AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Sıfır tolerans

İktidar bir süredir bakanlıklardan birindeki yolsuzluk iddialarıyla uğraşırken, dün, birkaç gazetede, bir başka bakanlıkta, üçüncü bir bakanın kardeşinin de adının karıştığı yolsuzluk iddiaları yer alıyordu. Ak Parti gibi yolsuzlukla mücadele sözü vermiş bir partinin hükümetinin üçüncü yılında karşılaşılan bu manzara rahatsız edici elbette. Eğer radikal tedbirler alınmakta gecikilirse, hükümetin iç ve dış politikada karşılaşmaya başladığı zorluklarla baş etmesi çok zor olacaktır.

Erkan Mumcu'nun istifasıyla boşalan Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bu konuda titizliğiyle şöhret bulmuş Atilla Koç'un getirilmesi çok olumlu bir adım.

'Yolsuzluk' ülkemizin eski bir alışkanlığı. Siyasetin içinde yer alanların bazıları işgal ettikleri koltuğun 'halka hizmet yeri' olduğunu unutabiliyor; bazı politikacıların kendileri sakınsalar bile aile fertleri ve yakınları arasından eli uzunlar çıkabiliyor. Siyasetten beslenen ve karşılığını fazlasıyla ödemeye hazır uyanık tipler de hiç eksik olmuyor ülkemizde. İnsanın ve siyasetin doğasında 'yolsuzluğa meyil' bulunduğu düşünülerek daha en baştan kapılar sıkıca kapatılmazsa, bir süre sonra, yolsuzluk her iktidar için ciddi bir soruna dönüşebiliyor.

Ak Parti'nin muhtemel gelişmeye hazırlıklı olmadığı artık belli: "Benim memurum işini bilir" aşırılığının tam tersi bir başka yanlışlık "Benim işbaşına getirdiğim kişiler hırsızlık yapmaz" kabulüdür; Ak Parti'nin böyle bir kabulle mâlul olduğu anlaşılıyor. Her insanın içinde kötülük tohumları vardır; yasalar, ahlâkî ve dinî kurallar da o tohumların tetikleyeceği kötülükleri sınırlamak içindir. Yolsuzluk hastalığının, eğer kapı açık tutulursa, her politikacıyı yolundan saptırabileceği önceden bilinmeliydi.

Şimdi ne yapmalı?

Böyle bir sorunun Ak Parti çevrelerinde de tartışıldığına hiç kuşku yok. Bugünküne benzer ortamlarda, iktidarlar, genellikle "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için" anlayışına bürünürler. O anlayış, önce yanlışlıkların varlığını inkâr eder, sonra da 'kötü günde' de iyi günlerdeki kadar dayanışma içinde bulunulması sonucunu dayatır. Yanlış yaptığı için bir kişinin feda edilmesinin parti ve iktidarla ilgili kötü niyetlilerin amaçlarına ulaşmalarını sağlayacağı düşünülür. Bu dayanışmanın doğal sonucu, zaten yolsuzluğa bulaşmışların azması, o tür yanlışlıklardan uzak duranların ise iştahlarının kabarmasıdır. Bir süre sonra 'kim yolsuzluğa bulaşmış, kim hâlâ uzak duruyor' kolay kolay belli olmamaya başlar...

Bu tasvir ettiğimiz, yakın geçmişte de tekrarlanmış politikanın o hep bilinen bozucu etkisidir...

Herhalde Ak Parti'ye düşen farklı davranmak olmalı. Yolsuzlukların üzerine gitmenin yalnızca güvenlik güçlerinin ve yargının görevi olmadığını, iktidarların ve siyasî kadroların da çürük elmalarla hesaplaşmasının gerektiğini dosta-düşmana göstermelidir Ak Parti. Bunu yaparken de, en küçük iddiayı bile ciddiyetle değerlendirmeli, haklı olabilecek veya öyle algılanabilecek iddialarda adları geçenler, hangi özelliklere sahip olursa olsunlar, korunmayacaklarını bilmelidir.

Acaba Ak Parti bu iki yoldan hangisini tercih edecek: "Hepimiz birimiz için" tarzını benimseyip iddiaları önemsememek bu yollardan biri; diğeri ise, sonunda doğru olmadığı anlaşılacağını bildiği iddiaları bile soruşturmaya gölge düşürmeyecek biçimde ciddiye almak... İlk yolu tercih ederse Ak Parti kısa vâdeli düşünmüş olur, ikinci yol ise Ak Parti'yi siyasette kalıcı kılacaktır. Bizde politikacılar hep kısa vâdeli düşündükleri için siyasetin zemini kaygan; o kaygan zeminin ürettiği bir parti olduğu için bunu en iyi Ak Parti'yi yönetenler biliyorlar.

Tayyip Erdoğan'da vefa duygusunun olağanüstü yüksek olduğuna hiç kuşku yok; onun doğal tercihi 'dayanışma' yönünde olacaktır. Oysa, iç ve dış gelişmeleri iyi tahlil ederse, partisinin ve ülkenin çıkarlarının kendisinden daha farklı davranma beklediğini görecektir. Dışta sıkıştırılan Türkiye, içeride istikrarını korumak zorunda; bunun için de iktidarın halkın desteğini kaybetmemesi gerekiyor.


22 Şubat 2005
Salı
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED