüştür. Bu soruda Ak Partililerin yüzde 80'i evet derken CHP'lilerin ise yüzde 26'sı evet demiştir.

Kamuoyunun eğilimini yansıtan bu veriler türban yahut başörtüsü konusunda toplumda belli bir mutabakatın olduğunu ortaya koymuyor mu? Bir konunun sorun olarak görülmesinde toplumun dörtte üçü, bunun çözümü noktasında da yine buna yakın bir bölümü bir noktada buluşuyorlarsa bir mutabakat olduğu açıktır.

Buna rağmen geriye kalan dörtte birin de bu konuyu sorun olarak görmesini ve çözümü noktasında toplumun çoğunluğunun tutumuna gelmesini beklemenin sağlıklı bir yöntem olmadığı belirtilmelidir. Zira hiçbir konuda toplumun tümü ittifak edemez, etmesi de mümkün değildir.

Sayın Başbakan bu konuda mutabakat ararken kimlerin tutumlarına gönderme yaptığı iyi biliniyor. Ancak temel bir insan hakkı bu kesimlerin insafına ve sorunlu demokrasi anlayışlarına bırakılabilir mi? "Türban karın doyurmaz!" basitliğiyle konuya yaklaşanlarla veya "Türban diye bir sorun yok" diyenlerle sorunun çözümü konusunda bir mutabakatın oluşmasını beklemenin siyaseten ne kadar rasyonel bir tavır olduğunu yeniden gözden geçirmek gerekiyor.



15 Şubat 2005
Salı
 
DAVUT DURSUN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED