|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Sayıyoruz: 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55... Bu nedir, hemen açıklayalım. Bedelli askerlik isteyenlerin gönderdiği e-postaların sayısı. Bir dönem suskunluktan sonra yeniden yağış başladı. Aynı talebi ihtiva eden mektupların sayısı çığ gibi artarken, öte yanda askerliğe başlamak üzere harekete geçenlerin konvoyları, caddelerde kornalar ve "En büyük asker bizim asker" bağrışmalarıyla boy gösteriyor. Bazen farklı gruplar karşılaşabiliyor. - En büyük asker bizim asker!.. Öbür taraf da aynı şekilde cevap vermekte: - En büyük asker bizim asker!.. Gruplarda bulunanlardan bazıları, kornalar eşliğinde bağırdıkları cümlenin öznesini, askere gönderdikleri arkadaşları sanıyor olmalı ki, karşı tarafın aynı sloganla karşılarına çıkmasına fena halde bozularak, daha gür sesle bağırma ihtiyacı hissediyor: - En büyük asker bizim asker!.. Hareket halindeki araçların camlarına oturup yarısı dışarı sarkanlar, konvoy halinde giderken, bazıları araçların bagajında ancak yer bulabilmiş. Bir elde bayrak, habire sallanıyor, öbüründeyse duruma göre sigara veya havaya ateş edilmek üzere çıkartılmış bir silah. Otogara gidilecek, askerler omuzlara alınacak, havalara atılıp tutulacak, vatani göreve gönderilenlen en iyi şekilde yolcu edilecek. Ne var ki arada sırada belden çıkartılıp havaya ateş açıldığında, her nasıl oluyorsa oluyor, gökyüzüne gitmesi gereken mermi, balkonlardan sokaktaki heyecanlı gösteriyi merakla takip edenlerden bazılarının vücuduna isabet ediyor. Hain mermi! Gökyüzü boşluğuna gidecekken, masum bir vatandaşın karın boşluğuna, göğsüne, başına denk geliyor. Kimi zaman koluna bacağına. Bazen bir çocuk oluyor kurban, bazen bir genç kız, bazen bir emekli. Kaza kurşunları ayrım gözetmiyor. Yaş, cinsiyet tercihi yok. Artık kime rastlarsa. Kaza kurşunu demek ne kadar doğru, onu da ayrıca düşünmeli. Belki serseri kurşun demek daha yerinde olacak. Yahut serseri kurşunu. Hesabı yapılsa, bizde bu tür merasimlerde pisi pisine can verenlerin sayısının, Japonya'da 7.5 büyüklüğündeki depremlerde ölenlerden daha fazla olduğu görülecektir.
ENDAZEYİ BİLMEYEN ŞARKICI Pop sanatçılarımızdan birisi, geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir turizm-magazin programında Tokat yöresinin ünlü "Hey Onbeşli" türküsüyle boy gösterdi. Ancak türkünün nakarat kısmındaki endazeli bölümü sürekli "Fistan aldım bendazesi 17'ye" şeklinde söyledi. Arkadaşımız Rıfat Yörük, durumdan vazife çıkararak, hiç duymayan veya yanlış söyleyenler için bu kelimenin anlamını ve doğru yazılımını vermemizi istiyor. Kıracak değiliz. Endaze, eskiden kullanılan altmış beş santimlik bir uzunluk ölçüsüdür. Ve bendaze, sendaze gibi şubeleri yoktur.
HI, BYE
Gelene hay
Bu minik dörtlüğü, turizm sektöründe hizmet veren herkese armağan ederken, "hi" ve "bye" kelimelerinin anlamlarını bilmeyenler olabileceğini düşünerek, kısaca açıklamaya çalışalım. Hi: Hay diye okunur, hello'nun kısaltılmış şeklidir, merhaba, selam, günaydın anlamlarına gelir. Bye: Bay diye okunur, hoşçakal, eyvallah, bana müsaade, tutma beni, kaçtım anlamına gelen bye bye ve goodbye'ın kısaltılmış şeklidir
BOŞ KÜMEYE ÖRNEK
Öğretmen, birinci sınıf öğrencilerine "kümeler" konusunu anlatmaktadır. Boş kümeye örnek vermek için "Sınıfımızda İngilizce konuşabilen öğrenciler" dediğinde, beş-altı çocuk el kaldırır. Öğretmen şaşırmıştır. - Siz İngilizce biliyor musunuz? - Biliyoruz. Konuşmalarını ister; çocuklardan kimisi "yes" der, kimisi "no". Yes ve no dışında başka kelime bilen yoktur. Ancak bu kelimelerin İngilizce olmadığını söylemek de imkân dışıdır. Bu durumda boş kümenin kavranması için başka bir örnek bulmak gerekmektedir. "Sınıfımızda gürültü yapan öğrenciler" dediğinde kimseden çıt çıkmaz. - Var mı? - Yok. - Demek ki sınıfımızda gürültü yapan öğrenci yok. O halde, tahtaya çizdiğim bu küme işareti, boş küme.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |