|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
öykü 'Çatı Katı'nda
ŞEHRİBAN ALTINDAĞ
Kaya'nın öykülerindeki kişiler Marcel Proust'un "Peyami'ye Mektup" adlı öyküsüne epigraf olarak seçtiği sözlerinde işaret edilen hata ile malûl olmamasıyla dikkat çekiyor: "Asıl hata, olayları oldukları gibi, isimleri yazıldıkları gibi, insanları da, fotoğrafla psikolojinin yarattığı izlenime uygun olarak, kıpırtısızlarmış gibi tanıtmaktır." Kaya'nın anlattığı karakterlerin yaşadıkları med-cezirler ve iniş çıkışlarla söz konusu "fotoğraf" hatasına düşmediklerini rahatça söyleyebilirim. Geçmiş Nihan Kaya için "trajik" bir araç olarak karşımıza çıkıyor "Bir Ahşap Beslenme Çantası" adlı öyküde. Kaya, bu öyküde bilhassa söze dökülmeyen ayrıntılarla örülü italiklerde kurduğu öykü kahramanının trajik çatışmasını bıçak sırtında gezen bir duyarlılıkla anlatıyor. Hayatındaki bütün mahrumiyetleri "ahşap beslenme" çantasıyla özdeşleştiren öykü kahramanının anlattıkları seksenli yıllarda ilkokula gidenlerin "yarım kalmışlıklarını" anlatması bakımından ilham verici bir çalışma. Ya "Yedi Kontörlük Hayat"ta anlatılan o iflah olmaz yalnızlık ve kendini ifade edememe trajedisi için ne demeli? "Setenay" adlı öyküde ise rahmetli Barış Manço'ya gönderilen anlamlı bir selam söz konusu. Walter Benjamin'in tasvir ettiği "son bakışta aşk" Kaya'nın öykülerinde ete kemiğe bürünüyor sanki.
Gizli Özne ve Çatı Katı'nı beraberce okuyanlar görecek ki Nihan Kaya'nın yazdıkları "insandan" ve "hayattan" arındırılan edebiyatımıza neyi kaybettiğini hatırlatacak birer işarettir. 'Söylem'in insanın yerini alabileceğini zannedip edebiyatı söylene söylene ebedi sessizliğin zindanına lâyık görenlerin Kaya'nın öykülerinde nefes alıp veren hayatlarına bir kez daha bakmalarında fayda olabilir. Tabii parmağa değil işaret ettiği yere bakmayı akıl edebilecek kadar basiret sahibi olanlar için... Bilgi tel: 0 212 520 46 97
|
|
|
|
|
|
|