AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Teşvik tartışmaları (1)

Son günlerin ekonomi gündeminin ilk sırasına teşvik tartışması oturdu. Hatırlayacaksınız, hükümetin 2004 yılı başında çıkardığı 5084 sayılı kanun ile milli geliri 1.500 ABD Doları'nın altında kalan illere yatırım ve istihdam teşvikleri verilmeye başlanmıştı. Daha o zaman tartışmalara yol açan bu kanunu hükümet büyük bir hararetle savunmuş, IMF'in olmazlarına rağmen çıkarmıştı.

Kanun kapsamına giren 36 ilde yeni istihdam yaratan işletmeler, çalışanlarının gelir vergisi ödemelerinden % 80 ile % 100 oranında muaf tutulmuş, aynı şekilde bu çalışanların sigorta primlerinin işverene düşen hissesi de aynı oranlarda kaldırılmıştı. Yine teşvik kapsamında söz konusu illerde kimi şartları haiz yeni yatırımlara bedelsiz arsa tahsisi uygulaması getirilmiş, bu bölgelere yatırım yapacak belli sektörlere de % 20'den başlayan enerji desteği sağlanmıştı. Bu teşviklerin beş yıl boyunca da devamı öngörülüyordu.

Kanun çıktığı anda rahatsızlıklar başladı. Her şeyden önce 1.500 dolar sınırının neye göre belirlenmiş olduğu sorusu, teşvik kapsamı dışında kalan bölgelerde tepkilere sebep oldu. Teşvik kanununda ilk değişiklik talebi bu yönde geldi. Konulan sınırın anlamsız ve yetersiz olduğu gerekçesiyle önce söz konusu sınırın 2.146 dolar seviyesine çıkarılması talep edildi. 2.146 doların gerekçesi, bu sınırın Türkiye ortalaması olduğu şeklinde idi. Böylece teşvik, ortalamanın altıda kalan tüm illeri kapsayacak, 25 il daha bu sürece sokulacaktı.

Bu tasarı plan ve bütçe komisyonuna takıldı. Aradan zaman geçti, yine CHP'li milletvekillerinin imzasıyla teşvik kanununda değişiklik bir daha teklif edildi. Gerekçe aynıydı. Ancak bu sefer değişiklik talep edenler daha iyi çalışmış, bir ilin geri kalmışlığının tek ölçüsünün, ürettiği katma değerin azlığı olmaması gerektiğini öne sürmüşlerdi. Mesela, belli bir ilde büyük bir devlet teşekkülünün olması bu ilin katma değerini arttırsa bile, bu fazlalığın il geneline eşit dağılmayacağını dile getirmişlerdi. Zonguldak örneğinin verildiği teklifte, Erdemir sayesinde ilin milli gelirinin 1.500 doların üzerinde olduğu, ancak en fazla kayıtlı işsizin de, teşvik alan Düzce ve Bartın ile sınırı bulunan bu ilde olduğu ifade ediliyordu. Özellikle il sınırları içindeki KİT'lere bağımlı yaşayan bölgelerin de dışarıdan yatırım alma ihtiyacını dile getiren bu teklif de komisyona takıldı.

Aralık ayında komisyona sunulan bir başka teklif ise, aynı il içinde bölgesel farklılıkların olduğunu, özellikle altyapısı büyük ölçüde tamamlanmış olduğu halde üretime geçme oranı düşük kalan organize sanayi sitelerinin, ilin teşvik kapsamı dâhilinde olmamasından dolayı yeterli yatırım alamadığını ifade ediyor ve teşvik kapsamına sadece 1.500 doların altında kalan illerin geneli değil, iline bakılmaksızın bu tür sanayi bölgelerinin de dâhil edilmesi gerektiğini vurguluyordu.

Kanunun kapsamının değişmesini talep eden teklifler bununla bitmiyor. Ocak ayında talep edilen bir başka değişiklik de, muafiyet sürelerinin uzatılmasını, teşvik kapsama sınırının yükseltilmesini, sigorta prim muafiyetinin eski yatırımları kapsayacak şekilde genişletilmesini ve teşvik oranlarının arttırılmasını istiyordu.

Bu teklifleri komisyona getirenler genelde muhalefet partisi milletvekilleri olsa da, aslında iktidar partisi içinden de uzunca bir süredir benzer talepler gelmekteydi. Sivil toplum kuruluşları da teşvik kapsamının genişletilmesi konusunda hükümeti yakın markaja almışlardı.

Bilindiği gibi, 5084 sayılı kanunda değişiklik talep eden bir teklif, Recep Tayip Erdoğan imzalı olarak bu ayın başında ilgili komisyonlara iletildi. Böylece bir yıldır kulislerde yaşanan tartışma da yeniden medyaya yansımış oldu.

Söz konusu teklif, aslında 5084 sayılı kanuna gelen bütün eleştirileri dikkate alıyor. Teşvikin kapsama sınırı hesaplanırken, milli gelir ölçüsü rafa kaldırılıyor ve 2003 yılında DPT tarafından gerçekleştirilen sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksi devreye sokuluyor. Böylece kapsam dâhiline 13 yeni il eklenmekle kalmıyor, sınır tartışmasına da anlamlı bir açıklama getiriliyor. Yine bu teklifle sadece yeni yatırımlar değil, önceden başlamış yatırımlara da belli ölçüde gelir vergisi ve sigorta primi muafiyeti getiriliyor.

Tabii olarak bu gelişme, bir yıldan beridir bu hususta baskı yapanları sevindirse de, zaten 5084'ü bile hazmedememiş olan IMF'i iyice telaşlandırdı. Teşvik olayının medyaya yansıması da bu yüzden.

Teşvik konusunda yaşananların bir özetini böylece vermiş olduk. Yarın teşvik olayını iktisadi mantık açısından değerlendirmeye çalışacağız.


22 Şubat 2005
Salı
 
MELİKŞAH UTKU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED