|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Gördüğümüz lüzum üzerine, "Amerika'yı Sevenler Derneği" kurmaya karar verdik. Maksadımız, hızla yayılan Amerikan karşıtlığını önce ülkemizde, sonra bölgemizde ve nihayet dünyada azaltmak, en düşük seviyeye indirmek ve mümkünse tamamen bitirmek. Böylece dünya barışına katkıda bulunacağımıza inanıyoruz. Daha çok yere demokrasi ve özgürlük götürülebileceğini düşünüyoruz. Gerekirse, dünyanın geri kalmış, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerine götürülecek demokrasi ve özgürlüklerin paketlenmesi biriminde görev alacağız. Derneğimizin merkezi İstanbul olacak. Diğer illerde hızla şubeler açarak genişleyeceğiz. Yeni Şafak yazar kadrosu, yöneticileri, teknik personeli, yazı işleri ekibi, matbaa çalışanları, aşçısı, çaycısı, güvenlikçisi, kısaca bu çatı altında kim varsa herkes Amerika'yı Sevenler Derneği'nin merkezinde yer alacak ve aktif, interaktif hatta postaktif olarak çeşitli roller üstlenecek. Dernek bünyesinde çeşitli kurs ve seminerler düzenlemeyi planlıyoruz. İşte bazıları: - Amerika nasıl sevilir?
Pollok gibi yazarların ülkemizi yanlış anlamalarını ve "Avrupa'nın hasta adamı" gibi makaleler yazmalarını önlemek için konferans, panel, açık oturum, kapalı oturum ve kongreler organize edilecek, geziler düzenlenecek. Kitaplar ve dergiler hazırlanacak, televizyon ve radyo programları yapılacak. Afişler basılarak duvarlar ve duraklar donatılacak, "Severim kır atı bir de Amerika'yı" gibisinden pankartlar asılacak. Amerika'yı sevme yarışmaları düzenlenecek. Ders kitaplarının ilk sayfalarına (Atatürk'ten sonraki yaprağa) Başbakan Erdoğan ile ABD Başkanı Buş'un yanyana resimlerinin konulması hususunda MEB'e tavsiyede bulunulacak. Türk'üm doğruyum'un münasip bir yerine "Amerika'yı severim" ibaresi yerleştirilecek. "Amerika'nın dostu dostumuz, düşmanı düşmanımızdır" türü sloganların gazetelerin başlıkları altına yerleştirilmesi için bütün gazete yönetimleri ikna edilecek. Stratejik ortaklığımızın gelişmesi için ilerideki şartlara göre yeni yeni, pırıl pırıl, sıfır kilometre stratejiler ortaya konulacak. Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlendirilmesi, ticaret hacminin artırılması için -denge mühim değil- elden gelen gayretin tamamı sarfedilecek, ihtiyaç duyulursa yedek gayret tedarik edilecek. Derneğimiz şayet çalışmalarında başarılı olur ve hedeflerine ulaşırsa, ilerleyen zaman içinde (dışında olması zaten mümkün değil) vakıf kimliğine dönüşecek ve gerek görülürse, bünyesinden bir siyasi parti oluşumu için doğru bildiği yolda hızla ilerleyecek; çalışacak, çalışacak, çalışacak. Amerika'ya olan sevgimizin ileri seviyelere yükselmesi amacıyla, doğan çocuklara erkekse Buş, kızsa Amerika ismi verilmesi için anne-babalara tavsiyelerde bulunulacak. Hükümete düzenli şekilde raporlar sunulacak. Amerikan futbolunun yaygınlaşması için her türlü tedbir alınacak, imkan sağlanacak. Kâbe'ye gidecek hacı adaylarımızın önce ABD'ye uçmaları, Beyaz Saray etrafında iki tur attıktan sonra yollarına devam etmeleri için Diyanet'ten "uygundur" şeklinde bir fetva istenecek. Şayet bu mümkün olmazsa, en azından "sakıncası yoktur"a razı olunacak. Namaz saatleriyle imsak ve iftar vakitlerinin yerel saate göre değil, ABD saatine göre ayarlanması için de Diyanet'e başvurulacak. Kurban derileri Türk Hava Kurumu yerine ABD'ye gönderilecek. Derneğimizin her ferdi, Amerikan karşıtlığının para etmediğini, moda olmaktan çıktığını her fırsatta vurgulayacak. Anti Amerikan gösteriler engellenecek. Her nerede olursa olsun Amerika aleyhinde yazan ve konuşanlar ikna odalarına alınarak, fikir değiştirene kadar orada tutulacak. Her şehrimiz kendisine ABD'de bir kardeş şehir seçecek. Her kasaba da bir kardeş kasaba. Ailelerin de birer kardeş aile seçmesi için çalışmalar genişletilecek. Karşılıklı uçak ve gemi seferleri artırılacak. İşyerleri ve evlerde duvarlara asmak için, üzerinde "Bugün ABD için ne yaptın?" yazısı bulunan şık ürünler dağıtılacak. Bernard Şov ne demiş? "Birisini tenkit etmek istersek, en münasip yer aynamızın karşısıdır." Amerika'yı yeterince sevmiyorsak, ilişkilerde bir problem hissediliyorsa, kusuru önce kendimizde arayalım. Derneğimizin merkezi, gazete binamızın girişindeki salon olacak; her masada çifte bayrak ve "Sevdim mi tam severim" flaması bulundurulacak. Başkanlık ve yönetim kurulunda dönüşümlü görev alınacak. Dernek faaliyetlerinin denetimi, ABD büyükelçiliği veya konsolosluğuna açık olacak. Bütün bunlardan sonra halkımızda yine Amerikan karşıtlığı devam ederse ne yapılacak, işte orası biraz karışık. En iyisi buradaki Amerikan karşıtlarını oraya gönderir, Amerika'daki Türkiye karşıtlarını da burada yaşamaya zorunlu tutabiliriz. Benim aklıma gelenler şimdilik bu kadar.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |