AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
S P O R

Boy aynası

Zaragoza maçından önce Fenerbahçe İstanbulspor ile oynadı. Yıpranmış, örselenmiş, acılar çekmiş, gücünü kaybetmiş İstanbulspor karşısında şov yaptı, goller attı, alkışlandı, takdir edildi.

Ben maçın ardısıra şunları yazmıştım: Bu maç Fenerbahçe için bir ölçü değil. Asıl ölçü Zaragoza maçıdır (Bir nevi boy aynası yani). Hele o maçı bir oynasın hem takımın, hem Daum'un gerçek yüzünü görürüz.

Ve nitekim gördük.

Daum yine o mahut taktiğini devreye sokmuş, ortada Selçuk'u yalnız bırakmış, Tuncay ve Serkan'ı çizgiye çekmişti (Gûya bunlar esasen orta saha elemanı imiş, hem ileri hem geri oynayacaklarmış vesaire, vesaire). Piyango bu defa Selçuk'a çıkmıştı. Eskiden bu yükü Aurelio çekerdi. Selçuk tabii elinden geleni yaptı ama tüm takım aksıyordu. Bilet ona kesildi.

Bu oyun sistemi, bu kurgu, bu tempo yoksunu, güven yoksunu yapı ile değil Zaragoza'yı ikinci ligden bir takımı bile yenmeniz zordur yani.

Daum şimdi "çıkmamış canda umut vardır" misali rövanşı alabileceğini söylüyor. Niçin olmasın, futbol sürprizlerle doludur. Biri de Fenerbahçe'ye rastgelebilir. Bakınız aynı senaryo Kayseri maçında da sahneye kondu. Fenerbahçe oyunun başında bayağı zorlandı. Hikmet Karaman'ın deyişi ile skor 3-0 olunca, Kayseri çözüldü ve maç halı saha maçına döndü.

Şimdi bu yedi farklı Kayseri galibiyeti takımın, yönetimin, hocanın moralini düzeltmiş midir. Sanmıyorum.

Moralin düzelmesi ancak Zaragoza'dan rövanşı alıp, turu geçerek olabilir.

Eğer Fenerbahçe İspanya'dan başı önünde dönerse ligdeki kıl payı üstünlüğüne de "elveda" diyebilir.

Aha buraya yazıyorum. BJK Rıza ile kendini buldu, takım ruhunu kazandı demiştik. Antep engelini de aşarak üçte üç yaptı. Bir-sıfır olsun bizim olsun hesabı.

Aynı hesabı Galatasaray da yapıyor. Kötü futbol iyi sonuç. Bilmem ki bu manzarayı (Yarayı mı demeliydik) Hagi ile Ergun Gürsoy'un kol kola girmesi düzeltebilecek midir. Bana göre Galatasaray halen "bıçak sırtında" gitmektedir.

Buna mukabil Trabzon çok zor bir maçı aldı. Gençlerbirliği ile didişip durdu. Ortada futbol falan yoktu. Ziya Hoca "bir an uyuduk, mağlup olduk, uyumayacaksın" dedi. Haklı. Bu maçta o kadar çok top kaybı oldu ki insan şaşırıyor. Gençler belki yüz korner attı, bir teki tehlike yaratmadı. Süper ligde artık hiçbir takımda organize ataklar ile atılan bir gol göremiyoruz. Her şey tesadüflere, karambollere kalmış. Ancak o zaman gol oluyor. Yine de bence zirveye giden yolda en emin yürüyen takım Trabzon. Şampiyonluğu belki de derbi maçları belirleyecek. Orada Fener'in avantajı var. Maçlar onun sahasında oynanacak. Biz şimdi ligi bir yana koyalım şu Zaragoza maçına bakalım. Olmaz olmaz demeyin bazen olur.


22 Şubat 2005
Salı
 
MUSTAFA KUTLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED